Skip to content Skip to navigation

Kendiliğinden Oluşan Elektrik Devresi

Dr. Tuba Sarıgül
27/04/2016 - 16:20

Rice Üniversitesi’nden bilim insanları Tesla bobini kullanarak karbon nanotüp parçacıklarını uzaktan hareket ettirmeyi ve oluşturdukları devre ile LED aydınlatmaları yakmayı başardı. Araştırmanın sonuçları ACS Nano dergisinde yayımlandı.

ACS Nano

Elektrik alanın küçük nesneleri hareket ettirmek amacıyla kullanıldığı biliniyordu. Ancak bu etki daha önce çok kısa mesafe aralıklarında gözlenebilmişti. Rice Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından teslaforez olarak isimlendirilen bu yeni yöntemde ise nano ve makro ölçekteki parçacıkları uzun mesafelerde hareket ettirmek mümkün.

Tesla bobini Nicola Tesla’nın pek çok önemli deneyini gerçekleştirdiği, düşük akımda yüksek voltaj üreten bir cihaz. Araştırmacılar nano ve makro ölçekteki parçacıkların Tesla bobininin yakın alan bölgesinde, radyo frekansında yayılan elektromanyetik enerjinin etkisiyle uzun mesafeler boyunca hareket ettirilebileceğini belirledi.

ACS Nano

Karbon nanotüpler yapılarındaki elektronların, Tesla bobininin çevresinde oluşan elektrik alanın etkisiyle belirli bölgelerde yoğunlaşması sonucu, kutuplu hale geldi ve kutuplu haldeki her bir karbon nanotüp elektrik alan doğrultusunda yönlendi. Karbon nanotüpler -bir karbon nanotüpün artı ucuyla diğer bir karbon nanotüpün eksi ucu arasındaki elektrostatik çekim kuvveti sayesinde- bir araya gelerek uzun zincirler oluşturdu.

ACS Nano

Tesla bobininin etki alanına yerleştirilen karbon nanotüpler kendiliğinden bir araya geldi ve 15 santimetre uzunluğunda hatlar oluşturdu. Araştırmacılar böylece karbon nanotüp parçacıklarını 30 santimetre uzaktan hareket ettirerek bir elektrik devresi kurmayı başardı. Tesla bobinini aynı zamanda oluşturdukları devreye kablosuz olarak güç sağlamak amacıyla kullandılar. Bu amaçla ilk olarak devreye LED’ler yerleştirildi. Daha sonra Tesla bobininden yayılan radyo frekansındaki elektromanyetik enerjinin etkisiyle hareket eden karbon nanotüp parçacıkları, LED’lerin artı ve eksi ucunda birikerek devreyi tamamladı ve LED’ler yandı.

Nanoparçacıkların uzaktan hareket ettirilebilmesi ve kontrolü birçok alanda, örneğin sağlık teknolojilerinde sinir ağlarının onarımı gibi önemli uygulamaların geliştirilmesine öncülük edebilir.

İlgili İçerikler

Fizik

Arthur Ashkin optik cımbızların icadı, Gérard Mourou ve Donna Strickland ise yüksek yoğunluklu yüksek enerjili lazer atımlarının üretilmesine imkân veren bir yöntem geliştirmeleri sebebiyle Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü.

Fizik

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yüzey gerilimi etkisiyle yüzen kâğıttan bir balık tasarlıyoruz.

Fizik

Fosil yakıtların alternatifi olabilecek yenilenebilir enerji kaynaklarının bulunmasına ve yaygınlaştırılmasına yönelik çabalar gün geçtikçe artıyor.

Fizik

Genel görelilik kuramı geliştirildiğinden beri pek çok testten başarıyla geçti. Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan bir makalede araştırmacılar, genel görelilik kuramının tahminleriyle uyumlu sonuçlar elde etti.

Fizik

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yoğunluk ve basınç kavramlarından yararlanarak kendi kartezyen dalgıcımızı tasarlıyoruz.

Fizik

Metalik mavi renkli kelebekler, yanardöner renkli meyveler, altın rengi kabuğa sahip böcekler... Peki, bu renklerin hiçbirinin kaynağının boyalar ya da pigmentler olmadığını biliyor muydunuz? Öyleyse bu ışıl ışıl parıldayan renkler nasıl ortaya çıkıyor?

Fizik

ABD’de uzunluk ölçüsü olarak metre yerine yard, feet ve inç; kütle ölçüsü olarak kilogram yerine pound ve ons gibi metrik olmayan ölçü birimlerinin kullanılması dikkatinizi çekmiştir. Peki, ABD’de bu ölçü birimlerinin kullanılmasında Karayip korsanlarının da payı olduğunu biliyor muydunuz?

Fizik

Elektrik ve nükleer enerji santrallerinde soğutma amacıyla kullanılan suların büyük kısmı buharlaşarak atmosfere karışır. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacı bu kayıp suları geri kazanmak için yeni bir yöntem geliştirdi.

Fizik

Mikroakışkan çipler, mikrolitre ve daha küçük hacimlerdeki akışkanların mikro ölçekteki (metrenin milyonda biri) kanallar içerisinde kontrol edilm

Fizik

Baryon grubu parçacıklar üç kuarktan oluşur. Uluslararası bir araştırma grubu, di-Omega olarak adlandırılan bir parçacığın doğada var olabileceğini ileri sürdü. Baryon türü iki omega parçacığının bir araya gelmesiyle oluşan di-Omegaların Avrupa ve Japonya’daki parçacık hızlandırıcılarda üretilebileceği düşünülüyor.