Skip to content Skip to navigation

Flamingolar Neden Tek Ayaklarının Üzerinde Durur?

Dr. Tuba Sarıgül
25/10/2016 - 16:18

Pembe parlak tüyleri ve uzun boyunları ile hayli dikkat çekici hayvanlar olan flamingoların belki de en ilginç özelliği çoğunlukla tek ayakları üzerinde durmaları. Aslında flamingolar tek ayak üzerinde duran tek kuş türü değildir. Ördek, kaz, kuğu gibi farklı kuş türleri de tek ayak üzerinde durur. Ancak flamingolar çok uzun süre bu durumda kalabildikleri için daha fazla ilgi çekerler.

Flamingoların neden uzun süre tek ayakları üzerinde durdukları konusunda çeşitli görüşler var. Ancak bu açıklamaların henüz küçük bir kısmı bilimsel olarak sınanmış durumda.

Bu görüşlerden biri flamingoların tek ayak üstünde durmasının bacak kaslarının daha az yorulmasını sağladığı yönünde. Her iki bacaktaki kasların kasılmasını dolayısıyla yorulmasını engelleyen bu duruş sayesinde flamingoların tehlikeli durumlarda daha hızlı hareket edebileceği düşünülüyordu. Ancak Zoo Biology dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları flamingoların ilk adımlarını eğer iki ayakları üzerinde duruyorlarsa -tek ayakları üzerinde durdukları duruma göre- daha hızlı attıklarını belirledi.

İkinci görüşe göre ise tek ayak üzerinde durmak flamingoların vücut sıcaklığının düzenlenmesine yardımcı oluyor. Araştırmalar hava sıcaklığının yüksek olduğu durumlarda daha fazla sayıda flamingonun iki ayakları üzerinde durduğunu, havanın soğuk olduğu durumlarda ise çoğunlukla tek ayak üzerinde durmayı tercih ettiklerini gösteriyor. Çoğunlukla tropikal bölgelerde yaşayan flamingoların vücut sıcaklıklarını korumasının çok zor olmadığının düşünülmesi nedeniyle, bu görüş mantıklı gelmeyebilir. Ancak flamingolar zamanlarının büyük kısmını suda geçirir ve su ısıyı havadan daha kolay ilettiği için, flamingoların vücutlarından ısının daha hızlı yayılmasına neden olur.

Ayrıca bu duruş şeklinin flamingoların sudaki zararlı mikroorganizmalarla daha az temas etmesini sağladığı düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Avustralya’nın Sidney şehrindeki Garvan Enstitüsü araştırmacıları ilk defa i-motifi adı verilen farklı bir yapıdaki DNA’nın da insan vücudunda var olduğunu gösterdi. 

Biyoloji

Bir bölgede yaşayan belirli bir canlı türünün sayısını nasıl hesaplayabilirsiniz? “Canlıların tamamını tek tek yakalayıp sayarak” şeklinde bir çözüm aklınıza gelmiş olabilir. Ancak canlıların tamamını yakalamak, özellikle canlı sayısının çok yüksek ve canlıların yaşadığı bölgenin çok geniş olması durumda, mümkün değildir.

Biyoloji

Balinalar suda yaşayan memeli türlerinden biridir. Deniz memelilerinin karada yaşayan memeli türlerinden önemli bir farkı var. Suyun altında çok uzun süre nefeslerini tutabiliyorlar. Örneğin insanlar en fazla birkaç dakika nefeslerini tutabilirken, bazı balina türleri iki saat nefes almadan suyun altında kalabiliyor.

Biyoloji

Bu yıl 49.’su düzenlenen TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın final sergisi 16-18 Nisan tarihleri arasında Antalya Kepez Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Biyoloji

Japonya’daki RIKEN Sürdürülebilir Kaynaklar Bilim Merkezi’nde çalışan bir grup araştırmacı bitkilerin su kaybetmesini önleyen bir hormon keşfetti.

Biyoloji

Japon kâğıt katlama sanatı origami ile birbirinden farklı objeler tasarlamak mümkün. Peki aynı el sanatını kâğıt yerine DNA’yı (deoksiribonükleik asit) kullanarak gerçekleştirebilir miyiz?

Biyoloji

Bal insanların çok eski zamanlardan beri şeker kaynağı olarak kullandığı bir besin. Bal büyük oranda şekerden oluşur. Ayrıca içinde enzimler, amino asitler, vitaminler, mineraller ve başka organik maddeler de vardır.

Biyoloji

Baykuşlar çok sessiz uçabilir. Bu sayede avlarını, onlar tarafından fark edilmeden yakalayabilirler. Baykuşlar uçarken kanat çırptıkları sırada neredeyse hiç ses duyulmamasının nedeni, kanatların ve kanatlardaki tüylerin şekli ve yapısıyla yakından ilişkili.

Biyoloji

Antarktika’daki Peninsula Yarımadası’nın kuzey ucundaki Danger Takımadaları’nda 1,5 milyondan fazla Adélie pengueninden oluşan bir koloni keşfedildi. Araştırmanın sonuçları Scientific Reports dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Deneyler köşesinin yeni etkinliğinde evde kolaylıkla bulabileceğimiz malzemelerle çileğin DNA’sını açığa çıkararak, DNA’nın ipliksi yapısını gözlemliyoruz.