Skip to content Skip to navigation

Yeni Nesil Tıp Teknolojileri: Manyetik Levitasyon

Ayşenur Okatan
25/06/2020 - 11:40

Hızla gelişen teknoloji sağlık alanında hastalıkların teşhis sürecini kolaylaştıracak yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Bunlardan biri de doku mühendisliği ve üç boyutlu hücre kültürü gibi farklı alanlarda kullanılan manyetik levitasyon teknolojisi. Biz de Bilim Genç olarak, biyomühendislik alanındaki çalışmalarından dolayı 2019 TÜBA-GEBİP (Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı) Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız ile manyetik levitasyon teknolojisi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

TÜBİTAK Bilim Genç: Sizi tanıyabilir miyiz?

Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız: 1980 yılında Bursa’da doğdum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Bursa’da okudum. Lisans eğitimimi Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümünde, lisansüstü eğitimimi ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kimya Bölümünde tamamladım. Doktoramı Almanya’nın önde gelen araştırma enstitülerinden Max Planck Polimer Enstitüsünde biyoloji alanında yaptım. Ardından çalışmalarımı sürdürmek üzere Singapur’daki Malzeme Araştırmaları ve Mühendisliği Enstitüsüne katıldım. Türkiye’ye döndükten sonra İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Biyomühendislik Bölümünde çalışmaya başladım. Halen burada Biyomimetik grubu olarak öğrencilerimle birlikte araştırmalarımı sürdürüyorum.

 

TÜBİTAK Bilim Genç: Çalışma alanlarınızdan bahseder misiniz?

Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız: Önceki çalışmalarımda doğayı taklit ederek laboratuvar ortamında hücre zarına benzeyen yapılar üretme konusuna yoğunlaştım. Hücre zarının işlevini taklit edebilen bu yapay sistemlerin hastalıkların teşhisinde, ilaç taraması çalışmalarında kullanılması ve bu sistemlerden biyosensör platformları geliştirilmesi üzerine odaklandım.

Son yıllarda ise hastalık teşhisine yönelik çeşitli biyosensör sistemlerinin ve mikroakışkan çip teknolojilerinin (sıvıların akışını izlemek, denetlemek ve kontrol etmek amacıyla kullanılan, metrenin milyonda biri boyuttaki küçük çip sistemleri) geliştirilmesi ve bunların biyosensör ile doku mühendisliği alanlarındaki uygulamaları üzerine çalışıyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Manyetik levitasyon teknolojisi nedir?

Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız: Manyetik levitasyon teknolojisi hem biyosensör hem de doku mühendisliği çalışmalarında kullandığımız bir teknik. Bu teknik sayesinde canlı veya cansız varlıklar manyetik alan içerisinde, dışarıdan başka hiçbir kuvvet veya etki olmadan havada asılı kalabiliyor.

 

TÜBİTAK Bilim Genç: Manyetik levitasyon teknolojisi hangi alanlarda kullanılıyor?

Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız: Manyetik levitasyon teknolojisinin en ilginç örneklerinden biri “uçan kurbağa”dır. Bilim insanları 1990’lı yılların sonunda çok kuvvetli elektromıknatıslar kullanarak canlı bir kurbağayı manyetik levitasyon teknolojisi ile havada asılı tutmayı başardı. Bu deney sadece kurbağa ile sınırlı kalmadı; canlı ve cansız birçok varlığın kuvvetli manyetik alan etkisi ile havada asılı kalabileceği görüldü.

Manyetik levitasyon teknolojisinin kullanıldığı örneklerden bir diğeri maglev trenleridir. Bu teknoloji sayesinde maglev trenleri raylara temas etmiyor, havada asılı kalabiliyor ve sürtünme olmadığı için yüksek hızla yol alabiliyor.

Manyetik levitasyon teknolojisi, biyosensör ve doku mühendisliği gibi biyoloji ve tıp alanlarına yönelik uygulamalarda da kullanılıyor. Örneğin biz manyetik levitasyon teknolojisiyle biyosensörler geliştiriyor ve bunları çeşitli hastalıkların teşhisini daha hızlı ve ucuz hâle getirmek için kullanmayı hedefliyoruz. Yine manyetik levitasyon teknolojisiyle hücreleri havada asılı tutuyor ve bu hücreleri manyetik alanda el değmeden kullanarak üç boyutlu yapay doku modelleri geliştiriyoruz. Manyetik levitasyon çok hızlı, kolay ve düşük maliyetlerle sonuç verdiği için hastalıkların teşhisinin yanı sıra yapay doku ve organların üretilmesinde kullanılabilecek yenilikçi bir teknoloji.

Maglev trenlerinde manyetik levitasyon teknolojisi kullanılıyor.

 

TÜBİTAK Bilim Genç: Hangi alanlardan araştırmacılarla birlikte çalışıyorsunuz?

Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız: Kimya, biyoloji, fizik, çeşitli mühendislik dalları ve tıp gibi birçok alandan bilim insanlarıyla birlikte çalışıyoruz. Farklı alanlardan araştırmacılarla birlikte çalışmak hem bizi zenginleştiriyor hem de ihtiyaçlarımızı ve eksikliklerimizi belirleme ve bunları giderme konusunda ekibimize yol gösteriyor.

Biyomimetik grubu

TÜBİTAK Bilim Genç: Kariyer tercihi yapacak gençlere neler tavsiye edersiniz? 

Doç. Dr. Ahu Arslan Yıldız: Gençlere öncelikle kendilerini tanımaya çalışmalarını, onları en mutlu eden meslek neyse onu belirlemelerini ve o mesleği yapmalarını tavsiye ediyorum. Günümüzde çok para kazanmak ve önemli pozisyonlara gelmek meslek seçiminde öne çıkmaya başladı. Sırf bu nedenle hiç sevmedikleri ama bir ömür boyu yapmak zorunda oldukları bir mesleği seçmesinler. Sabah uyandıklarında severek gidecekleri, en zorlu koşullarda bile onları mutlu eden bir mesleğe yönelsinler. Vizyonlarını geniş tutsunlar, kendilerine set çekmesinler, yanılmaktan ve yanlış yapmaktan korkmasınlar. En önemlisi de hangi meslek olursa olsun çok çalışıp yaptıkları işte en iyi olmayı hedeflesinler. İşte o zaman başarı ve mutluluk beraberinde geliyor.

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Bir grup araştırmacı yeryüzünün en sıcak ortamlarında bile hayatta kalmayı başarabilen bir böcek türünden ilham alarak bir soğutucu yüzey kaplaması geliştirdi.

Biyoloji

Hidrojen gazı (H2) günümüzde alternatif bir enerji kaynağı olarak görülüyor. Hâlihazırda hidrojen gazıyla çalışan taşıtlar var. 

Biyoloji

Bir grup araştırmacı, virüslerin üzerine tutunamadığı bir tür kumaş geliştirdi. Üstelik kumaş tekrar tekrar yıkanıp kullanılabiliyor. Dr. Anthony J. Galante ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale ACS Applied Materials & Interfaces’te yayımlandı.

Biyoloji

Kaşalot olarak da bilinen ispermeçet balinası (Physeter macrocephalus) Türkiye’de görülen dört balina türünden biri.

Biyoloji

Doğadaki her canlının kendine özgü yetenekleri vardır. Canlılar bu yeteneklerini kullanarak bulundukları ortamdaki yaşam koşullarına uyum sağlar.

Biyoloji

Hint Okyanusu’nun derinlerinde çalışmalar yapan bir grup araştırmacı tarafından keşfedilen yaklaşık 45 metre uzunluğundaki bir sifonofor bugüne kadar gözlemlenmiş en uzun hayvan olarak kayıtlara geçti.

Biyoloji

Carneige Melon Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı PATRICK adını verdikleri bir yumuşak robot geliştirdi.

Biyoloji

Bakteriler de virüsler de çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Peki sadece mikroskop yardımıyla görüntülenebilen bakterilerle virüsleri birbirinden ayıran özellikler nelerdir?

Biyoloji

Köpekgiller ailesinde yer alan altın çakallar (Canis aureus) dünya genelinde Yunanistan, İtalya, Bulgaristan, Ukrayna, Sırbistan, Azerbaycan, Hindistan, Suudi Arabistan, Afganistan, Pakistan, Suriye, Irak ve daha birçok ülkede bulunur.

Biyoloji

Memeliler sınıfında yer alan kemiriciler genellikle sürekli uzayan dişleri, kısa sürede çok sayıda yavrulamaları, hızlı hareket etmeleri ve ağaç, çöl, toprak altı, kayalık yerler ve sucul alanlar gibi farklı ortamlarda yaşayabilmeleriyle bilinir.