Skip to content Skip to navigation

Kütleçekimsel Dalgalar Üçüncü Kez Gözlemlendi

Dr. Tuba Sarıgül
30/06/2017 - 17:11

Lazer Girişimölçer Kütleçekimsel Dalga Gözlemevi (LIGO) dedektörleri kütleçekimsel dalgaları üçüncü kez gözlemledi. Tespit edilen dalgaların ilk iki gözlemde olduğu gibi iki karadeliğin birleşmesi sırasında yayıldığı düşünülüyor. Araştırmanın sonuçları Physical Review Letters dergisinde yayımlandı.

Kütleçekimsel dalgalar uzayzaman dokusunda ortaya çıkan dalgalanmalar olarak tanımlanabilir. Varlığı ilk olarak 1916 yılında Albert Einstein tarafından öngörülen kütleçekimsel dalgalar 2015 yılının Eylül ayında ilk kez gözlemlenmişti

LIGO/Caltech/MIT/Sonoma State

Son gözlemde tespit edilen kütleçekimsel dalgaların, kütlesi Güneş’inkinin 32 ve 19 katı olan iki karadeliğin birleşmesi sonucu oluştuğu düşünülüyor. Karadeliklerin toplam kütlesi ilk gözlemdekinden daha düşük. Ancak konumlarının ilk iki gözlemdekinden çok daha uzakta olduğu -birleşme olayının son gözlemde yaklaşık 3 milyar ışık yılı, ilk iki gözlemde ise sırasıyla 1,3 ve 1,4 milyar ışık yılı uzakta gerçekleştiği- tahmin ediliyor.

LIGO/Caltech/MIT/Sonoma State

Sonuçların, ilk iki gözlemin güvenirliğini artırmanın yanı sıra, bilim insanlarına karadeliklerin dönme yönleri hakkında önemli bilgiler sağlayabileceği düşünülüyor. Birbiri etrafından dönen karadelikler -Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin hem Güneş’in hem de kendi eksenleri etrafında dönmesine benzer şekilde- aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da döner. Karadeliklerin kendi etraflarındaki dönme yönü birbirleri etrafındaki dönme yönleriyle aynı ya da zıt olabilir. Ayrıca karadeliklerin dönme ekseni ile yörünge ekseni birbiriyle hizalı olmayabilir yani -Dünya’nın ekseninin 23,4 derece eğik olmasına benzer şekilde- eksen eğikliğine sahip olabilirler.

NASA/JPL-CalTech

Bilim insanları karadeliklerin kendi etraflarındaki dönme yönleri ile birbirleri etrafındaki dönme yönlerinin aynı olmasının, birlikte doğdukları yani aynı ikili yıldız sisteminde oluştuklarının göstergesi olabileceğini düşünüyor. Dönme yönlerinin farklı olması ise karadeliklerin birbirinden bağımsız oluşması ve daha sonra birbirleri etrafında dönmeye başladıklarının göstergesi olabilir.

Kütleçekimsel dalgalara ait son gözlem karadeliklerin dönme yönü hakkında kesin bir bilgi vermese de karadeliklerden en az birinin kendi etrafındaki dönme yönünün, birbirleri etrafındaki hareket yönüyle aynı olmadığını gösteriyor. Bu bilgiler yoğun yıldız kümeleri içindeki karadeliklerin davranışları hakkında önemli bilgiler verebilir.

Daha ayrıntılı bilgi için aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz.

https://www.nature.com/news/ligo-spots-gravitational-waves-for-third-time-1.22093

http://news.mit.edu/2017/ligo-detects-merging-black-holes-third-time-0601

https://www.ligo.caltech.edu/page/press-release-gw170104

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gezegenin iç yapısını incelemek amacıyla Mars’a gönderilen InSight (Interior Exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) uzay aracı 26 Kasım 2018’de gezegenin yüzeyine inmişti.

Gökbilim ve Uzay

Uzaya giden astronotlar çok sayıda bakteriyi de beraberlerinde götürürler. Bu bakterilerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Ancak zamanla bu durum değişebilir. Uzaydaki koşullar yeryüzündekilerden çok farklıdır. 

Gökbilim ve Uzay

Nisan ayında Mars’ın Boğa Takımyıldızı’ndaki ilgi çekici yolculuğuna tanık olabilirsiniz. Mars ayın ilk günlerinde Ülker Yıldız Kümesi’nin (Yedi Kız Kardeş olarak da bilinir) yakınlarında görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın manyetik alanı, yeryüzünü Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi görür. Eğer bu koruyucu kalkan olmasaydı güneş rüzgârı atmosferi yok eder ve Dünya yaşama elverişsiz bir hale gelirdi.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenleri (ötegezegen olarak adlandırılır) keşfetmek için tasarladığı Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS) 18 Nisan 2018’de ABD’deki Cape Canaveral Üssü’nden SpaceX Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Göktaşı çarpmaları, gezegenlerin oluşumunda ve zamanla geçirdiği değişimlerde çok önemli rol oynar. Ancak bir göktaşı çarpması sonucu oluşmuş bir krateri, çarpmanın üzerinden yüz milyonlarca yıl geçtikten sonra inceleyerek çarpmanın hangi koşullar altında meydana geldiğini belirlemek çok zordur.

Gökbilim ve Uzay

Mart ayı Kuzey Yarımküre’ye baharı getiriyor. Çünkü 20 Mart’ta gerçekleşecek ilkbahar ılımı (yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih) Kuzey Yarımküre’de bahar mevsiminin başlangıcı olarak kabul edilir.