Skip to content Skip to navigation

Halkaları Olan Cüce Gezegen

Dr. Mahir E. Ocak
27/04/2015 - 12:57

Gözlemler Chiron isimli cüce gezegenin halkalara sahip olabileceğini gösteriyor. Daha önceleri Güneş Sistemi’ndeki beş gökcisminin (Satürn, Jüpiter, Uranüs, Neptün ve Chariklo) büyük ya da küçük halkalara sahip olduğu biliniyordu. Son gözlemler sonucunda bu sayı altıya çıktı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan Dr. J. D. Ruprecht ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Icarus’ta yayımlandı.

İlk olarak 1977 yılında gözlemlenen Chiron, “centaur” adı altında sınıflandırılan cüce gezegenlerin bir örneği. Bu gökcisimlerinin özellikleri hem asteroitlere hem de kuyrukluyıldızlara benziyor.

Chiron’un yapısını daha detaylı bir biçimde incelemek isteyen araştırmacılar, cüce gezegenin parlak bir yıldızın önünden geçeceği zamanı hesaplamış. Daha sonra iki büyük teleskop kullanarak Chiron yıldızın önünden geçerken yıldızdan Dünya’ya ulaşan ışık miktarını incelemişler. Sonuçlar Chiron’un etrafında halkaya benzeyen iki ayrı yapı olduğunu gösteriyor. Chiron’un merkezine 300 kilometre mesafedeki yapıların genişlikleri 3 ve 7 kilometre. Araştırmacılar bu yapıların ya halkalar ya da cüce gezegenin yüzeyinden yayılan simetrik gaz ve toz akımları olabileceğini belirtiyor. Başka bir araştırma grubunun yaptığı analizler ise bu yapıların büyük bir ihtimalle halkalar olduğunu gösteriyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

17 Ağustos 2017’de ABD’deki LIGO ve İtalya’daki Virgo dedektörleri kütleçekimsel dalga sinyalleri tespit etti. Kütleçekimsel dalgalardan yaklaşık 2 saniye sonra NASA’nın Fermi Gama Işını Uzay Teleskobu aynı doğrultuda kısa süreli gama ışını patlaması gözlemledi.

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından 67P Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızının üzerine indirilen Rosetta uzay aracı, kuyrukluyıldızın çekirdeğinin kütlece %40’ını organik maddelerin oluşturduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en küçük üyelerinden olan kuyrukluyıldızlar ve asteroitler birbirine benzeyen ancak birbirinden farklı özellikleri olan gökcisimleri. Kuyrukluyıldızlar da asteroitler de Güneş Sistemi’nin oluşumundan arta kalan maddelerden oluşuyor.

Gökbilim ve Uzay

Ekim ayının ilk günlerinde şafak vaktinde Mars ve Venüs gökyüzünde bir arada. Ayın ilk günlerinde Venüs’e göre ufka daha yakın olan Mars günler ilerledikçe yükselirken, Venüs ufka yaklaşıyor.

Gökbilim ve Uzay

Bir grup gökbilimcinin yaptığı deneysel ve kuramsal çalışmalar TRAPPIST-1 sistemindeki bazı gezegenlerin yüzeyinde sıvı su bulunabileceğini gösteriyor.

Gökbilim ve Uzay

Higgs bozonu, parçacık fiziğinin standart modelinde yer alan temel parçacıklardan biridir. İlk kez 1960’larda var olduğu öne sürülen bu parçacığın gerçekten var olup olmadığı parçacık fiziğinin en temel sorusu olarak görülüyordu. 

Gökbilim ve Uzay

Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Samanyolu gibi büyük gökadalar sahip oldukları atomların yaklaşık yarısını, gökadalar arası madde transferi yoluyla, başka gökadalardan alıyor.

Gökbilim ve Uzay

Dev gezegenlerin içindeki koşulların oluşturulduğu deneylerde ilk kez “elmas yağmurları” gözlemlendi. Dr. D. Kraus ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Nature Astronomy’de yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Bazı takımyıldızlar mevsim değişimlerinin habercisidir. Örneğin kasım ayında doğu yönünde ortaya çıkmaya başlayan Avcı (Orion) Takımyıldızı kışın geldiğini gösterir.

Gökbilim ve Uzay

Geceleri gökyüzünün karanlık olması ilk bakışta güneş ışığının Dünya’nın karanlıkta kalan kısmına ulaşamamasına bağlanabilir.