Skip to content Skip to navigation

Güneş Sistemi’nin Bilinen En Uzak Üyesi Keşfedildi

Dr. Mahir E. Ocak
07/01/2019 - 16:31

Carnegie Institution for Science

Bir grup gökbilimci bugüne kadar Güneş Sistemi’nde gözlemlenmiş en uzak gökcismini keşfetti. 2018 VG18 adı verilen gökcisminin Güneş’e uzaklığı Dünya’nınkinin yaklaşık 120 katı.

Scott S. Sheppard, David Tholen ve Chad Trujillo’dan oluşan araştırma ekibi 2018 VG18’i ilk olarak Hawaii’deki Mauna Kea Dağı’nda bulunan sekiz metrelik Subaru Teleskobu’yla gözlemlemiş. Daha sonra başka teleskoplarla yapılan gözlemlerle keşif doğrulanmış. 

Görseli büyütmek için üzerine tıklayın.

Gözlemler sonucu elde edilen ilk veriler gökcisminin yaklaşık 500 kilometre çapında bir cüce gezegen olduğunu gösteriyor. Renginin pembemsi olmasıysa buz bakımından zengin olduğuna işaret ediyor. Cüce gezegenin yörüngesi ile ilgili detaylar henüz tam olarak bilinmiyor. Hem çok uzak olduğu hem de çok yavaş hareket ettiği için 2018 VG18’in Güneş’in etrafında takip ettiği rotayı belirlemek birkaç yıl sürecek.

Dünya ile Güneş arasındaki yaklaşık 150 milyon kilometrelik ortalama mesafe astronomi birimi (AB) olarak adlandırılır. Daha önceleri Güneş Sistemi’nin en uzak üyesi olarak bilinen gökcismi olan Eris Güneş’e 96 AB uzaklıkta. Plüton cüce gezegeninin Güneş’e şu anki uzaklığıysa yaklaşık 34 AB. Bu durum Güneş’e yaklaşık 120 AB mesafede keşfedilen 2018 VG18’in en bilinen cüce gezegen Plüton’dan bile üç buçuk kat daha uzak olduğu anlamına geliyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Uzayda görev yapan yer gözlem uydularımızla iletişim kurmak amacıyla gerçekleştirilen Milli Yer İstasyonu Geliştirme Projesi’nin önemli bir aşaması olan, 7,3 metre çapındaki reflektör antenin üretimi geçtiğimiz yıl aralık ayında tamamlandı.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Uzay ve Havacılık Dairesi’nin (NASA) Mars’ın yüzeyinde yaklaşık on beş yıldır araştırmalar yapan Opportunity keşif aracının görevi sonlandı. 

Gökbilim ve Uzay

2019 TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 8 Mart’a kadar devam edecek.

Gökbilim ve Uzay

Ay’ın görünmeyen yüzüne inen ilk uzay aracıolan Chang’e-4 Ay’ın görünmeyen yüzünün bugüne kadar kaydedilen yüksek uzaysal çözünürlüklü ve en güncel görüntülerini Dünya’ya gönderiyor.

Gökbilim ve Uzay

2021’de uzaya fırlatılması planlanan James Webb Uzay Teleskobu, Büyük Patlama’dan Güneş Sistemi’nin oluşumuna kadar daha birçok konuda önemli bilgiler sağlayabilir.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup araştırmacı, uydu verilerini kullanarak nehir havzalarındaki su seviyelerinin değişimini tahmin etmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Konu ile ilgili bir makale Dr. Eva Boergens ve arkadaşları tarafından Journal of Hydrology’de yayımlandı.