Skip to content Skip to navigation

Samanyolu Gökadası’nın Şeklini Nasıl Biliyoruz?

Dr. Tuba Sarıgül
13/02/2016 - 17:20

Samanyolu Gökadası’nın çubuklu sarmal yapıda olduğu tahmin edilse de gerçek şeklinin nasıl olduğunu aslında bilmiyoruz. Gökadamızın dışarıdan nasıl göründüğünü öğrenebilmek için ışık hızına yakın bir hızla hareket edebilen bir kamerayı gökadanın dışına göndermeyi başarsak bile, bu aracın yeterince uzağa ulaşması binlerce yıl sürerdi.

Dünya’dan çekilen fotoğraflarından Samanyolu Gökadası’nın görünen kısmının bir şerit şeklinde olduğu ve yıldızların bu şerit boyunca yoğunlaştığı gözlendi. Buradan Samanyolu’nun disk şeklinde bir gökada olduğu anlaşıldı. Ayrıca genç yıldızların etrafını çevreleyen gaz bulutlarındaki yüksüz ve iyonlaşmış hidrojenin yoğunluğunun ve yıldızların dairesel hareketlerinin ölçülmesi sonucu Samanyolu Gökadası’nın sarmal yapıda olduğu belirlendi.

NASA

Başlarda Samanyolu Gökadası’nı, yıldızlararası ortamda bulunan toz ve gaz bulutları nedeniyle, görünür ışığı kullanarak gözlemlemek mümkün olmamıştı. Bu nedenle radyo dalga boyunda yapılan gözlemlerde, gökadamızın dört ana koldan oluşan sarmal bir yapıda olduğu, merkezinin toz ve gaz bulutlarından oluştuğu belirlendi. Kızılötesi dalga boyunda gerçekleştirilen sonraki gözlemler ise gökadanın merkezinden dışarı doğru genişleyen çubuksu bir yapının varlığını ortaya çıkardı. NASA Spitzer Uzay Teleskobu tarafından elde edilen kızılötesi görüntüler, Samanyolu Gökadası’nın merkezindeki bu çubuksu yapının iki ana kol (Scutum-Centaurus ve Perseus) ve bunlar arasında yer alan daha küçük iki kol (Norma ve Sagittarius) tarafından çevrelendiğini gösterdi. Ana kollar genç ve eski yıldızlardan oluşurken küçük kollar yıldız oluşum bölgelerini ve gaz bulutlarını barındırıyor. Bu tür veriler bir araya getirilerek Samanyolu Gökadası haritalanabiliyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Model uydu yarışması CanSat Competition 2018’de Bülent Ecevit Üniversitesi grizu-263 takımı ikinci oldu.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) tarafından düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 20-23 Eylül 2018 tarihlerinde, İstanbul Yeni Havalimanı Yerleşkesi'nde gerçekleştiriliyor.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK 20-23 Eylül’de İstanbul Yeni Havaalanı’nda düzenlenen TEKNOFEST’te bilim ve teknoloji severler ile buluşuyor.

Gökbilim ve Uzay

2009 yılında Beta Pictoris adlı yıldızın etrafında Jüpiter’den yedi kat daha büyük kütleli bir gezegen keşfedilmişti. 2018 yılının başında uzaya amacı bu sistemi gözlemek olan bir uydu fırlatıldı.

Gökbilim ve Uzay

Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan araştırmaya göre  TRAPPIST-1 yıldızının yaşanabilir bölgesinin içinde yer alan üç gezegende suyun bulunması mümkün.

Gökbilim ve Uzay

Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran 2 Eylül’ü 3 Eylül’e bağlayan gece birbirine çok yakın görünecek.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması 20-23 Eylül’de İstanbul 3. Havalimanı’nda gerçekleştirilecek. Yarışmaya yurt içinden 294, yurt dışından 18 takım başvurdu.

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nde (TÜBİTAK UZAY) üretim ve test süreçleri devam eden Hall Etkili İtki Motoru Geliştirme Altyapı Projesi (HALE) projesi ürünü olan itki motorunun işlevsel ve performans testleri geçen ay gerçekleştirildi.

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) ait Mars Express uzay aracı tarafından elde edilen veriler Mars’ın güney kutbunun derinlerinde sıvı halde su bulunduğuna işaret ediyor.

Gökbilim ve Uzay

NASA, Güneş’i incelemek amacıyla yeni bir sondayı 12 Ağustos'ta uzaya gönderdi. Sondanın görevini başarıyla yerine getirebilmesi için aşırı yüksek sıcaklıklarla baş etmesi gerekecek.