Skip to content Skip to navigation

Çocuklar Büyüdükçe Daha Geç Uyumaya Başlıyor

Dr. Tuba Sarıgül
13/11/2014 - 17:08

9-10 ve 15-16 yaş aralıklarında yüze yakın katılımcıyla 2,5 yıl boyunca gerçekleştirilen araştırmada, çocukların büyüdükçe daha geç saatlerde uyumaya başladığı ve günlük ritimlerinin daha geç saatlere kaydığı anlaşıldı. Ancak farklı yaş gruplarındaki öğrencilerin derslerinin yaklaşık olarak aynı saatlerde başlaması, çocukların büyüdükçe günlük uyku sürelerinin azalmasına neden oluyor.

Araştırmada 9 yaşındaki bir çocuğun yaklaşık olarak 21:30’da uyuduğu ve 6:30’da kalktığı, ancak 10 yaşına geldiğinde sabahları aynı saatte uyanmasına rağmen akşamları yarım saat daha geç uyuduğu anlaşıldı. Bu durum çocuklar büyüdükçe özellikle hafta içi günlerde günlük uyku sürelerinin azaldığı anlamına geliyor. Araştırmada katılımcıların büyüdükçe uyumaya başlama sürelerinin daha geç saatlere kaydığı belirlendi.

Aslında günlük ritmin ve uykunun düzenlenmesinde önemli etkileri olan melatonin hormonunun seviyesindeki yükselmenin başladığı saat, yaştaki artışa bağlı olarak daha geç saatlere kayıyor. Ancak bu fark o yaş grubundaki katılımcıların uyumaya başlama zamanındaki gecikme kadar fazla değil. Yani ileriki yaşlarda çocukların uykuları gelse de uyumamak için direnç gösterdikleri söylenebilir.

Yetersiz uykunun okuldaki akademik başarıyı olumsuz yönde etkilemesi, depresyon ve obezite gibi sağlık sorunlarına yol açması nedeniyle çocukların uyku düzenlerindeki değişimlerin incelenmesi hayli önemli.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.

Biyoloji

ABD’deki Utah Sağlık Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Clostridia (20-30 ayrı bakteriyi içine alan bir sınıf) ba

Biyoloji

Dünyanın birçok yerinde bulunan kırlangıçkuyruklar yaklaşık 560 türe sahip bir kelebek ailesidir. İsimlerini, bazı türlerin kanatlarının altındaki kuyruğa benzer uzantılardan alırlar. Çoğunlukla tropik bölgelerde yaşarlar.

Biyoloji

Nanomalzemelere dayalı elektrokimyasal biyosensörler ve aptasensör teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle 2015 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. K. Arzum Erdem Gürsan ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Semenderlerin bacakları koptuğunda yeniden gelişir. Kertenkeleler düşmanlarını yanıltmak için kuyruklarını bırakır, daha sonra yeniden büyütür. Planarya solucanları, denizanaları ve denizşakayıkları ise bütün vücutlarını yeniden büyütebilir. 

Biyoloji

İnsan Genom Projesi ile insanların gen haritasının çıkarılması pek çok gelişmeye kapı araladı. Bunlardan biri de genetik testler. Genetik testler kan, tükürük gibi vücut sıvılarındaki hücrelerden elde edilen DNA’nın incelenmesine dayanıyor.

Biyoloji

Dünyada bilinen örümcek türlerinin sayısı 43.000’den fazladır. Bu örümcek türlerinin birçoğu zehirli olmasına rağmen zehirleri insanı öldürücü nitelikte değildir. Fakat 30 kadar türün zehrinin insanlar için tehlikeli olabileceği düşünülüyor.

Biyoloji

İnsan genomunun sadece %2’lik kısmı protein kodlar. Kodlamayan DNA ise geriye kalan %98’lik kısmı ifade etmek için kullanılan terimdir. Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, kodlamayan DNA’daki mutasyonların otizme yol açabileceğini gösteriyor.

Biyoloji

Bilkent Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker ile sentetik biyoloji ve genetiği değiştirilmiş biyosistemlerin oluşturulması amacıyla sürdürdüğü çalışmaları üzerine videolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Yapılan farklı araştırmalar karıncaların kendi vücut ağırlıklarının 10-50 kat fazlasını taşıyabildiklerini gösteriyor. Peki, karıncalar nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor?