Skip to content Skip to navigation

Kozmik Işınların Kaynağı

Dr. Mahir E. Ocak
14/11/2017 - 17:28

Arjantin’deki Pierre Auger Gözlemevi’nde araştırmalar yapan bir grup gökbilimcinin elde ettiği sonuçlar, kozmik ışınlardaki en yüksek enerjili parçacıkların Samanyolu’nun dışından geldiğine işaret ediyor.

Kozmik ışınların çoğu protonlar ve diğer elektrik yüklü parçacıklardan oluşur. Yüksek enerjili bu parçacıklar, Dünya’nın atmosferinin üst kısımlarındaki atomların çekirdeklerine çarptığında, yeryüzündeki çok geniş bir alana yağmur gibi yağan çok sayıda atomaltı parçacık ortaya çıkar.

Pierre Auger Gözlemevi araştırmacıları, kozmik ışınların sebep olduğu parçacık yağmurlarını 1,5 kilometre aralıklarla 3000 kilometrekare alana yayılmış 1600 su tankı kullanarak inceliyor. Ekvator’a çok yakın bir bölgedeki tanklar gökyüzünün yaklaşık %85’inden gelen kozmik ışınları yakalayabiliyor.

İsviçre’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcı, parçacıkların enerjisini ancak 7x1012 eV’a kadar çıkarabiliyor. Kozmik ışınlardaki parçacıkların enerjilerininse 1020 eV’a kadar çıktığı görülebiliyor. Ancak bu kadar yüksek enerjili parçacıkların kozmik ışınlardaki oranı azdır.

Araştırmacılar 2004-2016 yılları arasında dedektörlerin yakaladığı, enerjisi 8x1018 eV’nin üzerinde olan yaklaşık 32.000 parçacık hakkındaki verileri analiz etmiş. Sonuçlar parçacıkların kaynağının Samanyolu’nun dışındaki bir bölge olduğuna işaret ediyor. Ancak bu yüksek enerjili parçacıkların ortaya çıkmasına neden olan fiziksel olayların ne olduğu bilinmiyor. Bazı gök olaylarının çok yoğun manyetik alanlar üreterek parçacıkların aşırı derecede hızlanmasına ve enerji kazanmasına neden olduğu biliniyor. Bu gök olayları arasında çok büyük kütleli karadeliklerin madde yutması ve gamma ışını patlamaları olarak adlandırılan yıldız patlamaları sayılabilir.

Araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’ndeki uydular ile bu uyduların etrafında döndükleri gezegenlerin kütlelerinin oranlarına bakıldığında en yüksek oranın Ay-Dünya ikilisinde olduğu görülür. Başka bir deyişle Ay görece büyük bir uydudur. Bu durum Ay’ın yerküre üzerinde önemli etkilerinin olduğu anlamına gelir.

Gökbilim ve Uzay

Astrobiyologlar, Güneş Sistemi’nin erken dönemlerinde Güneş günümüzdekinden daha soğuk olmasına rağmen Dünya’nın sıcak kalabilmesinin sebebinin atmosferdeki metan gazı olabileceğini belirledi.

Gökbilim ve Uzay

Yaşama elverişli bölge ifadesi ötegezegen araştırmalarında sıklıkla kullanılan bir terimdir. Bir ötegezegende Dünya’dakine benzer yaşam biçimlerinin oluşabilmesi için gezegenin yörüngesinin tamamının yaşama elverişli bölgenin içinde kalması gerekir.

Gökbilim ve Uzay

Günümüzde kullanılan uzay roketlerinin en güçlüsü olan SpaceX’e ait Falcon Heavy ilk deneme uçuşunu gerçekleştirmek üzere, 6 Şubat’ta Türkiye saati ile 23.45’te ABD’deki Kennedy Uzay Üssü’nden başarıyla fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından organize edilen "2018 Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması", 20 – 23 Eylül 2018 tarihinde Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) işbirliği ile İstanbul Grand Airport’a ait yerleşkede gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Bilimsel çalışmalar, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) çalışan astronotların vücut sıcaklığının normalin üzerine çıktığını gösteriyor.

Gökbilim ve Uzay

1 Şubat’ta, dolunay evresinden yeni ayrılan Ay ve Aslan Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Regulus gökyüzünde birbirine yakın görünecek.

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından 67P Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızının üzerine indirilen Rosetta uzay aracı, kuyrukluyıldızın çekirdeğinin kütlece %40’ını organik maddelerin oluşturduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Günümüzde Mars’a insanlı yolculuklar planlanıyor. Ancak yakın zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre Mars’a seyahat edecek astronotlar muhtemelen pek bir şey hatırlamayacak. 

Gökbilim ve Uzay

NASA’nın Kepler uzay aracı yüzeyinde suyun sıvı halde bulunabileceği, Dünya’ya benzer gezegenler arıyor.