Skip to content Skip to navigation

En Büyük Süpernova Patlaması

Göksu Okar
25/01/2016 - 15:45

Yakın zamanlarda, bilinen en büyük süpernova patlaması gözlemlendi. Rekor kıran süpernova patlaması esnasındaki parlaklık Güneş’inkinin 600 milyar katına ulaştı. Öyle ki Samanyolu Gökadası’ndaki bütün yıldızlar bir araya gelse bile ASASSN-15lh adı verilen süpernova patlaması kadar parlak olamazlar. Hesaplamalara göre bu süpernova patlaması esnasında yayılan enerji, 10 tane Güneş’in 10 milyar yılda yayacağı enerjiye denk.

Bu keşif, süpernova patlamaları keşfetmeyi amaçlayan All-Sky Automated Survey for SuperNovae (ASASSN) adlı bir proje kapsamında Şili’deki teleskoplarla yapılan çalışmalar sırasında Dr. Suob Dong ve ekibi tarafından yapıldı. Başlangıçta sıradan gözüken patlamanın zaman geçtikçe hayli sıradışı olduğu fark edildi. Daha gelişmiş teleskoplar kullanılarak yapılan çalışmalar sonucunda süpernova patlamasının 3,8 milyar ışık yılı uzaklıkta olduğunun anlaşılması ve gözlemlenen muazzam parlaklığı, ASASSN-15lh’nin rekor büyüklükte olduğunu ortaya çıkardı. Bu güçte bir süpernova kendi gökadamız içinde patlasaydı gündüz vakti bile görülürdü, 10.000 ışık yılı mesafede patlasaydı Ay’ın hilal hali kadar, 8,6 ışık yılı mesafede patlasaydı Güneş kadar parlak olurdu. Eğer ASASSN-15lh Plüton kadar yakınımızda patlasaydı Dünya buharlaşırdı. Bu tip süpernovalara çok ender rastlanan “aşırı parlak süpernova” deniliyor, ancak ASASSN-15lh bu gruptaki gözlemlenmiş süpernovaların hepsinden daha parlak ve daha sıcak. Normalde süpernovalar, kütlesi Güneş’inkinin 15 katından daha büyük yıldızların, ömürlerinin sonunda kendi çekimlerine dayanamayıp içe göçmeleri ve bunun sonucunda patlamasıyla açıklanıyor. Ancak ASASSN-15lh büyüklüğünde bir patlamanın nasıl meydana geldiği hâlâ açıklanmayı bekliyor.

ASASSN ile ortak çalışan Ohio Eyalet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Todd Thompson, bu büyüklükte süpernovaların magnetarlardan kaynaklandığını öne sürüyor. Magnetarlar, dev yıldızların ölürken dış katmanlarını atmasıyla oluşan, aşırı yoğun, çok hızlı dönen ve çok güçlü manyetik alanlara sahip çekirdekleridir. Thompson’ın kuramına göre bir süpernovanın bu denli büyük bir ışımaya neden olabilmesi için magnetarın her milisaniyede bir kendi ekseni etrafında bir kez dönmesi gerekir. Thompson’ın açıklaması matematiksel olarak mümkün olsa da gerekli yüksek hızlar neredeyse sınır değerlerdedir. Bu nedenle, eğer Thompson’ın kuramı doğru çıkarsa ASASSN-15lh yalnızca şu ana kadar görülen değil aynı zamanda mümkün olan en parlak süpernova da olacaktır. Böyle bir süpernovanın daha önce hiç görülmemiş olması da bahsedilen hıza ulaşmanın ne kadar ender rastlanır olduğuyla açıklanabilir, ancak henüz kesin bir sonuca varılabilmiş değil.

Bir başka kurama göre ise ASASSN-15lh büyüklüğünde süpernova patlamaları bizim henüz varlığından haberdar olmadığımız, kütlesi Güneş’inkinin yüzlerce katı kadar olan çok büyük yıldızların ölümlerinden kaynaklanıyor olabilir.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

17 Ağustos 2017’de ABD’deki LIGO ve İtalya’daki Virgo dedektörleri kütleçekimsel dalga sinyalleri tespit etti. Kütleçekimsel dalgalardan yaklaşık 2 saniye sonra NASA’nın Fermi Gama Işını Uzay Teleskobu aynı doğrultuda kısa süreli gama ışını patlaması gözlemledi.

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından 67P Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızının üzerine indirilen Rosetta uzay aracı, kuyrukluyıldızın çekirdeğinin kütlece %40’ını organik maddelerin oluşturduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en küçük üyelerinden olan kuyrukluyıldızlar ve asteroitler birbirine benzeyen ancak birbirinden farklı özellikleri olan gökcisimleri. Kuyrukluyıldızlar da asteroitler de Güneş Sistemi’nin oluşumundan arta kalan maddelerden oluşuyor.

Gökbilim ve Uzay

Ekim ayının ilk günlerinde şafak vaktinde Mars ve Venüs gökyüzünde bir arada. Ayın ilk günlerinde Venüs’e göre ufka daha yakın olan Mars günler ilerledikçe yükselirken, Venüs ufka yaklaşıyor.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimcinin yaptığı deneysel ve kuramsal çalışmalar TRAPPIST-1 sistemindeki bazı gezegenlerin yüzeyinde sıvı su bulunabileceğini gösteriyor.

Gökbilim ve Uzay

Higgs bozonu, parçacık fiziğinin standart modelinde yer alan temel parçacıklardan biridir. İlk kez 1960’larda var olduğu öne sürülen bu parçacığın gerçekten var olup olmadığı parçacık fiziğinin en temel sorusu olarak görülüyordu. 

Gökbilim ve Uzay

Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Samanyolu gibi büyük gökadalar sahip oldukları atomların yaklaşık yarısını, gökadalar arası madde transferi yoluyla, başka gökadalardan alıyor.

Gökbilim ve Uzay

Dev gezegenlerin içindeki koşulların oluşturulduğu deneylerde ilk kez “elmas yağmurları” gözlemlendi. Dr. D. Kraus ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Nature Astronomy’de yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Bazı takımyıldızlar mevsim değişimlerinin habercisidir. Örneğin kasım ayında doğu yönünde ortaya çıkmaya başlayan Avcı (Orion) Takımyıldızı kışın geldiğini gösterir.

Gökbilim ve Uzay

Geceleri gökyüzünün karanlık olması ilk bakışta güneş ışığının Dünya’nın karanlıkta kalan kısmına ulaşamamasına bağlanabilir.