Skip to content Skip to navigation

Zamanda Yolculuk

Prof. Dr. Levent Kurnaz
19/10/2015 - 17:34

Diyelim ki gerçek dünyada değil de bilim kurgu dünyasında yaşıyoruz ve bir şekilde zamanda yolculuk yapmak mümkün. Yolculuğumuz nedeniyle meydana gelebilecek olaylar ve sonuçları hakkında birçok farklı film seyrettik ve bu filmlerin çoğu birbirleriyle çelişebilecek senaryolara dayandığından kafamız iyice karıştı. İşte, size kafanızı az da olsa rahatlatabilecek bir açıklama!

Zamanda yolculukla ilgili senaryolardaki ana düşünceleri üç gruba ayırabiliriz:

Zaman statiktir. Yani siz zamanda yolculuk yapıp herhangi bir şeyi değiştiremezsiniz, çünkü sizin özgür irade dediğiniz şey zamanda zaten vardır. Siz özgür iradenizle karar verdiğinizi düşünseniz de zaman açısından o karar zaten verilmiştir. Dolayısıyla zamanda yolculuk yaparak kendi babanızı öldürmeniz mümkün değildir, çünkü geçmişe gidip babanızı öldürmediğiniz için doğdunuz. Yaptığınız şeyler bir duvar gibi zamana kazılıdır ve değişmez.

Zaman dinamiktir. Yani siz zamanda yolculuk yaptığınızda geçmişte bazı şeyleri değiştirirseniz gelecek de değişir. Bu çok problemli bir durumdur. Diyelim ki geçmişe gidip babanızı öldürdünüz, o zaman siz doğmazsınız, siz doğmayınca gelecekte siz olmazsınız, gelecekte siz olmayınca geçmişe gidip babanızı öldüremezsiniz, öldüremeyince de siz doğarsınız ve geçmişe dönüp babanızı öldürürsünüz şeklinde sonsuz bir döngüye girersiniz. Bu durumda eğer bilim kurgu anlamında mantıklı bir zaman yolculuğu yapacak olursak zamanın ya dinamik olması ya da zamanda yolculuğa çıkan kişinin geçmişe gittiği zamanda bir değişiklik yapamayacak şekilde, mesela kimseye görünmeyen bir hologram olması gerekir.

Zaman statiktir ama paralel evrenler vardır. Bu zaman yolculuğunun en zevkli kısmıdır. Bizim yaşadığımız aslında bir zaman çizgisidir ve bu zaman çizgisinden sonsuz sayıda vardır. Biz zamanda yolculuk yapıp geçmişte babamızı öldürecek olursak başka bir zaman çizgisi yaratmış oluruz. O gelecekte artık babamız yoktur ve biz de yokuz. Ama babamızı öldürdükten sonra kendi geldiğimiz zamana dönüp yaşamaya devam edebiliriz, çünkü o yaşadığımız zaman çizgisinde babamız öldürülmemiştir.

Şimdi, bunları sinemadan birkaç örnekle anlatalım.

Terminatör 1: Zaman statiktir. Gelecekten geçmişe bir robot gönderilir ve bu robot bir kişiyi öldürerek onun doğacak çocuğunu yok etmeyi planlar. Ancak gelecekten gönderilen başka bir kahraman hem bu robotu yok eder hem de doğacak çocuğun babası olur. Gelecekten bu robot gönderilmese ardından kahraman da gönderilmeyecek, çocuk da hiç doğmayacaktı. Dolayısıyla robotun ve kahramanın gönderilmesi zamanda hep vardır.

Geleceğe Dönüş 1: Zaman dinamiktir. Zamanda geri giden bir genç kazayla annesi ile babasının tanışmasını engellediğinden kendi yaşadığı geleceğin de yok olmasına neden olur. Bu nedenle ne yapıp edip annesi ile babasının birbirlerine aşık olmalarını sağlar. Ancak olaylar olması gerekenden biraz farklı geliştiği için kendi zamanına geri gittiğinde o zamanı da değişmiş bulur. Yani üzerinde yaşanan tek bir zaman çizgisi vardır, ama o zaman çizgisi değiştirilebilir.

Terminatör 2: İlk filmde kadın ve çocuğu sağ kalmış, ama yok ettiklerini düşündükleri robotun parçaları bilim insanlarının eline geçmiştir ve onlar bu parçaların ne olduğunu anlamak isterler. Bu yolla gelecekte geçmişe giden robotu yapacaklardır. Bu nedenle kadın ve çocuğu, robottan kalan parçaları bulup yok eder ve bu şekilde kendilerini öldürmeye gelen robotların olmadığı başka bir zaman çizgisi oluşur ve orada yaşarlar. Yani alternatif zaman çizgileri mevcuttur ve zamanda yolculuk yapan biri bu alternatif zaman çizgilerinden birinin veya diğerinin seçilmesine neden olabilir. Bu tür zaman yolculuğunda aslında robotu tamamen yok etmekle o robotu gönderen geleceği de yok ederler ve çocuğun babası olan kahraman da geçmişten gelemez. Dolayısıyla zaman statik değildir ve değişik zaman çizgileri vardır.

Peki, tüm bu örneklere bakarak Yıldızlararası filminde ne tür bir zaman yolculuğu olduğunu tahmin edebilir misiniz?

1

İlgili İçerikler

Fizik

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yüzey gerilimi etkisiyle yüzen kâğıttan bir balık tasarlıyoruz.

Fizik

Fosil yakıtların alternatifi olabilecek yenilenebilir enerji kaynaklarının bulunmasına ve yaygınlaştırılmasına yönelik çabalar gün geçtikçe artıyor.

Fizik

Genel görelilik kuramı geliştirildiğinden beri pek çok testten başarıyla geçti. Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan bir makalede araştırmacılar, genel görelilik kuramının tahminleriyle uyumlu sonuçlar elde etti.

Fizik

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde yoğunluk ve basınç kavramlarından yararlanarak kendi kartezyen dalgıcımızı tasarlıyoruz.

Fizik

Metalik mavi renkli kelebekler, yanardöner renkli meyveler, altın rengi kabuğa sahip böcekler... Peki, bu renklerin hiçbirinin kaynağının boyalar ya da pigmentler olmadığını biliyor muydunuz? Öyleyse bu ışıl ışıl parıldayan renkler nasıl ortaya çıkıyor?

Fizik

ABD’de uzunluk ölçüsü olarak metre yerine yard, feet ve inç; kütle ölçüsü olarak kilogram yerine pound ve ons gibi metrik olmayan ölçü birimlerinin kullanılması dikkatinizi çekmiştir. Peki, ABD’de bu ölçü birimlerinin kullanılmasında Karayip korsanlarının da payı olduğunu biliyor muydunuz?

Fizik

Elektrik ve nükleer enerji santrallerinde soğutma amacıyla kullanılan suların büyük kısmı buharlaşarak atmosfere karışır. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacı bu kayıp suları geri kazanmak için yeni bir yöntem geliştirdi.

Fizik

Mikroakışkan çipler, mikrolitre ve daha küçük hacimlerdeki akışkanların mikro ölçekteki (metrenin milyonda biri) kanallar içerisinde kontrol edilm

Fizik

Baryon grubu parçacıklar üç kuarktan oluşur. Uluslararası bir araştırma grubu, di-Omega olarak adlandırılan bir parçacığın doğada var olabileceğini ileri sürdü. Baryon türü iki omega parçacığının bir araya gelmesiyle oluşan di-Omegaların Avrupa ve Japonya’daki parçacık hızlandırıcılarda üretilebileceği düşünülüyor.

Fizik

Farklı düğüm yapılarının dayanıklılıkları üzerine pek çok araştırma yapıldıysa da bir düğümün nasıl olup da kendi kendine açıldığına dair bir çalışma yapılmamıştı. Ta ki bir akademisyen küçük kızının ayakkabı bağcıklarının neden sürekli çözüldüğünü merak edene kadar. Bunun üzerine iki öğrencisiyle birlikte koşu sırasında ayakkabı bağcığının ne gibi etkilere maruz kaldığını yakından gözlemledi.