Skip to content Skip to navigation

Maya Medeniyetinin Sırrı Büyük Mavi Çukur’da Saklı

Pınar Dündar
19/01/2015 - 10:56

Rice Üniversitesi'nden Andre Droxler ve arkadaşlarının geçtiğimiz yıl Nature dergisinde yayımladıkları bir araştırma, Mayaların tarih sahnesinden silinmesinde kuraklığın önemli bir rol oynadığı görüşünü destekliyor.

Özellikle son yıllarda Maya medeniyetinin yok oluşunu kuraklıkla ilişkilendiren bazı çalışmalar gerçekleştirilmişti. Ancak bu çalışmalar yalnızca sınırlı bir alanda yapıldığı için bilim insanlarının tahmin yürütmesine yetecek kadar veri bulunmuyordu. Son araştırmada ise Belize yakınlarındaki Büyük Mavi Çukur’un pek çok yerinde sondaj yapılarak veri toplandı. Çıkarılan sondaj örneklerinde tortul katmanların mineral içeriği incelendi. Yüzlerce yıl boyunca üst üste biriken bu katmanlar sayesinde Mayaların yok olma sürecinde meydana gelen iklim değişikliklerinin kronolojik kaydı elde edilmiş oldu. Bu kayıtlara göre MS 800 - MS 1000 yılları arasındaki her on yılda Mayaların yaşadığı bölgede yalnızca bir ya da iki şiddetli fırtına meydana geldi. Fırtınaların yol açtığı kuraklık Mayaların bugün Meksika olarak bilinen bölgeye göç etmesine neden oldu. Ancak bu göçün hemen ardından yaşanan Küçük Buzul Çağı yeni yerleşim bölgesinde de bir kuraklık dönemi başlattı. Bilim insanları Maya medeniyetinin zorlu geçen bu kuraklık döneminin yol açtığı kıtlık ve iç savaşlar nedeniyle yok olduğunu düşünüyor.

MS 300 – MS 700 yılları arasında en görkemli dönemini yaşayan, mimarlık ve astronomi alanında gelişmiş Maya medeniyeti MS 800 yılından sonra yavaş yavaş yok olmaya başladı. Araştırma, bu yok oluşun nedenlerinin belirlenmesi açısından önemli bir gelişme.

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?

Yerbilimleri

Binlerce yıl toprak altında kaldıktan sonra gün yüzüne çıkarılan arkeolojik eserlerin yüzeylerindeki doğal aşınmalar arkeologlar ve yazıt bilimciler için eserleri incelemeyi zorlaştırabiliyor. Peki, araştırmacılar bu zorluğu aşmak için neler yapıyor, hangi yöntemleri uyguluyor?

Yerbilimleri

Princeton Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar yeryüzünün 660 kilometre altındaki, yukarı manto ile aşağı mantoyu birbirinden ayıran katmanda devasa “dağlar” olduğuna işaret ediyor. Wenbo Wu, Sidao Ni ve Jessica Irving tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Yerbilimleri

Deprem konusunda uluslararası düzeydeki üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Mustafa Erdik ile deprem ve Türkiye’deki deprem çalışmalarıyla ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yerbilimleri

Fotoğrafta gördüğünüz neredeyse dikdörtgen prizma biçimindeki beyaz yapı tamamen doğal yollarla oluşmuş bir buzdağı.

Yerbilimleri

Geçmişte  Britanya Adası’nın iki antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğu düşünülürdü. Ancak Plymouth Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar Britanya Adası’nın iki değil üç antik kıtanın çarpışması sonucunda oluştuğuna işaret ediyor.

Yerbilimleri

Mavi delikler, deniz seviyesinin günümüzden daha düşük olduğu buz devirlerinde oluşmuş obruklardır. Genellikle kenarları dik, ağzı daire biçimdeki bu çukurlar deniz seviyesi yükseldikten sonra su altında kalmış.

Yerbilimleri

Colorado ve Montana üniversitelerinden bilim insanları büyük depremlerin sıklığı ile Dünya’nın dönüş hızındaki çok küçük değişimler arasında bir b

Yerbilimleri

Bilinen en eski soyut çizim Güney Afrika’daki Bolombos Mağarası’nda keşfedildi. Günümüzden 70.000 yıl öncesine tarihlendirilen aşı boyalı figür, daha önceleri bilinen en eski soyut çizimden 30.000 yıl daha eski.

Yerbilimleri

Yazar ve fotoğrafçı Anthony Murphy, İrlanda’daki Boyne Vadisi’nin yakınındaki arkeolojik bölgede binlerce yıldır gizli kalmış antik bir yapı keşfetti. Murphy, bölgeyi döner kanatlı insansız hava aracı (drone) ile görüntüledi.