Skip to content Skip to navigation

Örümcek Ağları ve Elektrik

Dr. Mahir E. Ocak
16/11/2017 - 14:11

Oxford Üniversitesi'nin Zooloji Bölümü’nde çalışan araştırmacılar, örümcek ağlarının, üzerlerindeki yapışkan maddelerin elektriksel özellikleri sayesinde esneyebildiğini gösterdi. Örümcek ağları, yakınlarından elektrik yüklü bir cisim geçtiği zaman esniyor ve böylece avların yakalanması kolaylaşıyor.

Araştırma grubunun lideri Prof. Vollrath, neredeyse tüm uçan böceklerin elektriksel alandaki değişimleri algılayabildiğini belirtiyor. Bu hayvanların sahip olduğu antenler, bir duyu işlevi görüyor. Antenlerin uç kısımları elektrik yüklü ve antenler gövdeye yalıtkan malzemelerle bağlı olduğu için bu elektrik yükü vücudun diğer kısımlarındakinden farklı. Böcekler elektrik yüklü cisimlere yaklaştığı zaman antenler elektriksel kuvvetler nedeniyle hareket ediyor ve bu hareket böcekler tarafından algılanıyor. Böylece elektrik yüklü cisimler fark edilebiliyor. Araştırmacılar, antenleri sayesinde böceklerin örümcek ağlarını da algılayabileceğini belirtiyor. Ancak örümcek ağlarındaki elektrik yükü görece küçük olduğu için böcekler, ağları ancak ağlara birkaç milimetre mesafedeyken algılayabilir ki, bu mesafe böceklerin örümceklere yem olmaktan kurtulabilmesi için yeterli olmayabilir.

Örümcek ağlarına takılanlar sadece avlar değil. Hava ile taşınan pek çok madde de örümcek ağlarına takılıyor. Araştırmacılar bu durumun çevre kirliliği hakkında veri toplamak için kullanılabileceğini söylüyor. Çevre kirliliğine sebep olan bazı maddeler de hava ile taşınırken örümcek ağlarına yapışıyor. Teknoloji ürünü pahalı aletler kullanmak yerine örümcek ağlarına takılan maddeleri inceleyerek de çevre kirliliği hakkında bilgi toplanabilir.

 

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde kış ile yaz mevsimi arasındaki geçişin etkilerini gözlediğimiz nisan ayında objektiflerinizi doğada yaşanan değişimlere odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #CanlananTabiat etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar değerlendirildi ve ayın en beğenilen fotoğrafları belirlendi.

Biyoloji

Yeni Zelanda’da yüksek volkanik etkinliğe sahip bir bölgedeki bitkiler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda aşırı sıcak topraklarda yaşayabilen bitkilere rastlandı. Yeni Zelanda’daki Landcare Research’ten Mark Smale ve ekibi Yeni Zelanda’nın North Adası’ndaki Taupao Volkanik Alanı’nda incelemeler yaptı.

Biyoloji

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde mayıs ayında objektiflerinizi yaşadığınız bölgeye özgü bitki türlerine odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #EndemikBitkiler etiketini eklemeyi unutmayın.

Biyoloji

Balinaların ses çıkarabildiği ve birbirleriyle iletişim kurabildiği biliniyor. Ancak bugüne kadar bu canlıların nasıl duyduğu anlaşılamamıştı. Balinaların hem büyüklükleri hem de okyanuslarda yaşamaları bilimsel araştırmaları zorlaştırıyordu.

Biyoloji

Avustralya’nın Sidney şehrindeki Garvan Enstitüsü araştırmacıları ilk defa i-motifi adı verilen farklı bir yapıdaki DNA’nın da insan vücudunda var olduğunu gösterdi. 

Biyoloji

Bir bölgede yaşayan belirli bir canlı türünün sayısını nasıl hesaplayabilirsiniz? “Canlıların tamamını tek tek yakalayıp sayarak” şeklinde bir çözüm aklınıza gelmiş olabilir. Ancak canlıların tamamını yakalamak, özellikle canlı sayısının çok yüksek ve canlıların yaşadığı bölgenin çok geniş olması durumda, mümkün değildir.

Biyoloji

Balinalar suda yaşayan memeli türlerinden biridir. Deniz memelilerinin karada yaşayan memeli türlerinden önemli bir farkı var. Suyun altında çok uzun süre nefeslerini tutabiliyorlar. Örneğin insanlar en fazla birkaç dakika nefeslerini tutabilirken, bazı balina türleri iki saat nefes almadan suyun altında kalabiliyor.

Biyoloji

Bu yıl 49.’su düzenlenen TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın final sergisi 16-18 Nisan tarihleri arasında Antalya Kepez Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Biyoloji

Japonya’daki RIKEN Sürdürülebilir Kaynaklar Bilim Merkezi’nde çalışan bir grup araştırmacı bitkilerin su kaybetmesini önleyen bir hormon keşfetti.

Biyoloji

Japon kâğıt katlama sanatı origami ile birbirinden farklı objeler tasarlamak mümkün. Peki aynı el sanatını kâğıt yerine DNA’yı (deoksiribonükleik asit) kullanarak gerçekleştirebilir miyiz?