Skip to content Skip to navigation

Ay’da Madencilik

Görkem Saylam
05/02/2015 - 10:47

Cep telefonları, bilgisayarlar ve araba aküleri gibi birçok cihazın üretiminde Dünya’da nadir bulunan maddeler kullanıldığı için gelecekte pek çok endüstride ham madde sıkıntısı yaşanabilir. Bu sorunun muhtemel çözümlerinden biri Dünya’da nadir bulunan maddeleri uzaydan getirmek. Örneğin Ay’ın yüzeyinin altında yaklaşık 1,6 milyar ton maden rezervi var. Ayrıca Ay’ın kuzey ve güney kutuplarında bol miktarda donmuş su olduğu da biliniyor. Bu yüzden pek çok uzay ajansı ve özel şirket Ay’daki rezervleri değerlendirmenin planlarını yapmaya başladı.

Ay’daki donmuş su, içme suyunun yanı sıra hidrojen ve oksijene ayrıştırılarak roket yakıtı elde edilmesinde de kullanılabilir. Örneğin Teksas merkezli Shackleton Enerji Şirketi (SEC), Ay’da gezegenler arası bir yakıt istasyonu kurmayı planlıyor. Böylece roketler Ay’da yakıt ikmali yaparak uzayın çok daha uzak yerlerine ulaşabilecek. Bilindiği üzere roket yakıtlarının Dünya’dan uzaya taşınması bir hayli maliyetli.

Ay’daki donmuş sudan yakıt elde etmeyi planlayan başka bir firma ise Moon Express. Bu firma donmuş suyu “high-test peroxide” (HTP) adlı bir kimyasal maddeye dönüştürerek yakıt üretmeyi planlıyor.

Ay’da madencilik faaliyetlerine önem veren ülkelerden biriyse Çin. Bu ülke 2013’ün Aralık ayında Jade Rabbit isimli robot uzay aracını Ay’ın yüzeyine indirerek Ay’da madencilik konusunda önemli bir atılım yaptı.

Popüler bilim yazarı Richard Corfield da Physics World dergisinin son sayısında Ay’da madencilik konusunu ele almış. Corfield, uzayda madencilik çalışmalarının insanların diğer gezegenlere taşınmasında bir ilk adım olabileceğini düşünüyor.

Ayrıca bu konu, TÜBİTAK Bilim ve Teknik dergisi 2013 Eylül sayısında “Uzay Madenciliği” başlıklı yazısında ayrıntılı olarak işlendi.

Kaynak:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Uzayda görev yapan yer gözlem uydularımızla iletişim kurmak amacıyla gerçekleştirilen Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi’nin önemli bir aşaması olan, 7,3 metre çapındaki reflektör antenin üretimi geçtiğimiz yıl aralık ayında tamamlandı.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Uzay ve Havacılık Dairesi’nin (NASA) Mars’ın yüzeyinde yaklaşık on beş yıldır araştırmalar yapan Opportunity keşif aracının görevi sonlandı. 

Gökbilim ve Uzay

2019 TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 8 Mart’a kadar devam edecek.

Gökbilim ve Uzay

Ay’ın görünmeyen yüzüne inen ilk uzay aracıolan Chang’e-4 Ay’ın görünmeyen yüzünün bugüne kadar kaydedilen yüksek uzaysal çözünürlüklü ve en güncel görüntülerini Dünya’ya gönderiyor.

Gökbilim ve Uzay

2021’de uzaya fırlatılması planlanan James Webb Uzay Teleskobu, Büyük Patlama’dan Güneş Sistemi’nin oluşumuna kadar daha birçok konuda önemli bilgiler sağlayabilir.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup araştırmacı, uydu verilerini kullanarak nehir havzalarındaki su seviyelerinin değişimini tahmin etmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Konu ile ilgili bir makale Dr. Eva Boergens ve arkadaşları tarafından Journal of Hydrology’de yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’ya 200 milyon ışık yılı uzaklıktaki Herkül Takımyıldızı’nda AT2018cow adı verilen bir gökcismi hızla parlaklaştıktan sonra kısa süre içinde sönükleşmişti. Uluslararası bir araştırma grubu bu olayın bir karadelik ya da bir nötron yıldızı gibi yoğun bir gökcisminin doğumu olduğunu ileri sürdü.