Skip to content Skip to navigation

Bitkiler Sıcaklığı Nasıl Algılar?

Dr. Mahir E. Ocak
24/11/2016 - 14:19

Bitkilerin davranışları ortam sıcaklığına bağlı olarak değişir. Örneğin turpgillerden arabidopsis adı verilen bir bitki 22°C sıcaklık altındayken daha derli toplu büyür. Sıcaklık birkaç derece arttığındaysa bir yönde uzar ve yaprakları büyür. Böylece organların buharlaşma yoluyla ısı kaybetmesi kolaylaşır.

Bugüne kadar bitkilerin sıcaklık değişikliklerine hangi mekanizmalar sonucunda uyum sağladığı bilinmiyordu. Almanya, İngiltere, Arjantin ve ABD’deki çeşitli üniversitelerde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, fitokrom B adlı ışık almacının bitkilerde aynı zamanda sıcaklık almacı görevini de yerine getirdiğini gösterdi. Dr. M. Legris ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Fitokromlar ışıkla çalışan moleküler açma/kapama düğmeleridir. Güneş ışığındaki kırmızı ışık tarafından etkinleştirilen fitokrom B, bitkinin bir yönde uzayarak değil daha derli toplu büyümesine sebep olur. Bir süredir fitokromların ışık koşullarından bağımsız olarak aktif ve inaktif durumlar arasında geçiş yapabildiği biliniyordu. Karanlık tersinme olarak da anılan bu süreçte yer alan biri yavaş diğeri hızlı iki tepkime var. Yavaş tepkime aktif fitokrom B miktarının gece vakti yavaş yavaş azalmasını sağlıyor. Yüz kat daha hızlı olan diğer tepkimeyse fitokrom B’nin kırmızı ışık altında etkinleşmesini sağlayan tepkimeyle yarışarak bitkinin gündüz vakti ortamdaki ışık miktarını ölçmesini sağlıyor. Araştırmalar, bu iki tepkimenin hızının sıcaklığa bağlı olarak değiştiğini gösterdi.

Yakın zamanlarda yapılan çalışmalar, hızlı karanlık tersinme tepkimesinin yüksek sıcaklıklarda daha etkin olduğunu gösteriyor. Hızlı tepkime sayesinde fitokrom B’nin inaktif hale gelmesiyle bitki derli toplu değil bir yönde uzayarak büyüyor. Böylece bitki ortamdaki sıcaklık değişikliklerine uyum sağlıyor.

İlgili İçerikler

Biyoloji

DNA, RNA, protein gibi biyolojik ürünlerin renkli mürekkepler yerine kimyasal maddeler içeren yazıcı benzeri bir cihazla sentezlenmesi üretim sürecini kolaylaştırıyor.

Biyoloji

Her yıl yüzlerce deniz kaplumbağası sulardaki ya da sahillerdeki atıklara dolandıktan sonra ölüyor. Üstelik büyük çoğunluğu yumurtadan yeni çıkmış ya da çok genç kaplumbağalar. Gelecekte kirlenme artmaya devam ederse atıklara dolanarak ölen kaplumbağaların sayısının da artacağı öngörülüyor.

Biyoloji

2017 yılında yaşanan önemli bilimsel olaylardan bir derleme...

Biyoloji

Lampyridae ailesinde bulunan ve ışık yayan böceklere genel olarak ateşböceği adı verilir. Dişilerin hepsi, erkeklerinse büyük çoğunluğu ışık yayar.

Biyoloji

Bazı kuş türleri günler, haftalar hatta aylarca yere inmeden havada kalabiliyor. Bu süreçte uyuyup uyumadıkları ise kesin olarak bilinmiyordu. Havadayken beyinlerinin bir yarısı uyku durumunda, diğer yarısı ise uyanık durumdayken uyku ihtiyaçlarını karşılayabildikleri düşünülüyordu.

Biyoloji

Son yıllarda birçok hayvan türünün yok olduğunu ya da nesillerinin tükenmek üzere olduğunu biliyoruz. 

Biyoloji

Aslında bütün ağaçlar yapraklarını döker. Ağaçların yapraklarını dökme zamanları türlerine ve hava koşullarına bağlı olarak değişir.

Biyoloji

Dünya üzerinde yaşayan en büyük hayvan mavi balinadır (Balaenoptera musculus).

Biyoloji

Yassı balıklar adlarını vücutlarının yassı olmasından dolayı alırlar. Deniz tabanında kum gibi yumuşak zeminli yerlerde yaşayan bu canlılar, vücut yapıları nedeniyle kum üzerinde fark edilmeden hayatlarını devam ettirebilirler. Yassı balıklar onları ilginç kılan bir özelliğe sahip: göz göçü.

Biyoloji

Atmosferin ısınmasına sebep olan ve sera gazları olarak adlandırılan gazlardan biri de karbondioksit (CO2).