Skip to content Skip to navigation

Hastalıkların Tedavisinde Virüslerden Yararlanabilir miyiz?

Ayşenur Okatan
22/07/2020 - 15:13

Virüsler çoğalmak ve yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için canlı bir hücreye ihtiyaç duyan, genellikle hastalık yapıcı patojenlerdir. Fakat bazı virüsler hastalıkların tedavisinde de kullanılabiliyor. Bu virüsler “bakteriyofaj” olarak adlandırılıyor. 

Bakteriyofajlar, çoğalmak ve yaşamsal faaliyetlerini sürdürmek için bakterileri kullanır. Kısaca “faj” olarak da bilinen bakteriyofajlar sadece bakterileri enfekte eder. Bu virüsler yaşamsal faaliyetlerini yalnızca 20-30 dakika devam ettirebilir. Çıplak gözle görülemeyen fajların uzunlukları 24-200 nanometre (metrenin milyarda biri) arasında değişir. Fajlar toprak, tatlı su, tuzlu su, hayvan ve insan bağırsağı gibi bakterilerin yaşadıkları ortamlarda bulunur. Bazı fajlar bakterileri enfekte ettiklerinde bakteriler ölür. Bu sayede doğadaki bakteri oranı dengede kalır.

Fajlar sadece bakterileri enfekte eder.

Fajlar da diğer virüsler gibi kalıtım materyali olarak DNA veya RNA’ya sahiptir. Farklı şekillerde olabilirler fakat en bilinenleri T4 fajlarıdır. T4 fajları DNA’larını “ikosahedron” adı verilen geometrik şekilli başlarında taşır.

İkosahedron, 20 eşkenar üçgenden ve 30 köşeden oluşan çok yüzlü geometrik bir şekildir.

T4 fajlarında başın yanı sıra başın bağlı olduğu yaka, kalıtım materyalinin bakteriye enjekte edilirken geçtiği boru şeklinde gövde, gövdenin bağlandığı taban, tabana bağlı iplik şeklinde protein kuyruk lifleri ve sivri uçlu proteinler de bulunur.

Fajlar Bakteriyi Nasıl Enfekte Eder?

Fajlar proteinden oluşan kuyruk lifleriyle bakterilerin hücre zarında bulunan protein ve karbonhidrat gibi moleküllere ya da bazı bakterilerde bulunan “pili” isimli tüysü yapılara tutunabilir. Bu yüzden bu moleküllere “faj almaçları” denir. Bakteriye bağlanan faj kasılarak kalıtım materyalinin gövdeden bakteriye aktarılmasını sağlar. Kalıtım materyali aktarılan virüs, bakterinin ribozomlarını (protein üreten organel) kullanarak kopyalarını oluşturur. Bakteri içinde çoğalan virüsler bakterinin hücre duvarını ve zarını enzimle parçalayarak hücre dışına çıkar. Bakteri ise ölür. Bazı fajlar ise kalıtım materyalini bakterinin genetik materyaline enjekte ederek nesiller boyunca taşınmasını sağlar. Bakteri ise yaşamaya devam eder.

Bakteriyofajlar sadece bakterileri enfekte ettikleri için geçmişten bu yana bakterilerin sebep olduğu bazı hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Bu yönteme faj tedavisi deniyor. 1900’lü yıllarda başlayan faj tedavisi 20. yüzyılın ortalarına doğru antibiyotiğin özellikle de penisilinin keşfedilmesiyle yerini antibiyotiklere bıraktı. Fakat gittikçe artan antibiyotik kullanımı hastalık yapıcı bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesine neden oldu. Bu yüzden günümüzde faj tedavisi araştırmaları yeniden hız kazandı. 

Kaynaklar:

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Amannisa kelebekleri, alaca kelebekler ailesine ait bir kelebek cinsidir. Ayakları fırçaya benzediği için fırça ayaklılar olarak da bilinirler. Türkiye’de farklı türlerde amannisa kelebeği görülür.

Biyoloji

Bir grup araştırmacı yeryüzünün en sıcak ortamlarında bile hayatta kalmayı başarabilen bir böcek türünden ilham alarak bir soğutucu yüzey kaplaması geliştirdi.

Biyoloji

Biyomühendislik alanındaki çalışmalarından dolayı 2019 TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız ile manyetik levitasyon teknolojisi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Hidrojen gazı (H2) günümüzde alternatif bir enerji kaynağı olarak görülüyor. Hâlihazırda hidrojen gazıyla çalışan taşıtlar var. 

Biyoloji

Bir grup araştırmacı, virüslerin üzerine tutunamadığı bir tür kumaş geliştirdi. Üstelik kumaş tekrar tekrar yıkanıp kullanılabiliyor. Dr. Anthony J. Galante ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale ACS Applied Materials & Interfaces’te yayımlandı.

Biyoloji

Kaşalot olarak da bilinen ispermeçet balinası (Physeter macrocephalus) Türkiye’de görülen dört balina türünden biri.

Biyoloji

Doğadaki her canlının kendine özgü yetenekleri vardır. Canlılar bu yeteneklerini kullanarak bulundukları ortamdaki yaşam koşullarına uyum sağlar.

Biyoloji

Hint Okyanusu’nun derinlerinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı tarafından keşfedilen yaklaşık 45 metre uzunluğundaki bir sifonofor bugüne kadar gözlemlenmiş en uzun hayvan olarak kayıtlara geçti.

Biyoloji

Carneige Melon Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı PATRICK adını verdikleri bir yumuşak robot geliştirdi.

Biyoloji

Bakteriler de virüsler de çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Peki sadece mikroskop yardımıyla görüntülenebilen bakterilerle virüsleri birbirinden ayıran özellikler nelerdir?