Skip to content Skip to navigation

Avustralya’nın Yanardağ Patlamaları ve İlk Toplu Yok Oluş

Dr. Özlem Kılıç Ekici
22/09/2014 - 13:55

Paleozoik Zaman günümüzden yaklaşık olarak 545 milyon yıl önce başlayıp 251 milyon yıl öncesine kadar uzanan bir zaman dilimini kapsar ve altı dönemde incelenir (Kambriyen, Ordovisyen, Silüriyen, Devoniyen, Karbonifer ve Permiyen). Bu zaman diliminde tek hücrelilikten çok hücreliliğe geçişin başladığı, okyanuslardaki canlı türlerinde olağanüstü bir çeşitlilik ve yayılmanın olduğu biliniyor. Zamanın sonlarına doğru kıtalar tekrar bir araya gelir, iklim kuraklaşıp karasallaşır, ilk bitkiler ve hayvanlar karasal yaşama hızla uyum sağlar. Sürüngenler oldukça çeşitlenir, memelilerin ve dinozorların ataları olan gruplar ortaya çıkar. Derken Permiyen dönemi sonunda, bir gökcisminin yeryüzüne çarpmasıyla, Paleozoik canlılarının büyük çoğunluğu yok olup gider.

Curtin Üniversitesi yerbilimcileri, Avustralya’nın yanardağlarında 510 milyon yıl önce, Palezoik Zaman’ın ilk dönemi olan Kambriyen döneminde meydana gelen büyük volkanik patlamalar neticesinde küresel iklim koşullarının dramatik bir şekilde etkilendiğini ve yaşam tarihindeki, bilinen ilk toplu yok oluşun gerçekleştiğini gösterdi. Araştırmanın sonuçları Geology dergisinde yayımlandı.

Bu tür çalışmalarda araştırmacılar inceleme alanındaki organik maddelerin yaşını belirlemek için karbon-14 yöntemiyle tarihleme yapar. Karbon atomu doğada üç farklı izotop halinde bulunur. Bunlardan karbon-12 (12C) izotopu doğada %98,93 oranında, karbon-13 (13C) %1,07 oranında, karbon-14 (14C, radyoaktiftir) ise sadece %0,0000000001 oranında bulunur. Yarılanma süresi (bir radyoaktif izotopun miktarının yarıya inmesi için gereken zaman) 5730 yıl olan 14C izotopu yerbilimi ve biyolojide, karbon yaş tespiti analizlerinde sıklıkla kullanılır. Araştırmacılar bahsi geçen radyoaktif tarihleme ve yaş belirleme yöntemlerini kullanarak Avustralya kıtasının lavlarla kaplı 2 milyon km2’lik Kalkarindji bölgesindeki volkanik püskürmelerin yaşını belirledi. Volkanik bölgenin, Kambriyen dönemiyle aynı zamanda oluştuğu ve yine bu zaman diliminde yani 510-511 milyon yıl önce, karmaşık çok hücreli yaşamın yok olduğu açığa çıktı.

Bu süreçteki canlı türlerinin %50’sinden fazlasının yok olmasının iklimsel değişiklikler ve okyanuslardaki oksijen seviyesinin azalmasıyla ilişkili olduğu söyleniyordu, fakat bunun asıl sebebinin volkanik patlamalar olduğu bilinmiyordu. Yapılan araştırmanın sonuçları yalnızca Kambriyen dönemindeki canlıların yok olmasıyla volkanik bölgenin aynı zamanda oluştuğunu değil, aynı zamanda sülfürdioksitin bölgenin kayaçlarından uzaklaşarak olduğu gibi atmosfere yayıldığını da gösterdi.

Geçmişte yaşanan bu olayı günümüzdeki bir olayla karşılaştıran uzmanlar, nispeten küçük bir yanardağ olan Pinatubo’nun 1991 yılında patlamasını takip eden birkaç yıl boyunca, ortalama küresel sıcaklığın derecenin onda biri seviyelerine kadar düştüğünü belirtiyor. Buna kıyasla 2 milyon km2’lik alandaki volkanik patlamaların neden olabileceği değişiklikleri hayal etmek o kadar da güç değil.

Ekip daha sonra Kalkarindji bölgesini diğer volkanik bölgelerle karşılaştırıp son 550 yıl içinde gerçekleşen büyük volkanik patlamalar, iklim değişiklikleri ve toplu yok oluşlar arasındaki kronolojik ilişkiyi hesaplamış.

Toplu yok oluş vakalarının hemen hemen hepsinde volkanik patlamaların atmosfere sülfürdioksit, metan ve karbondioksit salımını tetiklediği anlaşılmış. Bu durum bazı canlı türlerinin yeni koşullara uyum sağlamasını zorlaştırarak yok olmalarına neden olmuş.

Günümüzde modern toplumların atmosfere saldığı sera gazlarının uzun vadede küresel iklimi ve ekosistemleri nasıl etkileyeceğini anlamanın en iyi yolunun iklimin, okyanusların ve ekosistemlerin geçmişte nasıl etkilendiğini araştırmak olduğunu söyleyen uzmanlar, bu nedenle alınan sonuçların ve edinilen bilgilerin çok değerli olduğunu vurguluyor.

 

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK, sergi düzenekleri ve eğitim atölyeleriyle ziyaretçilere bilimi uygulayarak ve deneyerek eğlenceli bir şekilde keşfetme imkânı sunan bilim merkezleri ile ilgili tüm bilgilere internet üzerinden en kolay şekilde ulaşılabilmesi için TÜBİTAK Bilim Merkezleri portalını yayına aldı.

Sosyal Bilimler

Descartes düşünmenin insanı diğer canlılardan ayıran en temel özellik olduğunu ifade etmek için “Düşünüyorum, öyleyse varım” demişti. Ancak çoğu zaman davranışlarımızın sebebi olarak duygularımızı gösteririz. 

Sosyal Bilimler

Minyatür çok ince işlenmiş, küçük boyutlu, kendine has boyama tekniği ve anlatım dili olan geleneksel bir resim sanatıdır. El yazması eserlerde konuya açıklık getirmek amacıyla metni desteklemek için uygulanır. Bu sanatı yapan kişilere nakkaş denir.

Sosyal Bilimler

Spor, sanat, bilim ya da başka birçok alanda başarılı olmanın sırrının tekrar, alıştırma, pratik ya da antrenman yapmaktan geçtiğini biliriz. Peki, bir alanda üst düzey bir başarı elde etmek için ne kadar süre çalışmak gerekir? 

Sosyal Bilimler

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak, 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız.

 

Sosyal Bilimler

Her yıl Almanya’nın Lindau şehrinde ekonomi, fizyoloji veya tıp, kimya, fizik alanlarında Nobel Ödülü kazanmış saygın bilim insanları ile genç araştırmacılar Lindau Nobel Ödüllü Bilim İnsanları Toplantısı’nda bir araya geliyor.

Sosyal Bilimler

Dünya’nın manyetik kutupları sabit değildir, zamanla konum değiştirirler. Manyetik kuzey kutbu, 1831 yılında ilk kez konumu tespit edildiğinde Kuzey Kutbu’nun Kanada sınırları içinde kalan bir bölgesindeydi. Aradan geçen zamanda yaklaşık 2300 kilometre Sibirya’ya doğru sürüklendi. 

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı tarafından düzenlenen  Üniversite Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları başvuruları başladı. Başvurular 10 Mayıs 2019 tarihine kadar devam edecek.

Sosyal Bilimler

Prof. Dr. Fuat Sezgin Vakfı ve TÜBİTAK’ın iş birliği ile gerçekleştirilecek söyleşilerde dokuz üniversite rektörü farklı şehirlerden öğrencilerle bir araya gelerek Türk-İslam bilim tarihi ve ülkemizin bilim dünyasındaki yeri ile ilgili konuları konuşacak.

Sosyal Bilimler

Hiç kendinizi bir masal kahramanının yerine koydunuz mu? Masallar diyarında bir şehzade ya da güzeller güzeli bir padişah kızı olsanız başınıza neler gelebilir diye düşündünüz mü?