Skip to content Skip to navigation

Kaya Çekirdekli Gezegenlerin Yapısı

Dr. Mahir E. Ocak
22/02/2016 - 14:33

Harvard-Smithsonian Center for Astrophysics

Geçtiğimiz yüzyılda yapılan bilimsel çalışmalar, Dünya’nın merkezinde çoğunlukla demir ve nikelden oluşan Mars büyüklüğünde bir çekirdek olduğunu, bu çekirdeğin etrafında manto olarak adlandırılan kalın bir katman bulunduğunu, en dıştaysa ince bir kabuğun olduğunu gösterdi. Peki, bu yapı Dünya’ya mı özgü yoksa diğer kaya çekirdekli gezenlerin yapısı da Dünya’nınkine mi benziyor? Harvard Smithsonian Astrofizik Merkezi’nde çalışan bir grup araştırmacıya göre kaya çekirdekli gezegenlerin yapıları büyük oranda Dünya’nınkine benziyor.

Li Zheng, Dimitar Sasselov ve Stein Jacobsen Astrophysical Journal’de yayımladıkları çalışmalarında bir bilgisayar modeli kullanarak kaya çekirdekli gezegenlerin yapılarını incelemiş. Sonuçlar kütle ve hacimleri farklı olsa da kaya çekirdekli gezegenlerin toplam kütlesinin üçte birinin çoğunlukla demir ve nikelden oluşan çekirdekte yer alacağını, üçte ikisininse manto ve kabuğu oluşturacağını gösteriyor. Şunu da not edelim ki, bu hesaplar kaya çekirdekli gezegenlerin bileşiminin Dünya’nınkine benzediği varsayımına dayanıyor. Güneş Sistemi’nin yakın çevresi göz önüne alındığında bu varsayımın makul olduğu söylenebilir. Ancak daha uzak sistemlerdeki gezegenlerin bileşimi ve dolayısıyla yapısı Dünya’nınkinden farklı olabilir.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) ait Mars Express uzay aracı tarafından elde edilen veriler Mars’ın güney kutbunun derinlerinde sıvı halde su bulunduğuna işaret ediyor. Dr. R. Orosei ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

NASA, Güneş’i incelemek amacıyla yeni bir sondayı 12 Ağustos'ta uzaya gönderdi. Sondanın görevini başarıyla yerine getirebilmesi için aşırı yüksek sıcaklıklarla baş etmesi gerekecek.

Gökbilim ve Uzay

Max Planck Gökbilim Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacı, bilimsel yazında PDS 70 olarak adlandırılan genç bir yıldızın etrafında dolanan, yeni doğmuş bir gezegeni görüntülemeyi başardı.

Gökbilim ve Uzay

Ağustos ayında dört gezegen -Mars, Satürn, Jüpiter ve Venüs- Güneş’in batışından sonra doğudan batıya doğru sıralanmış halde gökyüzünde olacak.

Gökbilim ve Uzay

3-5 Ağustos tarihleri arasında Bursa Uludağ’da gerçekleştirilecek Astrofest 2018 etkinliğinin başvuruları devam ediyor.

Gökbilim ve Uzay

Tutulma denilince akla Ay ve Güneş tutulmaları gelse de bu başka gökcisimlerinde de görülebilen bir gök olayıdır.

Gökbilim ve Uzay

Dünya Ay’ın gölgesine girdiğinde Güneş tutulması, Ay Dünya’nın gölgesine girdiğinde ise Ay tutulması gerçekleşir. Tutulma olayını nasıl gördüğümüz nereden baktığımıza bağlı olarak değişir.

Gökbilim ve Uzay

Kızıl Gezegen Mars, 31 Temmuz’da 15 yıl aradan sonra Dünya’ya en yakın konumda olacak. Mars 27 Temmuz’da ise karşı konumda. Bu konumdayken Güneş, Dünya ve Mars aynı hizadadır ve Dünya Güneş ile Mars arasında bulunur.

Gökbilim ve Uzay

21 Haziran yaz gündönümü yani gündüz süresinin en uzun, gece süresinin en kısa olduğu zaman.

Gökbilim ve Uzay

NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) kuantum fiziği deneylerinin yapılacağı bir Soğuk Atom Laboratuvarı kurmaya hazırlanıyor. Laboratuvar, kurulumu tamamlandığında evrenin bilinen en soğuk yeri olacak.