Skip to content Skip to navigation

Uzay Araçları Uzayda Yüksek Hızda Hareket Eden Cisimlerden Nasıl Korunuyor?

Dr. Tuba Sarıgül
03/01/2017 - 17:00

NASA

Dünya’nın etrafında yörüngede hareket eden uzay araçları (örneğin Uluslararası Uzay İstasyonu, uydular) uzay boşluğundaki yüksek hızda hareket eden cisimlerle çarpışma tehlikesi ile karşı karşıya. Bu cisimler asteroitlerin ya da kuyrukluyıldızların kalıntıları olabileceği gibi, ömrünü tamamlamış uyduların ve roketlerin parçaları da olabilir. Ancak doğal kalıntılar olan küçük göktaşları Güneş’in etrafında hareket ederken, uzay araçlarının kalıntıları olan cisimler (genellikle yörünge kalıntıları olarak isimlendirilir) Dünya’nın etrafındaki yörüngede hareket eder. Bu nedenle yapay kalıntılar farklı görüntüleme yöntemleri kullanılarak tespit ve takip edilebilirken, küçük göktaşlarının uzun süreli olarak izlenmesi mümkün değildir.

Bu kalıntılar çok hızlı hareket ettikleri için çok küçük cisimler bile uzay araçlarına zarar verebilir. Örneğin yörünge kalıntılarının hızı saatte yaklaşık 30 bin kilometreye ulaşabilir.

NASA

Çapı 10 santimetreden büyük yörünge kalıntıları görüntüleme sistemleri tarafından tespit edilebiliyor. Radar ve teleskop gibi görüntüleme yöntemlerinden elde edilen veriler kullanılarak, uzay araçlarının yörüngelerinin üzerindeki cisimlerin listesi oluşturuluyor ve daha sonra bu cisimler sürekli olarak takip ediliyor. Dünya’nın etrafında uzay araçlarının hareket ettiği yörüngelerde çapı 10 santimetreden büyük yaklaşık 20 bin yörünge kalıntısı bulunuyor. Daha küçük cisimlerin sayısı ise hesaplamalar yoluyla tahmin ediliyor. Dünya’nın etrafındaki uyduların hareket ettiği yörüngede çapı 1 santimetreden büyük 500 binden fazla cisim olduğu öngörülüyor.

Uzay araçlarının dışında bulunan koruyucu katman, uzay araçlarını çapı 1 santimetreden küçük cisimlere karşı etkili bir şekilde koruyabiliyor. Ancak daha büyük cisimlerle çarpışmaları durumunda uzay araçları ciddi zararlar görebiliyor. Daha önce tespit edilmiş ve takip edilen daha büyük cisimlerin uzay araçlarıyla çarpışma riskinin ortaya çıkması durumunda, yön değiştirme özelliği olan uzay araçları manevra yaparak çarpışmadan kaçabiliyor. Ancak uzay araçlarının hepsinin manevra yapma yeteneği yok. Örneğin 2009’da Rusya’ya ait ve kullanımda olmayan bir uydu ABD’ye ait başka bir uydu ile çarpışmış ve çarpışma sonucu takibi yapılabilecek büyüklükte, 2000’den fazla parçacık oluşmuştu.

 

NASA

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Ay tutulması sırasında Güneş, Dünya ve Ay tam olarak aynı hizadayken Dünya, Güneş ile Ay’ın arasındadır. Bu durumda Dünya’nın gölgesi Ay’ın üzerine düşer. Ancak Ay tutulması sırasında Ay tamamen karanlıkta kalmaz.

Gökbilim ve Uzay

Aslında Dünya da uzayın bir parçası. Ancak “uzay” ifadesi ile çoğunlukla uzayın Dünya...

Gökbilim ve Uzay

Dünya’nın kütleçekimi sıvıların hareketini önemli ölçüde etkiler. Bu nedenle sıvılar Dünya’da ve ağırlıksız bir ortamda, örneğin Uluslararası Uzay İstasyonu’nda farklı şekillerde davranır.

Gökbilim ve Uzay

2017 yılında yaşanan önemli bilimsel olaylardan bir derleme...

Gökbilim ve Uzay

Özellikle NASA’nın ve SpaceX’in uzay seyahati alanındaki çalışmaları ile biliyoruz ki planlanan her şey istenildiği gibi giderse insanoğlu 2030’lu yıllarda başka bir gezegene ilk defa ayak basacak. 1965 yılında Mars’a ilk uydunun gönderilmesinden bu yana Mars’a insanlı uzay görevleri planlanıyor.

Gökbilim ve Uzay

Çıplak gözle kolayca fark edilebilen gökcisimleri (örneğin Güneş, Ay, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin bazıları, bazı yıldızlar) antik dönemlerden beri biliniyor. Bu gökcisimlerinin isimleri çoğunlukla Latince, Yunanca ve Arapça kökenli.

Gökbilim ve Uzay

Dünya’ya çarpan göktaşları meteorit olarak isimlendiriliyor. Meteoritler çok değerli jeolojik örnekler. Çünkü insanlı ya da insansız uzay araçlarının henüz gitmediği gökcisimlerinin yapısı hakkında bilim insanlarına doğrudan bulgular sağlayabiliyor.

Gökbilim ve Uzay

NASA’nın Juno uzay aracının Temmuz 2017’de Jüpiter’deki devasa fırtına olan Büyük Kırmızı Leke’nin üzerinden geçerken elde ettiği verilerden, fırtınanın gezegenin atmosferinin çok derinlerine kadar indiği anlaşıldı.

Gökbilim ve Uzay

Ses bir mekanik dalgadır ve yayılmak için bir ortamın varlığına ihtiyaç duyar. Örneğin bir enstrümandan çıkan sesler havadaki...

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) 2020’li yıllarda görevini tamamlaması planlanıyor. Uzay teknolojilerine sahip ülkeler bir sonraki uzay istasyonunun taşıması gereken özellikleri belirlemek için çalışmaya başladı