Skip to content Skip to navigation

Gelgitler Nasıl Oluşur?

Dr. Mahir E. Ocak
26/02/2015 - 09:01

Fotoğraf: Dr. Bülent Gözcelioğlu (Fundy Körfezi, Nova Scotia, Kanada)

Denizlerde meydana gelen gelgitler hepimizin aşina olduğu bir olaydır. Ancak gelgitler sadece denizlerde değil aynı zamanda karalarda da olur. Gelgitlerin nasıl oluştuğunu ve gezegenlerde nasıl değişikliklere sebep olduğunu, birbiri etrafında dönen iki gökcisminden oluşan basit bir sistemdeki cisimlerin hareketlerini inceleyerek anlayabiliriz.

İki cisimden oluşan bir sistemde esasen cisimler sistemin kütle merkezi etrafında dönerler. Fakat tartışmanın daha basit olması için küçük kütleli cismin büyük kütleli cismin kütle merkezi etrafında dairesel hareket ettiğini varsayalım. Cisimlerin birinin kütlesinin diğerinden çok daha büyük olduğu durumlar için küçük cismin büyük cismin etrafında dönmesi varsayımı hemen hemen doğrudur. Örneğin Güneş-Dünya ya da Dünya-Ay ikili sistemleri böyle sistemlerdir.

Noktasal (uzayda hacim kaplamayan) bir cismin dairesel hareket yapması için sahip olması gereken merkezcil ivme w2r’dir. Burada w cismin açısal hızı (birim zamanda döndüğü açı miktarı), r ise dönme merkezine olan uzaklığıdır. Çok sayıda parçacıktan oluşan bir gökcismi dairesel hareket sırasında bütünlüğünü koruyorsa cismin içindeki tüm parçacıkların aynı açısal hızla döndüğünü söyleyebiliriz. Ancak cisim uzayda bir hacim kapladığı için parçacıkların dönme merkezine olan uzaklıkları farklıdır. Dolayısıyla dairesel hareket yapmaları için gerekli olan merkezcil ivmeler de farklıdır.

Dönme merkezine daha yakın ve daha uzak olan parçacıkların durumlarını ayrı ayrı ele alalım. Dönme merkezine uzak olan parçacıkların daha büyük bir merkezcil ivmeye sahip olması gerekir. Ancak merkezcil ivmenin kaynağı olan kütleçekim kuvveti uzaklık arttıkça azalır. Eğer dönme hareketi yapan cismin kütle merkezinin merkezcil ivmesinin tam doğru değerde olduğunu düşünürsek, dönme merkezine daha uzak olan kısımdaki parçacıklar üzerine etki eden kütleçekim kuvveti olması gerekenden daha küçük olacaktır. Dolayısıyla bu kısımda bulunan parçacıklar cismi bir arada tutan kuvvetlerin izin verdiği ölçüde dışarıya doğru savrulur. Dönme merkezine daha yakın olan parçacıklar için ise bu durumun tam tersi geçerlidir. Bu kısımdaki parçacıkların daha küçük bir merkezcil ivmeye sahip olması gerekir; ancak üzerlerine etki eden kütleçekim kuvveti daha büyük olduğu için cismi bir arada tutan kuvvetlerin izin verdiği ölçüde içeriye doğru çekilirler. Sonuç olarak gökcisminin şekli ovalleşir. Örneğin Dünya’nın kutuplarda basık, Ekvator’da şişkin olmasının nedeni -daha çok Güneş’in sebep olduğu- gelgitlerdir. Benzer biçimde Ay’ın şekli de Dünya’nın sebep olduğu gelgitlerin izlerini taşır.

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

Birçoğumuz tatilin başlamasıyla birlikte uçakla, otomobille, trenle ya da otobüsle yola çıktık.

Sosyal Bilimler

Picasso gibi ressamların şaheserlerinin altındaki gizli resimleri ortaya çıkarmak ancak bilimsel yöntemlerle mümkün. Gizli sanat eserlerini keşfetmeye çalışan araştırmacılar dijital görüntüleme ile spektroskopik yöntemleri bir araya getiriyor.

Sosyal Bilimler

Hayranlıkla baktığımız tablolar çoğu zaman tek bir seferde ortaya çıkmaz. Sanatçılar, genellikle işe bir eskiz çizerek başlar. Ancak tablonun yapım aşamasında bazen fikir değiştirip planda olmayan figürler ekler ya da önceden planladıkları figürleri çıkarırlar. Bazen de boyamaya başladıkları bir figürün yerini ya da biçimini değiştirirler.

Sosyal Bilimler

Mutluluk, öfke, korku, üzüntü… Bu temel duyguların hepsi tüm insanlarda bulunur. Ancak yoğunlukları bireyden bireye değişir. Normal kabul edilen sınırlarda yaşanıldığında bu duygular bireyin sağlıklı bir hayat sürmesine yardımcı olur. Ancak bu duyguların aşırı uçlarda yaşanması veya bastırılması bireyde psikolojik problemlere yol açabilir.

Sosyal Bilimler

James Watt’ın buhar motorunu keşfetmesi Sanayi Devrimi’nin başlangıcı olarak kabul edilir. Watt, buhar motorunu madenlerde ortaya çıkan suyun dışarı pompalanması için bir yöntem ararken geliştirdi. Ancak bu amaçla geliştirilen sistemlerin geçmişi çok daha eskilere dayanıyor.

Sosyal Bilimler

Hollywood’un önde gelen görsel efekt tasarımcıları, stüdyoda üretilen film yapımlarında kullanılan birtakım teknikler geliştirdiler.Bununla birlikle renkli görüntüler film yapım endüstrisinde önemli değişikliklere yol açtı.

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK, sergi düzenekleri ve eğitim atölyeleriyle ziyaretçilere bilimi uygulayarak ve deneyerek eğlenceli bir şekilde keşfetme imkânı sunan bilim merkezleri ile ilgili tüm bilgilere internet üzerinden en kolay şekilde ulaşılabilmesi için TÜBİTAK Bilim Merkezleri portalını yayına aldı.

Sosyal Bilimler

Descartes düşünmenin insanı diğer canlılardan ayıran en temel özellik olduğunu ifade etmek için “Düşünüyorum, öyleyse varım” demişti. Ancak çoğu zaman davranışlarımızın sebebi olarak duygularımızı gösteririz. 

Sosyal Bilimler

Minyatür çok ince işlenmiş, küçük boyutlu, kendine has boyama tekniği ve anlatım dili olan geleneksel bir resim sanatıdır. El yazması eserlerde konuya açıklık getirmek amacıyla metni desteklemek için uygulanır. Bu sanatı yapan kişilere nakkaş denir.

Sosyal Bilimler

Spor, sanat, bilim ya da başka birçok alanda başarılı olmanın sırrının tekrar, alıştırma, pratik ya da antrenman yapmaktan geçtiğini biliriz. Peki, bir alanda üst düzey bir başarı elde etmek için ne kadar süre çalışmak gerekir?