Skip to content Skip to navigation

Süperdünyalardaki Egzotik Maddeler

Dr. Mahir E. Ocak
01/02/2016 - 14:15

Süperdünyalar, kütlesi Dünya’nınkinin birkaç katı civarında olan gezegenlerdir. Güneş Sistemi’nde bir süperdünya yok. Ancak yakın zamanlarda yapılan ötegezegen araştırmaları, evrende çok sayıda süperdünya olduğunu gösteriyor.

Süperdünyaların kütleleri çok büyük olmadığı için yapıları Jüpiter ve Uranüs gibi gaz devlerine değil, Dünya ve Mars gibi kaya çekirdekli gezegenlere benziyor. Ancak Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacının Prof. Dr. Artem Oganov önderliğinde yaptığı çalışmalar bu gezegenlerde Dünya’da bulunmayan pek çok egzotik maddenin var olabileceğini gösteriyor.

Yerkabuğunda magnezyum, silisyum ve oksijen içeren bileşikler -örneğin MgO, SiO2 ve MgSiO3- bulunur. Araştırmacıların Scientific Reports’ta yayımladıkları sonuçlarsa Dünya’da bulunmayan ve klasik kimya yasalarıyla açıklanamayacak SiO, SiO3, MgO3, MgO2, Mg3O2, MgSiO12, MgSiO6 gibi bileşiklerin süperdünyalarda oluşabileceğini gösteriyor.

Süperdünyalarda oluşabilecek egzotik maddelerin çoğu -Dünya’daki magnezyum, silisyum ve oksijen içeren bileşiklerin aksine- iletken veya yarı iletken. Bu durum süperdünyaların çok güçlü manyetik alanlara sahip olabileceği anlamına geliyor. Manyetik alanlar, gezegenlerin zararlı ışınlardan koruyan bir kalkan görevi gördüğü için, süperdünyalar, Dünya benzeri gezegenlere göre yaşama daha elverişli koşullara sahip olabilir.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) çalışan bir grup araştırmacı, hareketli aksamları olmayan bir itki sistemi tasarladı, üretti ve başarıyla test etti. Dr. Haofeng Xu ve arkadaşlarının Prof. Dr. Steven Barrett önderliğinde yaptığı çalışmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Gökyüzünde en kolay fark edilen takımyıldızlardan biri olan Avcı (Orion) Takımyıldızı, kış aylarında Kuzey Yarımküre’de gökyüzünün en önemli simgelerindendir. Bu nedenle de kış mevsiminin gelişinin habercisi olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz “Güneş Sistemi’nde başka bir gezegende yaşabilir miydik?” sorusunu, en yakınımızda olan Merkür, Venüs ve Mars’ın iklimi ve bu gezegenlerde yaşama imkânı üzerinden açıklıyor.

Gökbilim ve Uzay

Yerli uyduların mercek, prizma ayna gibi optik bileşen ihtiyacını karşılayacak Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü çatısı altında kuruldu.

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) 20. yaş gününü kutluyor. ISS’yi oluşturan ilk modül olan Zarya, 20 Kasım 1998’de fırlatılmış ve Dünya’nın çevresindeki yörüngesine yerleşmişti.

Gökbilim ve Uzay

1772 yılında Wittenberg Üniversitesi’nden Johann Daniel Titius gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıkları arasında bir ilişki olduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler genç yıldızların etrafında dönen gaz ve toz bulutlarının içinde doğar. Bir araya gelen toz zerreleri giderek büyür; çakıl taşı, kaya ve dağ büyüklüğünde parçalar oluştururlar. 

Gökbilim ve Uzay

Boğa Takımyıldızı’ndaki Ülker (Pleiades) ve Boğa (Hyades) yıldız kümeleri kasım ayında Güneş’in batışından sonra doğu ufkunun üzerinden yükseliyor.

Gökbilim ve Uzay

Enerji kaynağı olarak güneş panellerinin kullanıldığı Vanguard 1 uydusunun fırlatılmasından bugüne güneş panelleri sayesinde uydular uzun yıllar görev yapabildi. Peki, uzay araçlarında kullanılan güneş panelleri uzaydaki zorlayıcı koşullara nasıl dayanabiliyor?

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz Güneş’te meydana gelen değişimlerin Dünya’nın iklimini nasıl etkilediğini anlatıyor.