Skip to content Skip to navigation

Beynimize Daha “İyi” Seçimler Yaptırmak Mümkün Olabilir mi?

Dr. Zeynep Bilgici
29/06/2016 - 14:43

Canımızın tatlı çektiği bir anda bol çikolatalı büyük bir dilim pasta siparişi vermek üzereyken bazen içimizden gelen bir gücün bizi durdurduğu olur. Çünkü artan kilolarımız veya riske giren sağlımız aklımıza gelir. Bu durumda pastadan vazgeçip birkaç kuru kayısıyla yetiniriz. İşte, tatlı yeme isteğimizin önüne geçip bizi daha makul bir seçime yönlendiren beynimizdeki orbitofrontal kortekstir. Ancak karar verme mekanizmasında tek etken bu değil. Bir karar verirken dopamin salgısından sorumlu haz merkezi, etik ve ahlaki değerler ile içgüdüsel karar mekanizmaları gibi pek çok etken devreye girer. Bu nedenle farklı zamanlarda karşılaştığımız aynı durumlarda dahi farklı seçimler yapabiliriz.

Orbitofrontal korteks hafıza, problem çözme, dikkat vb. mantık gerektiren alanlarda karar vermemizi sağlar. Bu sayede “Meyve mi yoksa tatlı mı yesem?”, “Yürüyüşe mi çıksam yoksa evde kalıp film mi izlesem?” gibi ikilemlerde kaldığımızda bizi daha sağlıklı ve faydalı olan seçeneğe yönlendirir. Bu bölgenin zarar görmesi ise kötü seçimler yapmamıza ya da düşünmeden hareket etmemize, yani bir başka ifadeyle dürtüselliğe neden olur.

Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kampüsü’nde yapılan yeni bir çalışmaya göre karar verme aşamasında beyne müdahale ederek ona daha “iyi” bir seçim yaptırmak mümkün.

İlk anda bilim kurgu filmi konusu gibi görünse de evet, bu çalışma gerçekten de beynimizde gerçekleşen karar verme mekanizmasının yönlendirilmesinin çok da uzak olmadığının sinyallerini veriyor.

Peki, ama nasıl? Bu çalışmada karar verme sırasında orbitofrontal korteksteki sinir hücrelerinde gerçekleşen değişimler izleniyor. Maymunlar üzerinde gerçekleştirilen deneylerde belli bir seçim yapmak durumunda kalan maymunların karar verme sırasındaki beyin sinyalleri elektrotlar yardımıyla takip ediliyor. Deneyde, maymunlara avantajlı veya dezavantajlı olacakları durumlarla ilişkilendirilen şekiller gösteriliyor. Maymunlar, bu farklı resimlere bakarken beyinlerindeki orbitofrontal bölgesinin etkinliği özel bir bilgisayar programı ile takip ediliyor. Farklı şekillerin beyindeki sinirsel etkinlikle ilişkisi analiz ediliyor. Bu sayede beynin hangi seçenek üzerinde yoğunlaştığı anlaşılabiliyor. Karar verme mekanizmasında orbitofrontal korteksin etkisi hâlihazırda bilinse de, bu mekanizmadaki sinirsel etkinliklerin detaylı olarak analiz edildiği çalışma bu yönüyle ayrı bir önem taşıyor. Sinirsel etkinliklerin gözlenebilmesi, karar verme mekanizmasına yeni bir bakış açısı getiriyor. Çünkü araştırmacılara göre bir kararın nasıl verildiğinin analiz edilmesi ve bu sırada oluşan değişimlerin gerçek zamanlı ölçülebilmesi, nihai karara etki edebilecek yöntemler geliştirilmesine imkân sağlıyor. Bu çalışmanın özellikle kaygı bozukluğu ve depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkları tedavi edebilecek implantların geliştirilmesine ışık tutabileceği düşünülüyor.

Beynin karar verme mekanizmasının yönlendirilmesi şimdilik bilim kurgu filmi konusu gibi gelse de çalışmadan elde edilen veriler beyni daha “iyi” seçimlerin yanı sıra daha “kötü” seçimlere yönlendirme potansiyeli taşıyan çalışmalara da imkân sunuyor. Bu nedenle, bilim kurgu senaryolarını gerçeğe bir adım daha yaklaştıran bu ve benzeri çalışmaların etik ve ahlaki boyutları da tartışmaya açık gibi görünüyor.  

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçtiğimiz haziran ayında güncellenen Uluslararası Hastalık Sınıflandırması’na video oyunu oynama bozukluğu eklendi.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, göz muayeneleri sırasında erken Alzheimer teşhisine imkân veren bir yöntem geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar otizmli çocuklarda terapi amaçlı kullanılabilecek robotlar için bir yapay zekâ uygulaması geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Yaz ayları birçoğumuz için dinlendiğimiz, seyahat ettiğimiz ve yeni yerler keşfettiğimiz bir dönem. Açık havada yaptığımız etkinliklerin arttığı bu sıcak günlerde yuvalarını terk eden sürüngenler, örümcekler ve böceklerle karşılaşma olasılığımız diğer mevsimlere göre daha yüksek.

Tıp ve Sağlık

Güneş'ten gelen UVA ışınlar cildin alt katmanlarına nüfuz ederek erken yaşlanmaya, kırışıklıklara ve kalıcı cilt hasarlarına dolayısıyla da cilt kanserine neden olabilir, UVB ışınlar ise güneş yanıklarına ve cilt kanserine yol açabilir.

Tıp ve Sağlık

Harvard Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacı, şeker hastalarının insülin hormonunu ağız yoluyla almasına imkân veren bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem sayesinde gelecekte şeker hastaları kan şekerlerini kontrol etmek için her gün bir, iki kez kendilerine iğne yapmak yerine hap kullanmaya başlayabilirler.

Tıp ve Sağlık

Gece uyumadan önce sosyal medyada neler olduğuna bakayım derken uykunuzu yarım saat ertelediğiniz oluyor mu? Peki, sabahları nasıl uyanıyorsunuz? Bebekler gibi rahat uyumuş olarak mı, yoksa zaman hızla geçmiş ve uyumanızla uyanmanız bir olmuş gibi mi?

Tıp ve Sağlık

2015 yılında sağlık bilimleri alanındaki çalışmalarıyla TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. K. Arzum Erdem Gürsan ile araştırma konusu olan elektrokimyasal biyosensörler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Tıp ve Sağlık

Yeni bir ortamda ilk defa uyuduğumuzda sıklıkla uyku problemi yaşarız. Bu, uyku araştırmalarında ilk gece etkisi olarak bilinir ve bir uyku bozukluğu türüdür.

Tıp ve Sağlık

Sıtma çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre 2016 yılında 91 ülkede 216 milyonun üzerinde insan sıtmaya yakalandı ve yaklaşık 445 bini öldü. Sivrisineklerle yayılan bu hastalıktan daha çok gelişmekte olan ülkeler muzdarip. Hastalıkların ve ölümlerin %90’ı Afrika kıtasında görülüyor.