Skip to content Skip to navigation

Sivrisineklerin Gizli Kaçış Yöntemi: Hayalet Kalkış

Dr. Tuba Sarıgül
23/11/2017 - 09:10

Üzerimize konan sivrisinekler tekrar uçmaya başladığında genellikle fark edemeyiz. Peki, neden?

Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesi’nden ve Hollanda’daki Wageningen Üniversitesi’nden bilim insanları, sivrisineklerin fark edilmeden kaçabilmelerinin sırrının kanatlarını güçlü ve hızlı bir şekilde çırparak havalanmaları olduğunu belirledi. Araştırmanın sonuçları Journal of Experimental Biology dergisinde yayımlandı.

Kanla beslenen sivrisinekler beslendikleri canlının üzerinden havalanırken vücut kütlelerine eşit miktarda besin taşıyabilir. Yakalanmadan kaçmaları ise ne kadar hızlı uzaklaştıklarına bağlıdır. Araştırmacılar ağırlıklarındaki belirgin artışa rağmen sivrisineklerin nasıl fark edilmeden kaçmayı başardıklarını belirlemek için, Anopheles coluzzii türü sıtma sivrisineklerinin hareketlerini yüksek hızda görüntü kaydedebilen kameralar kullanarak üç boyutlu olarak inceledi.

 

 

Wangeningen University and UC Berkeley

Sonuçta sivrisineklerin havalanmadan 30 milisaniye önce kanatlarını çırpmaya başladıkları görüldü. Ayrıca sivrisineklerin kalkış sırasında kanatlarını saniyede 600 kez çırptıkları anlaşıldı. Elde edilen veriler, kanatların bu şekilde hareket etmesi sayesinde sivrisineklerin havalanırken bulundukları yüzeye uyguladıkları itme kuvvetinin %60’tan fazla azaldığını gösteriyor. Ayrıca sivrisineklerin bacaklarının hayli uzun olması da üzerinde bulundukları canlı tarafından fark edilmeden havalanmalarını sağlayan etkenlerden. Sirke sineklerinin havalanırken bulundukları yüzeye uyguladıkları itme kuvveti sivrisineklerinkinden yaklaşık 4 kat fazla.

Sivrisinekler sıradışı kalkış yöntemleri sayesinde kütleleri belirgin miktarda artmasına rağmen beslendikleri canlının üzerinden havalanırken fark edilmeden uzaklaşabiliyor.

 

İlgili İçerikler

Fizik

Söz konusu elektronlar, protonlar gibi “noktasal” parçacıklar olduğunda aynı işaretli elektrik yüklerinin birbirini ittiği, zıt işaretli elektrik yüklerinin birbirini çektiği bilinir. Ancak çok sayıda elektrik yüklü noktasal parçacığın bir araya gelmesiyle oluşan “bileşke” parçacıklarda durum farklıdır. 

Fizik

Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Romer, ışık hızını belirlemek için çalışmalar yapan ilk bilim insanlarından biridir. Romer, yaptığı uzun süreli gözlemler sonucunda Jüpiter’in uydularından Io’nun iki tutulması arasında geçen zamanlarda farklılıklar tespit etti.

Fizik

Bu etkinliğimizde yenilenebilir enerji kaynaklarından güneş enerjisinin farklı enerji türlerine dönüştüğünü gözlemleyebileceğimiz bir düzenek tasarlayacağız.

Fizik

James Watt’ın buhar motorunu keşfetmesi Sanayi Devrimi’nin başlangıcı olarak kabul edilir. James Watt, buhar motorunu madenlerde ortaya çıkan suyun dışarı pompalanması için etkili bir yöntem ararken geliştirdi. İlk yazımızda Arşimet, 12. yüzyılda yaşayan el-Cezeri ve 16. yüzyılda yaşayan Takiyüddin’in suyun yukarı taşınması için geliştirdikleri düzenekleri anlatmıştık.

Fizik

Uluslararası bir araştırma grubu, araçların arka kısımlarına hava püskürten cihazlar yerleştirerek hava sürtünmesini azaltmayı başardı. Dr. Ruiying Li ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Physical Review Fluids’te yayımlandı.

Fizik

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemelerden güneş enerjisi ile çalışan bir yel değirmeni düzeneği tasarlayarak enerji dönüşümünü gözlemleyeceğiz.

Fizik

Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü ve Zürih Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, aşırı derecede düşük sıcaklıklara soğutulduğunda bile suyun donmasını engelleyen bir yöntem geliştirdi. 

Fizik

Nano ölçekteki malzemelerin özelliklerinin anlaşılması için gerçekleştirdiği uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Hasan Şahin ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fizik

Gözümüz karanlık veya aydınlık ortamlarda, nesnelerin çok uzakta ya da çok yakında olduğu durumlarda net görüntüler oluşturabiliyor. Etkileyici fotoğraflar çekebilmek içinse fotoğraf makinesinde doğru ayarların yapılması gerekiyor. Gelin, görüntü oluşturma özelliğine sahip olan insan gözü ile fotoğraf makinesini karşılaştıralım.

Fizik

İletken, yüksüz iki levhanın birbirine paralel biçimde boşlukta konumlandırıldığını düşünelim. Klasik elektromanyetik kuram levhalara net bir elektriksel kuvvet etki etmeyeceğini söyler. Ancak gerçekte durum çok daha farklıdır.