Skip to content Skip to navigation

“Japon Yapıştırıcı” Japon Değil ABD’li!

Dr. Zeynep Bilgici
09/07/2015 - 18:07

Kuvvetli ve hızlı etkisi nedeniyle dünyada “süper yapıştırıcı” (super glue) veya “anında yapıştırıcı” olarak piyasaya sürülen yapıştırıcılar, ülkemizde “Japon yapıştırıcı” olarak biliniyor, üstelik bir Japon buluşu olmamasına rağmen. Ülkemizde satışa sunulduğu ilk yıllarda bir pazarlama taktiği olarak ortaya çıktığı düşünülen Japon yakıştırması, zaman içinde dilimize tamamen geçerek bu yapıştırıcılara isim olmuş durumda.

Süper yapıştırıcı ilk kez ABD’li bilim insanı Dr. Harry W. Coover tarafından sentezlendi. Bu yapıştırıcılar birçok bilimsel buluşun aksine ihtiyaç üzerine yapılan araştırmalardan doğmadı. Hatta ilk keşfedildiğinde işe yaramadığı düşünülerek uzun bir süre rafta bekletildi.

II. Dünya Savaşı sırasında Eastman Kodak firmasında kimyager olarak çalışan Dr. Coover, 1942 yılında silahların dürbünlerinde ve nişangâhlarında kullanılabilecek şeffaf plastik maddeler üzerinde çalışıyordu. Araştırmalarında, yapısındaki kimyasal gruplar nedeniyle siyanoakrilat olarak bilinen organik bir madde sentezdi. Bulaştığı her yere kolayca yapışan bu madde işine yaramamıştı. Bu nedenle bu ve benzeri maddeler üzerindeki çalışmalarını rafa kaldırdı, hem de yaklaşık dokuz yıllığına. 1951 yılında Fred Joyner ile jet uçaklarında kullanılabilecek dayanıklı bir plastik malzeme üzerinde araştırmalar yapan Coover’ın aklına yıllar önce sentezlediği siyanoakrilat yapılı maddeler geldi. Havadaki nemin de etkisiyle temas ettiği her şeye yapışan bu madde maalesef bu iş için de uygun değildi. Ancak Coover, sentezlediği maddeyi bu defa bir kenara atmak yerine onun kuvvetli bir yapıştırıcı olarak kullanılabileceğini fark etti ve patentini aldı. Böylece siyanoakrilat yapıştırıcılar 1958 yılında ticari ürün olarak raflarda yer almaya başladı.

Bir anda yaygınlaşan bu yapıştırıcıların benzerleri  farklı firmalar tarafından üretildi ve piyasadaki Japon yapıştırıcıların sayısı arttı. Bir radyo kanalı piyasadaki süper yapıştırıcılar için bir yarışma düzenlendi. Yarışmada, ucunda bir otomobilin asılı olduğu vinç askısı bu yapıştırıcılar yardımıyla vince tutturulacak ve otomobil havaya kaldırılacaktı. Super Glue markalı yapıştırıcı en başarılı performansı gösterdi. Az bir miktar yapıştırıcı kullanılarak yaklaşık 2 ton ağırlığındaki araç kısa sürede havaya kaldırıldı ve bir süre havada asılı kaldı. Bu yarışmadan sonra kazanan şirketin ürettiği süper yapıştırıcıların ambalajlarında havada asılı duran otomobil resmi kullanılmaya başlandı.

Çözücü içermeyen ve çabuk kuruyan siyanoakrilat yapıştırıcılar hem pratik hem ekonomik olduğu için yaygın olarak kullanılıyor. Bu yapıştırıcılarla plastik, cam, seramik, metal, ahşap, deri, kauçuk gibi farklı yüzeyleri kısa sürede kuvvetli ve düzgün bir şekilde yapıştırmak mümkün. Ancak yapıştırılan yüzeyler polar çözücülere (su, aseton vb.) veya yüksek ısıya maruz kaldıklarında kolayca ayrılabiliyor.

Kaynaklar:

1

İlgili İçerikler

Kimya

Experimentarium Bilim Merkezi’nin kurucu müdürü Asger Hoeg ile Türkiye’deki bilim merkezlerinin nasıl geliştirilebileceğini konuştuk.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün bu yılki sahipleri Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nden Frances H. Arnold, Columbia Üniversitesi’nden George P. Smith ve Cambridge Üniversitesi’nden Gregory P. Winter oldu.

Kimya

Sonbahar mevsiminin en belirgin özelliklerinden biri doğadaki renk cümbüşüdür. Ağaçların yaprakları yeşilden parlak sarıya, turuncuya, kırmızıya ve kahverengiye doğru renk değiştirir.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yoğunluk kavramından faydalanarak kendi gökkuşağımızı oluşturacağız.

Kimya

Toryumun doğal olarak bulunan altı izotopu (proton sayıları aynı, nötron sayıları farklı olan atomlara izotop denir) var. Bunlardan toryum-232 yer kabuğunda en yaygın olarak bulunan toryum izotopu. Yarı ömrü ise 14 milyar yıl yani neredeyse evrenin tahmin edilen yaşıyla eşit.

Kimya

Uranyum elementinin doğal olarak bulunan üç izotopu var (laboratuvarda yapılanlarla birlikte toplam 19 izotopu bulunuyor). Doğada bulunanlar uranyum-234, uranyum-235 ve uranyum-238.

Kimya

Mikroakışkanlar temelini fizik, kimya, biyoloji ve mühendislikten alan disiplinler arası bir araştırma alanıdır. Bu alanda minyatür sistemlerin üretilmesine yönelik araştırmalar yapılır. Bu sistemler DNA çiplerin üretimi, biyolojik tahliller ve kimyasal sentezler gibi amaçlarla kullanılabilir.

Kimya

Uluslararası bir araştırma grubu, paketleme ve tekstil alanlarında en sık kullanılan polimer türlerinden biri olan polietilen tereftalatı (PET) biyolojik olarak parçalayabilen enzimin verimliliğini artırmayı başardı.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde meyve ve sebzeleri kullanarak kendi pilimizi tasarlıyoruz.

Kimya

Toplumda bilim kültürünün ve iletişiminin geliştirilmesini amaçlayan Bilim ve Toplum Programları 2007 yılından bu yana Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından yürütülüyor.