Skip to content Skip to navigation

Mars’ta Minecraft

Dr. Tuba Sarıgül
15/11/2017 - 16:14

Bir grup araştırmacı Mars’ta yaşam arayışında kullanılacak teknolojileri yerin 1 km derininde test etti.

İnsanlar Güneş Sistemi’ndeki diğer gökcisimlerini keşfetmek için ilk adımı Ay’a giderek attı. Bir sonraki hedef ise Mars’a seyahat. Uzay ajanslarının Mars görevlerinin temel amacı, Güneş Sistemi’nin oluşumundan sonra geçirdiği değişimleri anlamak olsa da bazı şirketler Mars’ın insanların gelecekteki “yuvası” olabileceğini düşünüyor ve Mars’ta insan kolonileri kurmaya yönelik araştırmalar yapıyor.

Mars geçmişte belki de yaşamın sürdürülebilmesi için uygun koşullara sahip bir gezegendi. Bilim insanları Mars’ta yaşama ait kanıtlar bulabilmek için araştırmalar yapıyor. Ancak bunun için zorlu koşullarda, örneğin gezegenin derinliklerinde çalışmak gerekebilir.

Dünya genelinde farklı üniversitelerden ve araştırma merkezlerinden 30 bilim insanı 8-22 Ekim tarihleri arasında MINAR 2017 projesi kapsamında İngiltere’deki Boulby Madeni’nde, insanlı ve robotik uzay araştırmalarında kullanılacak teknolojiler üzerinde araştırmalar yapmak amacıyla bir araya geldi.

Araştırma kapsamında gelecekte Mars’ın derinliklerindeki yaşam araştırmalarında kullanılabilecek ekipmanlar -örneğin sondaj sistemleri, yüksek çözünürlükte görüntüleme yapabilen kameralar, sensörler test edildi. Araştırmada bilim insanları yüzeyin altında derin bölgelerin jeolojik özellikleri ve bu derinlikte yaşayabilecek canlı türleriyle ilgili de bilgi topladı. Örneğin bazı mikroorganizma türlerinin tuz oranı yüksek ortamlarda yaşayabildiği biliniyor.

1-1,5 km derinlikteki Boulby Madeni geniş tuz yataklarının bulunduğu bir maden. Yaklaşık 250 milyon önce oluştuğu tahmin edilen maden hem aktif olarak faaliyetine devam ediyor hem de bilimsel araştırmalar için yeraltı laboratuvarı görevi yapıyor.

Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Pangaea eğitim programı kapsamında Mars’ın jeolojik özelliklerine yönelik benzer araştırmaları gelecek ay İspanya’nın Lanzarote Adası’ndaki lav tünellerinde devam ettirmeyi planlıyor.

Fotoğrafta Lanzarote’deki Cueva de los Verdes lav tünellerinde eğitim programına katılan ESA astronotları görülüyor.

Lav tünelleri, volkanik faaliyetler sırasında yüzeyin katılaşmasına rağmen alttaki lav akışının devam etmesi sonucu oluşan yeraltındaki kanallardır. Bu tür yapıların, Güneş'ten gelen yüksek enerjili radyasyonun zararlı etkilerine karşı korunaklı bir yaşam alanı sunması ve Mars’ın yüzeyinin altında var olabileceği tahmin edilen su nedeniyle yaşam için uygun alanlar olabileceği tahmin ediliyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

1772 yılında Wittenberg Üniversitesi’nden Johann Daniel Titius gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıkları arasında bir ilişki olduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler genç yıldızların etrafında dönen gaz ve toz bulutlarının içinde doğar. Bir araya gelen toz zerreleri giderek büyür; çakıl taşı, kaya ve dağ büyüklüğünde parçalar oluştururlar. 

Gökbilim ve Uzay

Boğa Takımyıldızı’ndaki Ülker (Pleiades) ve Boğa (Hyades) yıldız kümeleri kasım ayında Güneş’in batışından sonra doğu ufkunun üzerinden yükseliyor.

Gökbilim ve Uzay

Enerji kaynağı olarak güneş panellerinin kullanıldığı Vanguard 1 uydusunun fırlatılmasından bugüne güneş panelleri sayesinde uydular uzun yıllar görev yapabildi. Peki, uzay araçlarında kullanılan güneş panelleri uzaydaki zorlayıcı koşullara nasıl dayanabiliyor?

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz Güneş’te meydana gelen değişimlerin Dünya’nın iklimini nasıl etkilediğini anlatıyor.

Gökbilim ve Uzay

2007-2017 yılları arasında on civarında hızlı radyo dalgası patlaması gözlemlenmişti. Batı Avustralya’daki bir grup araştırmacıysa CSIRO Radyo Teleskobu’nu kullanarak sadece son bir yıl içinde yirmi yeni patlama tespit etti.

Gökbilim ve Uzay

Tuz Gölü, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün (TÜBİTAK UZAY) girişimleriyle uydular için Dünya üzerindeki sekiz kalibrasyon sahasından biri olarak seçilmişti.  Tuz Gölü’ndeki çalışmalar, ulusal ve uluslararası projeler kapsamında 2009 yılından bu yana devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Aralarında Sabancı Üniversitesi'nden Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan’ın da olduğu uluslararası bir araştırma ekibi RX J0806.4-4123 nötron yıldızından yayılan olağandışı bir kızılötesi ışıma tespit etti. Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan ile bu önemli çalışma üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’ndeki dev gezegenlerin arasında dolaşan çok sayıda büyük gökcismi vardır. Centaur’lar olarak adlandırılan bu gökcisimleri sıklıkla olmasa da zaman zaman Güneş Sistemi’nin içlerine doğru yönelir.

Gökbilim ve Uzay

Columbia Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ötegezegen keşfetmek için yaptıkları çalışmalar sırasında Kepler-1625b gezegeninin etrafında dolanan bir uydu keşfetti.