Skip to content Skip to navigation

Araştırmacılar Yıldızların Merkezlerindeki Sıcaklıkları Ölçmeyi Başardı

Bilge Gölge
28/01/2015 - 13:57

Belçika’daki Université Libre de Bruxelles ve Fransa’daki Montpellier üniversitelerinde çalışan araştırmacılar, ilk kez yıldızların merkezlerindeki sıcaklıkları ölçmeyi başardı. Dr. P. Neyskens ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.

1926 yılında astrofizikçi Sir Arthur Eddington The Internal Constitution of the Stars (Yıldızların İç Yapısı) eserinde, “Güneş’in ve yıldızların iç katmanları ile ilgili bilimsel araştırmalar, evrenin diğer bölgeleri ile ilgili araştırmalara göre çok daha zordur. Hangi teçhizat bir yıldızın dış katmanlarını geçip içindeki şartları test edebilir?” demişti. Ancak yaklaşık 90 yıl sonra, altı kişiden oluşan bir uluslararası araştırma grubu çeşitli yıldızların merkezlerindeki sıcaklıkları ölçmeyi ve bu yıldızların yaşlarını tahmin etmeyi başardı.

La Palma’daki (Kanarya Adaları) KULeuven Mercator Teleskobu ile yapılan çalışmalar sırasında 99Tc ve 93Nb izotoplarından yararlanılmış. Yıldızların dış katmanlarında bol miktarda bulunan bu izotoplar, hem termometre hem de saat gibi davranıyor. Araştırma KULeuven, ULB ve Belçika Kraliyet Gözlemevi işbirliği ile gerçekleştirilmiş.

Yıldızların iç katmanları o kadar sıcaktır ki, bu bölgelerde çekirdek tepkimeleri sonucunda demirden bile daha ağır elementler oluşur. Bu ağır elementler yıldızların ömürlerinin sonunda yıldızlararası uzaya dağılır. Dünya’daki ağır elementler de bu şekilde oluşmuştur.

Kaynak:

1

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Uzayda görev yapan yer gözlem uydularımızla iletişim kurmak amacıyla gerçekleştirilen Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi’nin önemli bir aşaması olan, 7,3 metre çapındaki reflektör antenin üretimi geçtiğimiz yıl aralık ayında tamamlandı.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Uzay ve Havacılık Dairesi’nin (NASA) Mars’ın yüzeyinde yaklaşık on beş yıldır araştırmalar yapan Opportunity keşif aracının görevi sonlandı. 

Gökbilim ve Uzay

2019 TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 8 Mart’a kadar devam edecek.

Gökbilim ve Uzay

Ay’ın görünmeyen yüzüne inen ilk uzay aracıolan Chang’e-4 Ay’ın görünmeyen yüzünün bugüne kadar kaydedilen yüksek uzaysal çözünürlüklü ve en güncel görüntülerini Dünya’ya gönderiyor.

Gökbilim ve Uzay

2021’de uzaya fırlatılması planlanan James Webb Uzay Teleskobu, Büyük Patlama’dan Güneş Sistemi’nin oluşumuna kadar daha birçok konuda önemli bilgiler sağlayabilir.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup araştırmacı, uydu verilerini kullanarak nehir havzalarındaki su seviyelerinin değişimini tahmin etmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Konu ile ilgili bir makale Dr. Eva Boergens ve arkadaşları tarafından Journal of Hydrology’de yayımlandı.