Skip to content Skip to navigation

2001 Yılında Antarktika’da

Dr. Bülent Gözceloğlu
29/06/2016 - 10:00

Dergimizde, Antarktika’da çalışmalar yapan Türk araştırmacılara yer veriyoruz. İlk konuğumuz 2001 yılında Beyaz Kıta’da araştırma yapan Dr. Sinan Hüsrevoğlu.

TÜBİTAK Bilim Genç: Kendinizi tanıtır mısınız?

Dr. Sinan Hüsrevoğlu: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü’nde Fiziksel Oşinografi programında yüksek lisansımı, ABD’deki Old Dominion Üniversitesi’nde ise doktoramı tamamladım. Şu anda Katar Üniversitesi Çevre Bilimleri Merkezi’nde araştırmacı öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Daha önce İrlanda Deniz Enstitüsü, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Çevre Enstitüsü’nde çalıştım. Fiziksel oşinografi, deniz gözlem ve izleme, sayısal modelleme (deniz, ekosistem, iklim), yüksek başarımlı hesaplama gibi alanlarda araştırmalar yapıyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Antarktika’ya ne zaman ve nasıl gittiniz?

Dr. Sinan Hüsrevoğlu: 24 Temmuz - 31 Ağustos 2001 tarihleri arasında buzkıran araştırma gemisi RVIB Nathaniel B. Palmer ile US Southern Ocean GLOBEC Projesi kapsamında Antarktika Yarımadası’nın batı kısmında gerçekleştirilen NBP01-03 kodlu araştırma seferine katıldım. Seferi, Şili’nin liman kenti Punta Arenas’tan çıkıp tekrar aynı şehre dönerek tamamladık. Bu süreçte bilimsel çalışmalarımı deniz üzerindeyken gerçekleştirdim, karada herhangi bir çalışma yapmadım.

TÜBİTAK Bilim Genç: Peki, Antarktika’da hangi araştırmaları/gözlemleri yaptınız?

Dr. Sinan Hüsrevoğlu: Antarktika araştırma seferinde hidrografik veri toplama ekibinde yer aldım. Ancak ana çalışma konum bu değildi. Doktora çalışmamı “Antarktika Ross Denizi’nde Mevsimsel Deniz Buzu Döngüsünün Sayısal Modellemesi” üzerine yapmıştım.

TÜBİTAK Bilim Genç: Antarktika çalışmalarına nasıl katıldınız?

Dr. Sinan Hüsrevoğlu: Doktora yaptığım bölümde Antarktika ile ilgili hâlihazırda devam eden çalışmalar vardı. Hem gözlemsel oşinografi hem de sayısal modelleme açısından bu zorlu ortamın dinamikleri üzerine araştırma yapmak bilimsel açıdan büyük bir şanstı. Ben de devam eden çalışmalara katılarak bu şansı değerlendirdim.

TÜBİTAK Bilim Genç: Ülkemize döndükten sonra Antarktika konusundaki çalışmalarınızı sürdürdünüz mü? Sizce bu konuda neler yapılmalı?

Dr. Sinan Hüsrevoğlu: Türkiye’ye döndükten sonra Antarktika konusunda bilimsel bir çalışma yapmadım, ancak şu anda Türkiye’de yürütülen Antarktika çalışmaları inisiyatifinin başlangıcında yer aldım ve Katar’a taşınana kadar inisiyatifin çalışmalarına katkı sağlamaya çalıştım. İnisiyatif hayli yol aldı, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde bir merkez kuruldu ve araştırma seferi tamamlandı. Bu gelişmeleri çok olumlu görüyorum. Antarktika çalışmalarının finansal yükü hayli fazla. Ancak uluslararası bilimsel birikime katkı ve görünürlük açısından yüksek katma değere sahip. Bu yüzden, bu çalışmaların sürdürülebilir olması için sürekli bir kamu desteğine ihtiyaç var. Hem Türkiye’de hem de uluslararası iş birliği çerçevesinde oluşturulacak ekipler tarafından Antarktika’da oşinografik, atmosferik, biyosferik ve karasal çalışmalara devam edilmesi, bu konuda yüksek lisans-doktora tezlerinin desteklenmesi ve bilimsel kapasitenin (araştırma ve uzman personel) artırılması gerektiğini düşünüyorum.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Yakın zamanlara B. Z. Houlton, S. L. Morford ve R. A. Dahlgren tarafından Science’ta yayımlanan bir çalışma, topraktaki azotun yaklaşık dörtte birinin kaynağının kayalar olabileceğine işaret ediyor. Elde edilen sonuçlar azot döngüsünü anlamanın yanı sıra iklim modelleri açısından da önemli olabilir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Büyük Yeşil Duvar, Afrika’nın bir ucundan diğerine uzanarak çölün güneye doğru ilerleyişini durduracak geniş bir ağaç hattı oluşturma projesidir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde mayıs ayında objektiflerinizi yaşadığınız bölgeye özgü bitki türlerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #EndemikBitkiler etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Geri dönüştürülebilir malzemelerin, örneğin alüminyumun, camın ya da plastiğin geri dönüşümünün hem çevre kirliliği hem de ham madde kaynaklarının azalması sorununa çözüm olabileceği düşünülüyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yemyeşil ağaçlar, berrak bir dere, dere kenarında su içen ve dinlenen ceylanlar, her yeri kaplayan rengârenk çiçekler… Bu tasvir, hemen hemen hepimizin her gün gördüğü manzaraya değil bilgisayar ekranlarımızı süsleyen ekran koruyuculardan birine ait. Çünkü artık doğa şehrin çok ötesinde kaldı.

Ekoloji / Çevre Bilim

Plastik denildiğinde aklınıza ne geliyor? Alışveriş poşetleri, su şişeleri, oyuncaklar... Ancak hayatımızın neredeyse her alanında kullandığımız bu malzemeler çoğunlukla doğada kendiliğinden yok olmuyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yazımızın ilk bölümünde hayvanlardaki kolektif davranışlarla ilgili genel bilgiler vermiştik. Bu bölümde ise konu hakkındaki güncel araştırmalardan bahsedeceğiz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde haziran ayında objektiflerinizi çevrenizdeki doğal oluşumlara odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #DoğalOluşumlar etiketini eklemeyi unutmayın.

Ekoloji / Çevre Bilim

Günümüzde dünyadaki enerji ihtiyacı çoğunlukla fosil yakıtlardan (örneğin petrol, kömür, doğal gaz) karşılanıyor. Fosil yakıt kaynakları sınırlıdır ve oluşmaları milyonlarca yıl sürer. Bu nedenle fosil yakıtlar yenilenebilir enerji kaynağı olarak kabul edilmez.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan mikroalglerin gelecekte fosil yakıtların yerini alabileceği düşünülüyor. Mikroalgler aynı zamanda endüstri, ilaç ve tarım alanlarında kullanılan kimyasal maddeleri üretebilen önemli bir kaynak olabilir.