Skip to content Skip to navigation

Türkiye’nin Oklu Kirpisi

Ayşenur Okatan
13/03/2020 - 17:24

Oklu Kirpi

Memeliler sınıfında yer alan kemiriciler genellikle sürekli uzayan dişleri, kısa sürede çok sayıda yavrulamaları, hızlı hareket etmeleri ve ağaç, çöl, toprak altı, kayalık yerler ve sucul alanlar gibi farklı ortamlarda yaşayabilmeleriyle bilinir. Kemiriciler takımında yer alan oklu kirpiler ise sırtlarında bulunan ve sertleşerek keskin, sivri birer ok hâline dönüşen diken biçimindeki yapılarıyla diğer kemiricilerden ayrılır. İçleri boş ve uçları sivri olan bu yapılar derilerindeki kılların sertleşmesiyle oluşur. Adlarında “kirpi” ifadesi bulunsa da kirpiler ile bir akrabalıkları bulunmaz.

Oklu kirpilerin Türkiye’de görülen türünün adı Hint oklu kirpisidir (Hystrix indica). Afrika ve Akdeniz ülkelerinin yanı sıra Hindistan ve Nepal’de yaşayan Hint oklu kirpisi Türkiye’de en çok Hatay, Kahramanmaraş, Adana, Adıyaman, Mersin, Antalya, Muğla, Aydın ve İzmir’de görülür.

Hint oklu kirpisinin boyu 70-90 cm, kuyruğu 8-10 cm, ağırlığı 11-18 kg arasında değişir. Başları gövdelerinden daha büyük olup boyunları kalındır. Kulakları çok küçüktür. Ağızlarının ön tarafında diğer kemiriciler gibi iki kesici diş bulunur. Bu dişleri sayesinde sert cisimleri kemirebilirler. Yaprak, çiçek, yumuşak meyve ve küçük dallarla beslenirler. Geceleri aktiftirler.

Diğer kemiriciler gibi yuvalarını toprağın altına yaparlar. Toprağı kazarak 2-3 m uzunluğunda ve 30-40 cm çapında bir tünel açarlar. Tünelin sonunda dinlenme ve üreme için kullandıkları ayrı bir boşluk bulunur. Beslenmedikleri zamanlarda yuvalarında dinlenirler. Kış uykusuna yatmazlar.

Orman, çayırlık ve çöl gibi farklı ortamlarda yaşayabilirler.

Tehlike anında genellikle kaçmaya çalışsalar da çok zor durumda kaldıklarında oklarını kullanırlar. Normalde yatık duran oklarını kendilerini savunurken dikleştirirler. Bazen de oklarını birbirlerine çarptırarak karşılarındakini ürkütmek amacıyla sesler çıkarırlar. Saldırıya uğrarlarsa sırtlarının oklu kısımlarını saldırının geldiği tarafa doğru çevirebilirler. Fakat oklarını hiçbir zaman fırlatmazlar.

Hint oklu kirpisinin Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’nin “Düşük Riskli” kategorisinde yer alması, tehdit altında olmadıklarını ve doğadaki nüfuslarının yüksek olduğunu gösteriyor. Fakat şehirleşme ve tarımsal ilaçların kullanımından dolayı Türkiye’de sayıları gitgide azalıyor.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Biyoloji

2019 TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Nurhan Özlü Sıcakkan ile, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak, kanser araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye binlerce deniz canlısı türüne ev sahipliği yapıyor. Bu canlılardan biri de denizanası. Ülkemizdeki denizlerde sekiz denizanası türü yaşıyor. Bu türler ay denizanası, pusula denizanası, maviş denizanası, mor sokar denizanası, deniz ciğeri denizanası, ters-düz denizanası, göçmen denizanası ve beyaz noktalı denizanası.

Biyoloji

Papağanlar ve kargalar, vücutlarının büyüklüklerine nazaran görece büyük beyinlere sahiptir ve sosyal zekâya sahip olmalarıyla bilinir. Geçmişte yapılan bilimsel çalışmalar kargaların birbirleriyle yardımlaşmadığını göstermişti. Yakın zamanda yapılan araştırmada ise bu kez papağanların birbirleriyle yardımlaşıp yardımlaşmadığı incelenmiş.

Biyoloji

Göz renginiz annenizden, saç şekliniz ise babanızdan... Peki ama bu özellikler nesilden nesile nasıl aktarılıyor?

Biyoloji

Günümüzde birçok canlı şehirleşme, tarım, endüstri gibi nedenlerle yaşam alanlarını kaybediyor. Bu canlılardan biri de Toros kurbağaları (Rana holtzi).

Biyoloji

Mitokondrilerin hücrelerin enerji santralleri olduğu biliniyordu. Yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, mitokondrilerin daha önceleri bilinmeyen yeni bir işlevini ortaya çıkardı. Dr. Zheng Wu ve arkadaşlarının Nature Metabolism’de yayımladıkları sonuçlara göre, mitokondriler DNA’ya zarar veren etkenleri algılayarak çekirdekteki DNA’nın daha iyi korunmasını sağlıyor.

Biyoloji

Uluslararası bir araştırma grubu sıradan nesnelerin içinde bilgi depolamak için bir yöntem geliştirdi. Dr. Julian Koch ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma Nature Biotechnology’de yayımlandı.

Biyoloji

“Birincil düzenleme” adı verilen yeni yöntem DNA sarmalındaki iplikçiklerin ikisinin birden kesilmesini gerektirmiyor. Üstelik bu yöntem temel düzenleme gibi sadece belirli türdeki nokta mutasyonları değil herhangi bir türdeki nokta mutasyonu düzeltmek için kullanılabiliyor.

Biyoloji

2017’de Madagaskar’da keşfettiği yeni çekirge türleri ile tanınan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Zooloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Ünal ile araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

DNA yani deoksiribonükleik asit bütün canlı organizmaların hücrelerinde bulunan ve canlının tüm genetik özelliklerini taşıyan moleküldür. DNA ikili sarmal yapıdadır. Yani DNA’nın yapısında birbirine dolanmış şekilde iki zincir bulunur.