Skip to content Skip to navigation

Minyatür Sanatı

Prof. Dr. Levent Mercin
03/04/2019 - 16:37

Tiflis’teki Osmanlı ordusunu gösteren bir minyatür

Minyatür çok ince işlenmiş, küçük boyutlu, kendine has boyama tekniği ve anlatım dili olan geleneksel bir resim sanatıdır. El yazması eserlerde konuya açıklık getirmek amacıyla metni desteklemek için uygulanır. Bu sanatı yapan kişilere nakkaş denir.

Minyatürler, kitaplardaki metinleri görselleştirmek amacıyla kişileri ve olayları tasvir etmek için uygulandığından çok küçük boyutludur. Bu sanatta resim sanatında olduğu gibi ışık-gölge, oran-orantı ve perspektif kuralları (resimdeki nesnelerin konumlarının ve boyutlarının belirlenmesinde resme bakan kişiye olan uzaklıklarının dikkate alınması) çoğunlukla uygulanmaz. Uzaklık, renkle ya da gölge ile ifade edilmez. İnsan figürleri kişilerin önem sırasına göre daha büyük ya da daha ayrıntılı çizilir. Minyatürlerde mimari unsurlar (örneğin binalar, köprüler) için de aynı durum geçerlidir. Minyatürde önemsenen kişi veya yer oran olarak diğer mimari unsurlara göre daha büyük çizilir.

Minyatürde ayrıntı yani detaylar fazladır. Ağaçlar, yapraklar, çiçekler, insan ve hayvan figürleri, iç mekân düzenlemeleri gibi unsurlar tüm ayrıntılarıyla verilir. Renkler gerçeğe bağlı kalmaksızın kullanılır. Örneğin kayalar pembeye, atlar maviye, dağlar ve tepeler eflatun ve sarıya boyanabilir. Kullanılan renkler genellikle canlı ve parlaktır.

Yukarıdaki minyatürde Kanuni Sultan Süleyman, Barbaros Hayrettin Paşa’yı kabul ederken resmedilmiş. Minyatürde padişahın tahtının renklendirilmesinde altın kullanılmış.

Minyatürde altın ve gümüş sıklıkla kullanılır. İnsanların kıyafetlerinde, çeşitli eşyalarda, doğanın resmedildiği bulut ve gökyüzü gibi yerlerde altın, deniz ve akarsularda ise gümüş tercih edilir.

Geçmişte minyatürler tarihî olayları, seferleri, kişileri, sosyal ve kültürel hayatı yansıtırdı. O dönemde yapılan minyatürler kitap sayfası boyutunda ya da daha küçük boyutta ve çoğunlukla dikey biçimde uygulanırdı. Minyatürlerde doğa resmedilmişse ağaçlar, bitkiler, yeryüzü şekilleri gibi unsurlar ayrıntılı ve gerçekçi biçimde anlatılırdı. Eğer minyatürde sultan yer alıyorsa içerik, figürler ve detaylar ön plana çıkarılır, doğa ise arka planda kalırdı.

Minyatür, Doğu ve Batı dünyasında çok eskiden beri bilinen bir resim sanatı türüdür. Minyatürün ilk defa Doğu medeniyetlerinde ortaya çıktığı, daha sonra Batı medeniyetleri tarafından uygulanmaya başlandığı düşünülüyor. Doğu ve Batı minyatürleri biçimsel açıdan hemen hemen benzerdir. Ancak kullanılan renkler ve figürler açısından aralarında farklar vardır. Doğu minyatürlerinin çevresi çoğu kez tezhip (altınla süsleme) olarak isimlendirilen süsleme sanatıyla süslenmiştir.

Geçmişte minyatürde, tezhip sanatında olduğu gibi, bitkilerin kök ve gövdelerinden, çeşitli topraklardan ve metal oksit bileşiklerinden elde edilen boyalar kullanılırdı. Günümüzde ise genellikle sulu boya, guaj boya ve akrilik boya kullanılıyor. Ayrıca altın ve gümüş de tercih edilebiliyor.

Toprak boyalara, altın ve gümüşe yapışkan özellik kazandırmak için Arap zamkı ismi verilen bir madde eklenirdi. Minyatürlerdeki çizgileri çizmek ve ince ayrıntıları göstermek için yavru kedilerin tüylerinden yapılan çok ince fırçalar kullanılırdı. Boyama işi için de farklı kalınlıklarda fırçalar tercih edilirdi.

Minyatür yapılacak kâğıdı hem pürüzsüzleştirmek hem de daha dayanıklı hale getirmek için üzerine çeşitli maddelerden (örneğin nişasta, yumurta akı, Arap zamkı, üstübeç) yapılan ve ahar olarak isimlendirilen bir karışım sürülürdü. Renklere saydamlık kazandırmak için bu yüzeyin üzerine bir kat da altın tozu sürülürdü.

El yazması eserlerde minyatürlerin etrafına halkȃr ya da zerefşân ismi verilen süslemeler yapılırdı. Halkȃr; tezhip, minyatür ve hat eserlerinin etrafını çevreleyen, genellikle altınla yapılan, daha büyük motiflerin kullanıldığı ve motiflerin görece daha seyrek yerleştirildiği, uygulaması görece kolay olan bir süsleme türüdür. Zerefşân ise altın serpilerek yapılan süsleme tekniğindir. Bu süsleme teknikleri daha sade bir görünüme sahiptir, böylece eserin kendisi ön planda yer alırken etrafındaki süsleme ikinci planda kalır.

Geçmişte kitap süsleme sanatı olarak uygulanan minyatür, günümüzde bağımsız bir sanat dalı olarak varlığını sürdürüyor. Aynı zamanda tezhip ve ebru gibi farklı süsleme sanatları ile birlikte de uygulanabiliyor. Günümüzde bilgisayar ortamında tasarlanan minyatürler de var. Bu tür minyatürlerde tasarımın bütün aşamaları (örneğin kompozisyon tasarımı, renklendirme) bilgisayar aracılığıyla gerçekleştiriliyor.

Kaynaklar:

 
Yazar Hakkında:
Prof. Dr. Levent Mercin
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

1960’lı yıllarda sinema endüstrisinde büyük değişimler yaşandı. Adlarını sinema tarihine kazımış, vizyona girdikleri dönemde yoğun ilgi gören filmlerin üretildiği bu dönem “Sinemada Yeni Hollywood” olarak anılır.

Sosyal Bilimler

Bir şehrin, bir sarayın ya da bir evin… Türk kültüründe ve tarihinde kapılar büyük öneme sahip. Dünyanın önemli şehirlerinde de olağanüstü güzellikte farklı tarihî kapılar var. Bu kapılar hem tasarımları hem de üzerlerindeki desenler ve işlemelerle dikkat çekiyor. Biz de Bilim Genç olarak kasım ayında objektiflerinizi çevrenizdeki ilgi çekici kapılara odaklamanızı istiyoruz.

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK’ın bilim kültürünün ve iletişiminin toplumda yaygınlaştırılmasını amaçlayan 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları, 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları ve 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı proje başvuruları başladı.

Sosyal Bilimler

Biz de Bilim Genç olarak ekim ayında objektiflerinizi çevrenizdeki müze ve bilim merkezlerine odaklamanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #MüzelerveBilimMerkezleri etiketini eklemeyi unutmayın. 

Sosyal Bilimler

1950’li yıllardan 1960’lara gelinirken değişen sinema seyircisi ve salonlar sinemanın bugüne kadar olan dönüşümünün de habercisi olmuştu. Aynı dönemde özellikle bilim kurgu türündeki filmlerin sayısında artış yaşandı.

Sosyal Bilimler

2019 yılı güz dönemi için başvurular başladı. Konuşmacı olmak isteyen bilim insanları ve etkinliklere ev sahipliği yapmak isteyen kurumlar 07 Ekim 2019’a kadar TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ne başvurabilirler.

Sosyal Bilimler

Bilim tarihi alanında doğa bilimleri ve tıp tarihi konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları nedeniyle TÜBİTAK tarafından 2019 Yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Bilim Tarihi Ödülü’ne layık görülen Ankara Üniversitesi’nin emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Esin Kahya ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sosyal Bilimler

Kültürel gelişim ve yaratıcılığa yatırım yapan şehirlerin arasındaki bağı güçlendirmek için kurulan Yaratıcı Şehirler Ağı’na üye şehirlerin belediye başkanlarını ve üst düzey yöneticilerini bi araya getiren UNESCO Yaratıcı Şehirler Konferansı’na 2021 yılında İstanbul ev sahipliği yapacak.

Sosyal Bilimler

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu avantajlardan en etkili şekilde yararlanabilmek ve bu teknolojileri kullanırken karşı karşıya kalınabilecek riskleri azaltmak için dijital medya okuryazarlığı becerisine sahip olmak gerekiyor.

Sosyal Bilimler

Eylül ayında okula dönüş heyecanını fotoğraflarınıza yansıtmanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #OkulaDönüş etiketini eklemeyi unutmayın.