Skip to content Skip to navigation

Anadolu Leoparının Soyu Nasıl Tükendi?

Dr. Bülent Gözcelioğlu
25/09/2014 - 15:42

Anadolu leoparının soyunun nasıl tükendiği konusunda bir şey söylemek zor. Ancak eldeki bilimsel verilere göre bu hayvan en son 1974’te, Beypazarı civarında avcılar tarafından vurularak öldürülmüş. Bu, büyük olasılıkla son birey değildi. Ancak, o bireyden sonra bilimsel olarak Anadolu leoparına ait herhangi bir kayda rastlanmadı.

Bilim meraklıları, doğa fotoğrafçıları ve bilim insanları 1974’te vurulmasından sonra gündemden düşmeyen Anadolu leoparının hâlâ yaşadığını düşünüyordu. Anadolu leoparını görüntülemek için fotokapanlar kuruluyor, bazı izler keşfediliyor ancak kesin bir sonuç çıkmıyordu. 2010 yılında Siirt Gabar Dağı’nda bir leopar vurulmuş ve postu sergilenmişti. 5 Temmuz 2013’te Anadolu leoparının Karadeniz’de fotokapanla fotoğrafının çekildiği haberi geldi. Son olarak Kasım 2013’te Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı Solmaz köyü kırsalında çobanlar tarafından bir leopar vuruldu. Üstelik leopar çok da sağlıklı görünüyordu. Doku analizi sonucunda, vurulan leoparın İran’da yaşayan bir alt tür olduğu TÜBİTAK MAM tarafından açıklandı. Bu, ülkemizdeki leoparın/leoparların önemini azaltmamalı. Aksine ülkemizde yeniden bir leopara rastlanması ülkemiz yaban hayatı için umut verici bir gelişme. Kafalardaki soru işaretleriyse kaybolmadı: Acaba tek bir birey miydi? Yoksa Anadolu’da bir popülasyon oluşturmuşlar, yaşamlarına devam etmeye mi çalışıyorlardı?

Bize düşen Anadolu leoparının soyu tehlike altında olan diğer canlılarla birlikte tanıtılmasına yardımcı olmak ve bu canlılarla karşılaşıldığında ne yapılması gerektiğinin bilinmesini sağlamak.

Anadolu leoparına (Panthera pardus tulliana) Anadolu parsı ya da Anadolu panteri de deniyor. Canlı ve parlak renge sahip postları kırmızımsı sarı ve siyah benekli. Tekdüze siyah olanlarına da rastlanıyor. Beneklerinin ortası ise boş. Ancak ayaklarındaki, kuyruklarının sonundaki ve yüzlerindeki beneklerin içleri dolu. Boyları 1,5 metre, kuyrukları da 1 metre kadar olabiliyor. Omuzlarının yerden yüksekliği 45-62 cm civarında. Leoparın İran’da yaşayan alt türünün (Panthera pardus saxicolor) kışı geçirmek için zaman zaman ülkemize girdiği de tahmin ediliyor.

Anadolu leoparı gece aktif olan bir hayvan ve ülkemizde insanla karşılaşmaması gerektiğini çok iyi biliyor. Bölgede şimdiye kadar, evcil hayvanlara da dâhil, herhangi bir saldırı kaydının olmaması bunun göstergesi. Gündüz leoparla karşılaşmak ya da onu görmek ise çok olağan dışı bir durum.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Türkiye doğasında zehirli ve zehirsiz birçok büyük mantar türü bulunuyor. Mantarların zehirli olup olmadığını anlamak ise hiç kolay değil. Çünkü aynı ortamda yaşayabilen mantarlar şekillerine, renklerine ve kokularına göre kolayca ayırt edilemezler.

Biyoloji

Hücrelerimizde genetik bilgiyi taşıyan molekül olan DNA’nın keşfinden bu zamana kadar hayli yol alındı. Bu yıl 66.’sı kutlanan 25 Nisan DNA Günü’nde, 1860’lardan bugüne kadar genler üzerinde yapılan araştırmalara ve bu alanda yürütülen büyük projelere göz atmaya ne dersiniz? 

Biyoloji

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı, 2014’ten beri yürüttüğü ve 40.000’den fazla öğrenciye ulaştığı TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ni tüm Türkiye’ye ulaştırmak için bir portal hazırladı.

Biyoloji

Kemiriciler takımında yer alan su kemesi (Arvicola terrestris), Avrupa’dan Batı Sibirya ve Güneybatı Asya’ya kadar geniş bir bölgede yaşar. Ülkemizde de birçok bölgede görülür. Su kemesi yarı sucul yani su kenarında yaşayan fakat suya doğrudan bağımlı olmayan bir kemirici türüdür. 

Biyoloji

Atmacagiller ailesinin bir üyesi olan şah kartal dünyada Kıbrıs da dâhil olmak üzere Güney Avrupa’dan Güney Rusya’ya kadar geniş bir alanda yaşar. Türkiye’de ise özellikle İç Anadolu ve Ege taraflarında görülür.

Biyoloji

Chicago Illinois Üniversitesi’nden iki araştırmacı artan karbondioksit miktarını azaltmak için yapay yaprakların doğal ortamda da fotosentez yapabilmesi sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. 

Biyoloji

Bir besin zincirinin halkalarını farklı canlı grupları oluşturur. Zincirin ilk halkasında her zaman kendi besinlerini kendileri üreten canlılar vardır. Bitkilerin fotosentez adını verdiğimiz bir olayla besin ürettiğini biliyoruz. Peki, fotosentez için bitkiler neye ihtiyaç duyar? Fotosentez sonucunda hangi ürünler oluşur? “Fotosentez ve Gazların Dansı” adlı etkinliğimizde bu soruların cevaplarını bulmaya çalışacağız.

Biyoloji

Finlandiya’daki Aalto Ünivesitesi’nden Dr. Matilda Backholm ve Almanya’daki Max Plank Enstitüsü’nden Dr. Oliver Baumchen, canlı hücrelerin ve mikroorganizmaların uyguladığı kuvvetleri ölçmek için bir yöntem geliştirdi. 

Biyoloji

Yediğimiz birçok meyvenin çekirdeği içindedir. Peki öyleyse çileği ikiye böldüğümüzde ortaya çıkması gereken çekirdek nerede?

Biyoloji

Washington Üniversitesi’nden araştırmacılar havadaki kloroformu ve benzeni uzaklaştırabilen, genetiği değiştirilmiş bir ev bitkisi üretti.