Skip to content Skip to navigation

Yürüme Doğrultumuz Motivasyondan Etkileniyor

Prof. Dr. Ali Savaş Çilli
10/02/2016 - 16:56

Hiç gözünüz kapalı veya karanlıkta iken belli bir hedefe doğru düz bir şekilde yürümeye çalıştınız mı? Böyle bir durumda çoğu kez farkında olmadan sola veya sağa doğru yönelme eğilimi gösteririz. Sonuçları Cognition dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmada bilim insanları bu durumun nedenini belirlemeye yönelik bazı bulgular elde etti.

Kent Üniversitesi Psikoloji Fakültesi’nden Dr. Mario Weick liderliğinde yapılan araştırmada, insanların yürürken sağa ya da sola doğru kaymalarının beyinlerinin iki yarım küresinin aktivitesi ile ilişkili olduğu anlaşıldı. Araştırmada önceden gördükleri bir hedefe doğru, gözleri bağlı şekilde ve düz bir çizgi üzerinde yürümeleri istendiğinde insanların neden sağa veya sola doğru yönelme eğilimi gösterdiklerini belirlemek amacıyla, “Davranışsal İnhibisyon Sistemi / Davranışsal Aktivasyon Sistemi Ölçeği” ile ölçülen, insan davranışlarını kontrol eden iki ana motivasyonel (harekete geçme konusunda uyarıcı) unsurun yürüme doğrultusuna etkisi incelendi.

Davranışsal inhibisyon (BIS), korkutulma veya cezalandırmaya karşı tepki olarak ortaya çıkan olumsuz duyguları ve kaçınma davranışlarını, davranışsal aktivasyon (BAS) ise ödül veya teşvik karşısında ortaya çıkan olumlu duyguları ve yakınlaşma davranışını düzenleyen sistem olarak tanımlanıyor. Araştırmacılar davranışsal inhibisyon düzeyi yüksek insanların yürürken sola doğru yönelme eğilimi gösterdiklerini ve bunun beynin sağ yarım küresinin aktivitesiyle ilişkili olduğunu belirledi. Davranışsal aktive düzeyi yüksek olan kişilerin ise davranışsal inhibisyon düzeyi düşükken sağa doğru meylettikleri, davranışsal inhibisyon düzeyinin yüksek olması durumunda böyle bir eğilim gözlenmediği anlaşıldı. Araştırmacılar sonuçların beynin iki yarım küresinin harekete geçme konusunda farklı uyarıcı sistemlerle ilişkili olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Ayrıca bu araştırma davranışsal inhibisyon düzeyi ve beynin sağ yarım küresinin aktivitesi arasında açık bir ilişki olduğunu gösteriyor.

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ocak 2020 probleminin çözümüne ve Şubat 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz duyu organlarımız aracılığıyla çevreden bilgi toplar ve hafızaya kaydeder. Bu bilgiler de çevreyi algılama, problem çözme ve davranış geliştirme gibi işleri gerçekleştirmek için kullanılır. Bilgileri bazen anlık olarak, bazen kısa, bazen de uzun süre hafızamızda tutarız.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Aralık 2019 probleminin çözümüne ve Ocak 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni doğan bebeklerde görülen genetik sağlık sorunlarından biri, sinir hücrelerinin etrafında miyelin kılıfın olmamasıdır. Sinir hücrelerinin işlevlerini yerine getirmesine yardımcı olan bu koruyucu kalkan olmadan doğan bebeklerin el ve ayaklarında kısmi felç ortaya çıkabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Kasım 2019 probleminin çözümüne ve Aralık 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, insanların hiçbir sağlık sorunu yaşamadan az uykuyla yetinebilmesini sağlayan bir genetik mutasyon keşfetti.

Beyin ve Sinir Bilim

Heyecanlandığımızda ya da kaygılandığımızda beynimizdeki amigdala bölgesi, tıpkı bir tehlike ile karşılaştığımızdakine benzer şekilde, stres-heyecan sistemi olarak da bilinen sempatik sinir sistemini etkinleştirir ve adrenalin salgılamaya başlar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ekim 2019 probleminin çözümüne ve Kasım 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz hiç mola vermez, sürekli çalışır. Hayati fonksiyonları düzenler, çevreden algılanan uyarıları değerlendirir ve bilişsel becerilerden sorumludur. Beynimizde farklı işlevler için farklı sinir hücreleri vardır. Hafıza da özel bir grup sinir hücresinin yeniden etkinleşmesiyle oluşur. Peki, bu özel sinir hücrelerini diğerlerinden ayıran nedir?

Beyin ve Sinir Bilim

Anılar ve yaşam tecrübeleri sanki ayrılmaz ikililermiş gibi görünür. Ancak bir grup araştırmacı, yakın zamanlarda Nature Neuroscience’ta yayımladıkları bir makalede, beyinlerindeki sinir hücrelerini uyararak laboratuvar hayvanlarının zihninde yapay anılar oluşturmayı başardıklarını açıkladı.