Skip to content Skip to navigation

Türkiye’nin Kırlangıçkuyrukları

Ayşenur Okatan
07/08/2019 - 17:27

Dünyanın birçok yerinde bulunan kırlangıçkuyruklar yaklaşık 560 türe sahip bir kelebek ailesidir. İsimlerini, bazı türlerin kanatlarının altındaki kuyruğa benzer uzantılardan alırlar. Çoğunlukla tropik bölgelerde yaşarlar. Kanatları genellikle parlak siyah, mavi ve yeşil renkte olup üzerlerinde sarı, turuncu, kırmızı, yeşil ve mavi benekler bulunur. Bu renkler dişi ya da erkek olmalarına ve mevsime göre değişebilir. Birçok türü kanat şekillerini, renklerini ve desenlerini zehirli kelebek türlerine benzeterek avcılarını korkutur.

Kırlangıçkuyruklar da diğer kelebekler gibi çiçeklerden topladıkları bal özüyle beslenir.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde kırlangıçkuyruk ailesinden birçok kelebek türü bulunur. İşte bu türlerden bazıları:

 

Kırlangıçkuyruk Kelebeği

Kırlangıçkuyruk kelebekleri Avrupa’daki birçok ülkede, Akdeniz kıyılarında, Asya ülkelerinde ve Kuzey Amerika’da yaşar. Türkiye’de ise Marmara, Ege, Akdeniz, Trakya ve İç Anadolu bölgelerinde bulunurlar. Kanat açıklıkları 65-80 mm arasındadır. Kanatlarında siyah çizgilerle çevrili, sarı renkte büyük açıklıklar bulunur. Kanatlarının altında mavi ve kırmızı benekler vardır, üst kısım ise siyah damarlarla bölünmüştür. Kanatlarının uç kısmında kuyruğa benzer yapılar vardır. Kırlangıçkuyruk kelebeklerinin kuyruğa benzer yapıları, erik ve kaplan kırlangıçkuyruk kelebeklerinkinden daha kısadır.

Kozadan çıkmış kırlangıçkuyruk kelebeği

 

Erik Kırlangıçkuyruk Kelebeği

Erik kırlangıçkuyruk kelebeği

 

Erik kırlangıçkuyruk kelebekleri Avrupa, Asya ve Türkiye’nin birçok yerinde yaşar. Kanat açıklıkları erkeklerde 76-82 mm, dişilerde ise 80-86 mm arasındadır. Yavaş ve süzülerek uçarlar. Alpler’de 2000 m yükseklikte bulunabilirler. Kanatları krem ya da açık sarı renkte olup üzerlerinde kaplan postuna benzeyen siyah çizgileri bulunur. Genellikle çakal eriğinin bulunduğu yerlerde, açık ormanlık alanlarda, meyve bahçelerinde ve şehirlerde yaşarlar. Ömürleri 2-3 haftadır. Kırlangıçkuyruk ailesi arasında en uzun kuyruğa benzer yapıya sahip olan türdür.

Parlak renkli larvaları yapraklarla beslenir. Sahip oldukları koku bezleriyse düşmanlarına karşı kötü koku salgılamalarını sağlar.

 

Kaplan Kırlangıçkuyruk Kelebeği

Kaplan kırlangıçkuyruk kelebekleri Güney Amerika, Kuzey Afrika, Asya ve Orta Doğu’da bulunur. Türkiye’de ise Ege, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde yaşarlar. Büyük kelebeklerdendir. Kanatları sarımsı renkte olup kanatları üzerlerinde kaplan postuna benzer siyah şeritler bulunur. Kanatlarının üst görünümü ile alt görünümü birbirine çok benzer. Kanatlarının altında diğer kırlangıçkuyruklarda olduğu gibi kuyruğa benzeyen yapılar vardır. Kırlangıçkuyruk kelebekleri ve erik kırlangıçkuyruk kelebeklerinden farklı olarak antenlerinin uçları beyazdır. Yol kenarlarında, açık yamaçlarda, vadi, taşlık ve kayalık alanlarda yaşarlar.

Kaplan kırlangıçkuyruk kelebeği

Kırlangıçkuyrukların Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’nin “Düşük Riskli” kategorisinde yer alması, tehdit altında olmadıklarını ve doğadaki nüfuslarının yüksek olduğunu gösteriyor.

 

Kaynaklar:

 

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

2017’de Madagaskar’da keşfettiği yeni çekirge türleri ile tanınan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Zooloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Ünal ile araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

DNA yani deoksiribonükleik asit bütün canlı organizmaların hücrelerinde bulunan ve canlının tüm genetik özelliklerini taşıyan moleküldür. DNA ikili sarmal yapıdadır. Yani DNA’nın yapısında birbirine dolanmış şekilde iki zincir bulunur.

Biyoloji

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü tarafından düzenlenen 7. BioForm etkinliği, 27-29 Kasım tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Elektrik-Elektronik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.