Skip to content Skip to navigation

Kil Tabletlerden E-Okuyuculara Kitabın Serüveni

Dr. Tuba Sarıgül
14/10/2016 - 16:01

Taşınabilir elektronik cihazların ortaya çıkmasıyla 21. yüzyılda kitabın geçirdiği önemli bir değişime tanık olduk. Aslında bu, geçmişi 5000 yıl öncesine dayanan kitabın “ömründeki” önemli dönüm noktalarından sadece biri. Gelin, bilginin aktarımında yüzyıllar boyunca en önemli araç olan kitabın geçirdiği değişimlere bir göz atalım.

Kil Tabletler

MÖ 3000’li yıllara ait olduğu düşünülen bir kil tablet

Kitabın öyküsü yazının ortaya çıkışıyla başlıyor. İlk yazılı metinlerin geçmişi MÖ 3500’lü yıllara dayanıyor. Şu ana kadarki bilgilerimiz yazının ilk olarak Mezopotamya’da Sümerler tarafından keşfedildiğini gösteriyor. Özellikle ticaretin ve tarımın geliştiği büyük şehirlerde ticari malların (örneğin hayvanların, tahıl ürünlerinin) kayıtlarının tutulması gerekiyordu. Bilinen ilk yazı örnekleri bu kayıtlara ait. Mısır uygarlığında rastlanan hiyeroglifler de bilinen ilk yazı örneklerinden.

Mısır’ın El-Uksur şehrinde bulunan taş duvara oyulmuş bir hiyeroglif

Ancak bu ilk yazı örneklerinde seslerin sembollerle ifade edilmiş şekli olan harfler kullanılmıyordu. Bunun yerine kelimeler resim şeklinde ifade ediliyordu. Bu şekiller nemli kil üzerine keskin bir alet kullanılarak kazınıyor, ardından da tabletlerin kurutularak katılaşması sağlanıyordu. Daha sonraki zamanlarda ise bu resimler basitleştirilerek daha simgesel bir şekilde kullanılmaya başlandı. Bu yazı şekli çivi yazısı olarak biliniyor. Resimlerin daha sadeleştirilmiş şekilleri olan simgelerin yerini ise zamanla heceleri ve sesleri ifade eden semboller aldı.

Tarihteki bilinen ilk kitap örneği kil tabletlerdi. Daha sonraki zamanlarda insanlar üzerine yazı yazmak için kemik, ahşap, deri gibi farklı materyaller kullandı.

 

Papirüs Ruloları

Papirüs ruloları ise bildiğimiz anlamda kitabın işlevini gören, dolayısıyla kitabın ilk şekillerinden biri olarak kabul edilen belgeler. Bilinen en eski papirüs örneklerinin geçmişi MÖ 2500’lü yıllara dayanıyor ve papirüsü üzerine yazmak amacıyla ilk defa kullananların Mısırlılar olduğu tahmin ediliyor. Çünkü papirüs bitkisi Nil Nehri’nin kenarlarında yaygın olarak bulunuyordu.

Papirüs ruloları, papirüs bitkisinin gövdesinin iç kısmında bulunan süngerimsi bölümden yapılıyordu. Bu bölüm çıkarıldıktan sonra ince şeritler şeklinde kesiliyor ve bu şeritler üst üste getirilerek kurutuluyordu. Yazılan metinlerin çok uzun olması durumunda papirüslerin boyu da uzuyordu. Örneğin bilinen en uzun papirüs 40 metre.

Papirüs bitkisi

Papirüs ilk olarak Mısırlılar tarafından keşfedilmesine rağmen Antik Yunanlar ve Romalılar tarafından da yaygın olarak kullanıldı.

 

Kodeks

Papirüs rulolarından günümüzde kullanılan kitap şekline geçişin doğum yerinin Hindistan olduğu tahmin ediliyor. MÖ 2. yüzyılda Hindistan’da insanlar üzerinde dini metinlerin yazılı olduğu ağaç yapraklarını iki sert tabaka arasında bağlayarak birleştirdi. Bu yöntem 2. yüzyıldan itibaren ise Romalılar tarafından kullanılmaya başlandı. Bugün bildiğimiz anlamda kitaba çok benzeyen bu yapı kodeks olarak isimlendirildi. Kolay taşınabilmeleri, yazılı metinde bir bölümden diğerine -ileri ya da geri doğru- atlamanın daha kolay olması gibi nedenlerle kodeksler papirüs rulolarına göre daha işlevseldi.

 

Kâğıdın Keşfi

Wikipedia - Çin’de icat edildiği dönemde kâğıt yapımının aşamaları

Yazının keşfinden sonra insanlar üzerine yazı yazmak için çok farklı malzemeler kullandı. Ancak yazının 5000 yılı aşkın zamanlık geçmişinde kâğıdın çok önemli bir yeri var. Kâğıdın 105 yılında Çin’de keşfedildiği biliniyor. Ancak elde edilen son bulgular kâğıdın icadının yaklaşık 200 yıl daha eski olabileceğini gösteriyor. Kâğıt yapımının ilk aşamasında dut ağacının kabukları suda bekletilip tahta bir tokmakla dövülerek hamur haline getiriliyordu. Daha sonra bu hamur düz bir yüzey üzerine dökülerek kurutuluyordu. Kâğıt 8 yüzyıldan itibaren İslam dünyasında ve 11. yüzyıldan itibaren ise Avrupa’da kullanılmaya başlandı.

 

Baskı Kitaplar

İlk baskı kitap Diamond Sutra - British Library

Başlangıçta kitaplar elle yazılıyordu. Bu kitap örnekleri el yazması olarak isimlendiriliyor. İlk basılı kitap ise 868 yılında Çin’de ahşap baskı kalıpları kullanılarak üretildi. Bu yöntemde ahşap bloklar üzerine baskısı yapılacak içeriğin kalıbı çıkarılıyordu. Daha sonra ise her yazı karakteri için ayrı bir kalıbın kullanıldığı baskı yöntemi geliştirildi.

Hareket edebilen yazı karakteri kalıplarının kullanıldığı baskı makinesi - Oregon State University Libraries

Bu yöntem ilk olarak 11. yüzyılda Çin’de icat edilmesine rağmen -Çincede yazı karakterlerinin sayısı çok fazla olduğu için- yaygın olarak kullanılmadı, ancak Avrupa’da kullanılmaya başlandıktan sonra çok önemli gelişmelere öncülük etti. Yüksek hızda baskı yapabilen ilk baskı makinesi Alman mucit Johannes Gutenberg tarafından üretildi. Bütün bu gelişmeler bilginin yayılmasında bir devrim yarattı. Bu sayede bilim insanları, düşünürler, din adamları ve siyasetçiler fikirlerini çok geniş kitlelere ulaştırabildi.

 

E-kitap Okuyucular

Kitabın bilginin aktarımındaki etkilerinin en önemli sonuçlarından biri de bilgi teknolojileri alanındaki gelişmelerdi. Bu gelişmeler aynı zamanda kitabın binlerce yıllık geçmişinde yeni bir sayfanın açılmasına öncülük etti.

1971 yılında ilk mikroişlemcinin üretilmesi bilgi teknolojilerinde bir dönüm noktası kabul edilebilir. Bu gelişmeyle birlikte bilgisayarlar daha küçük, daha düşük maliyetli ve daha kolay kullanılabilir hale geldi. Kitaplar da dijital ortama taşınmaya başladı. 1995 yılında Amazon şirketi ilk defa elektronik ortamda kitap satışına başladı.

Bildiğimiz anlamda kitabın işlevini gören, yaklaşık olarak kitap boyutlarında ve taşınabilir cihazlar olan e-kitap okuyucular ilk olarak 1998’de üretildi. Günümüzde en çok kullanılan e-kitap okuyucu olan Kindle ise 2007 yılında piyasaya sürüldü.

E-kitap okuyucuların akıllı telefon ve tablet gibi taşınabilir elektronik cihazlardan pek de farklı olmadığını düşünebilirsiniz. Aslında bu teknoloji kâğıt üzerine mürekkep baskı yöntemiyle üretilen kitaplara çok daha benziyor. Çünkü bu cihazlarda elektronik mürekkep teknolojisi kullanılıyor ve elektronik mürekkeplerin kullanıldığı e-kitap okuyuculardan bir metni okuyabilmek için dış bir ışık kaynağına ihtiyaç duyuluyor.

E-kitap okuyucular çok sayıda kitap depolanabilmesi, kolay taşınabilmesi gibi açılardan klasik kitaplara göre birçok avantaja sahip. Ancak birçok insan hâlâ kitap okurken kitabın kendine has kokusunu duymak istiyor.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK'ın 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları, 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları ve 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı başvuruları başladı.

Sosyal Bilimler

2. Türkiye Bilim ve Teknoloji Merkezleri (TÜBİTEM) Konferansı’nın bu yılki teması “Geleceğimiz İçin Bilim Merkezleri”ydi.

Sosyal Bilimler

Bir ülkenin mutfak kültürünün şekillenmesinde coğrafi koşullar, ekolojik özellikler, iklim ve geçmişten gelen birikimler etkilidir.

Sosyal Bilimler

Prof. Dr.

Sosyal Bilimler

Her zaman olduğu gibi, hazır matlar olup olmadığını kontrol edelim. Gerçekten de siyahın yapabileceği bütün hamlelere karşı beyazın hazır matları var...

Sosyal Bilimler

Ekonomi günlük hayatta sıkça duyduğumuz ve kullandığımız bir kavram. Konuşma dilinde bireylerin günlük yaşamlarını etkileyen parayla ilgili unsurların ortak ifadesi olduğu düşünülür.

Sosyal Bilimler

2001 yılında başlatılan TÜBA-Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülleri Programı (GEBİP) ile temel bilimlerden mühendisliğe, sosyal bilimlerden tıbba pek çok alandan genç bilim insanı ödüllendiriliyor.

Sosyal Bilimler

Türkiye Bilim ve Teknoloji Merkezleri (TÜBİTEM) Konferansı’nın ikincisi bu yıl 11 – 12 Eylül 2018 tarihlerinde Bursa Büyükşehir Belediyesi ve TÜBİTAK iş birliğiyle Bursa’da gerçekleştirilecek.

Sosyal Bilimler

Alışkanlıklar, aynı durum ve şartlar altında sıklıkla sergilenen ve planlanmadan, kendiliğinden gerçekleşen davranışlar olarak tanımlanabilir. Yeni bir alışkanlık edinme sürecinde de belirli bir süre bu alışkanlığın gerektirdiği davranışları düzenli olarak yapmamız gerektiğini düşünürüz.

Sosyal Bilimler

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Konya Bilim Merkezi Sosyal Bilimler Makale Yarışması’na makale göndermek isteyenler için son başvuru tarihi 30 Temmuz 2018.