Skip to content Skip to navigation

Süpernova Patlaması Görüntülendi

Dr. Mahir E. Ocak
29/03/2016 - 16:40

Uluslararası bir araştırma grubu iki ayrı süpernovayı patlama sırasında görüntülemeyi başardı.

Kütlesi Güneş’inkinin 10 ila 20 katı olan yıldızlar, ömürlerinin sonlarına doğru şişerek süperdevlere dönüşür. Bu sırada o kadar büyürler ki çapları Dünya’nın yörüngesinin ortalama çapından bile daha büyük olur. Süperdevler yakıtlarını tükettikten sonra kütleçekimi etkisiyle çökmeye başlarlar ve süreç bir süpernova patlamasıyla sonuçlanabilir.

Evrenin hangi bölgesinde ne zaman bir süpernova patlaması yaşanacağı önceden tahmin edilemediği için, süpernova patlamalarını keşfetmeye çalışan gökbilimciler uzayın farklı bölgelerini sürekli gözlemler.

Kepler Uzay Teleskobu’nu kullanarak çalışmalar yapan bir grup gökbilimci 2011 yılında iki ayrı süpernovayı patlama gerçekleşirken gözlemlemeyi başardı. Patlayan yıldızların biri Güneş’in 300 katı büyüklükte ve 700 milyon ışık yılı uzaklıkta, diğeriyse Güneş’in 500 katı büyüklükte ve 1,2 milyar ışık yılı uzaklıktaydı. Araştırmacılar gözlemledikleri süpernova patlamalarıyla ilgili detaylı çalışmalarını yakın zamanlarda arXiv’de yayımladı.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Dergimizin 31 Aralık 2017 tarihinden bugüne Yayın Danışma Kurulu Üyeliğini yürüten Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berahitdin Albayrak’ı, 13 Aralık 2018 Perşembe günü meydana gelen tren kazasında kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Tren kazasında hayatını yitiren diğer vatandaşlarımızla birlikte, Hocamıza Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm Ankara Üniversitesi camiasına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Gökbilim ve Uzay

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) çalışan bir grup araştırmacı, hareketli aksamları olmayan bir itki sistemi tasarladı, üretti ve başarıyla test etti. Dr. Haofeng Xu ve arkadaşlarının Prof. Dr. Steven Barrett önderliğinde yaptığı çalışmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Gökyüzünde en kolay fark edilen takımyıldızlardan biri olan Avcı (Orion) Takımyıldızı, kış aylarında Kuzey Yarımküre’de gökyüzünün en önemli simgelerindendir. Bu nedenle de kış mevsiminin gelişinin habercisi olarak kabul edilir.

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz “Güneş Sistemi’nde başka bir gezegende yaşabilir miydik?” sorusunu, en yakınımızda olan Merkür, Venüs ve Mars’ın iklimi ve bu gezegenlerde yaşama imkânı üzerinden açıklıyor.

Gökbilim ve Uzay

Yerli uyduların mercek, prizma ayna gibi optik bileşen ihtiyacını karşılayacak Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü çatısı altında kuruldu.

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) 20. yaş gününü kutluyor. ISS’yi oluşturan ilk modül olan Zarya, 20 Kasım 1998’de fırlatılmış ve Dünya’nın çevresindeki yörüngesine yerleşmişti.

Gökbilim ve Uzay

1772 yılında Wittenberg Üniversitesi’nden Johann Daniel Titius gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıkları arasında bir ilişki olduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler genç yıldızların etrafında dönen gaz ve toz bulutlarının içinde doğar. Bir araya gelen toz zerreleri giderek büyür; çakıl taşı, kaya ve dağ büyüklüğünde parçalar oluştururlar. 

Gökbilim ve Uzay

Boğa Takımyıldızı’ndaki Ülker (Pleiades) ve Boğa (Hyades) yıldız kümeleri kasım ayında Güneş’in batışından sonra doğu ufkunun üzerinden yükseliyor.

Gökbilim ve Uzay

Enerji kaynağı olarak güneş panellerinin kullanıldığı Vanguard 1 uydusunun fırlatılmasından bugüne güneş panelleri sayesinde uydular uzun yıllar görev yapabildi. Peki, uzay araçlarında kullanılan güneş panelleri uzaydaki zorlayıcı koşullara nasıl dayanabiliyor?