Skip to content Skip to navigation

Radyokarbon Tarihlendirmede Mevsimlerden Kaynaklanan Hatalar

Dr. Mahir E. Ocak
06/04/2020 - 12:04

1940’lardan beri organik madde içeren nesnelerin yaşını tespit etmek için radyokarbon tarihlendirme ya da karbon-14 tarihlendirme olarak adlandırılan yöntem yaygın olarak kullanılıyor. Yıllar içinde yöntem giderek geliştikçe yapılan tahminler de daha hassas hâle geldi. Ancak bir grup araştırmacı, bugün yapılan tahminlerde mevsimsel farklılıkların göz önünde bulundurulmamasından kaynaklanan hatalar olduğunu öne sürüyor.

Bir organizmadaki karbon-14 izotoplarının oranı yaşadığı dönemde atmosferdeki karbon-14 izotopu oranıyla aynıdır. Canlı öldükten sonra yarı ömrü 5730 yıl olan karbon-14 izotopları bozundukça oran giderek azalmaya başlar. Karbon-14 tarihlendirme yönteminde önce organik maddedeki karbon-14 izotoplarının oranı belirlenir, daha sonra geçmişte hangi yıllarda karbon-14 oranının ne kadar olduğu hesaplanır. Bu yöntemle bir nesnenin yaşını tespit etmek için geçmişte hangi dönemlerde atmosferde hangi miktarda karbon-14 bulunduğunun başka güvenilir kaynaklar kullanılarak belirlenmesi gerekir. Bugün karbon-14 tarihlendirme yöntemi, yaşı 50.000 yıldan daha küçük olan organik maddelerin yaşını tespit etmek için kullanılıyor.

Atmosferdeki karbon-14 oranı sadece yıllar içinde değil mevsimsel olarak da değişiklik gösterir; kışın daha düşük, yazın daha yüksektir. Dr. Sturt W. Manning ve arkadaşları da daha hassas tahminler yapabilmek için bu mevsimsel farklılıkların da dikkate alınması gerektiğini söylüyorlar.

Geçmişte hangi yıl atmosferde ne kadar karbon-14 olduğunu  tespit etmek için kullanılan kaynaklardan biri ağaçlardır. Bir ağaç yıl içinde büyürken gövdesine bir halka daha eklenir. Bu halkalardaki karbon-14 oranı o yıl atmosferdeki karbon-14 oranı hakkında bilgi verir. Ancak ağaçlar yılın tamamında değil belirli bir döneminde büyür. Dolayısıyla ağaç halkalarındaki karbon-14 oranı da aslında halkanın oluştuğu yılda atmosferdeki ortalama karbon-14 oranını değil ağacın büyüdüğü mevsimdeki karbon-14 oranını gösterir. Üstelik ağaçların büyüdüğü mevsimler sadece Kuzey Yarımküre ve Güney Yarımküre arasında değil aynı yarımküredeki bölgeler arasında bile farklılık gösterir. Örneğin Avrupa’nın kuzey kesimlerinde ağaçlar nisan-eylül döneminde büyürken Ürdün ve İsrail gibi daha düşük enlemlerdeki ağaçlar ekim-nisan döneminde büyür. Dolayısıyla daha hassas radyokarbon tarihlendirme yapabilmek için bu mevsimsel farklılıkların da göz önünde bulundurulması gerekiyor.

Araştırmacılar Avrupa ve Akdeniz Bölgesi’ndeki radyokarbon verilerini karşılaştırmalı olarak incelediklerinde, mevsimsel farklılıkların göz önüne alınmamasının bazı durumlarda onlarca yıllık hatalara yol açtığı sonucuna varmışlar. Bugün tarihî bilgilerdeki çeşitli çelişkiler de bu hatalardan kaynaklanıyor. Örneğin Yunanistan’daki Santorini Yanardağı’nın bazı kaynaklarda MÖ 1500’de bazı kaynaklardaysa MÖ 1630-1600 arasında patladığı yazıyor. Araştırmacılara göre 1500 tarihi kesinlikle, 1630-1600 tarihiyse büyük olasılıkla yanlış. Atmosferdeki karbon-14 oranında yaşanan mevsimsel değişiklikler göz önüne alınarak patlama sonucunda oluşmuş kayaların içine hapsolmuş organik maddelerin yaşı yeniden tarihlendirildiğinde Santorini Yanardağı’nın büyük olasılıkla MÖ 1600-1550 arasında patladığı sonucunda varılıyor. Bu tarih de zaten Eski Mısır’daki çeşitli yazmalarla daha uyumlu. 

Konu ile ilgili detaylı bilgiye Dr. Sturt W. Manning ve arkadaşlarının Science Advances’ta yayımladıkları makaleden ulaşabilirsiniz.

İlgili İçerikler

Kimya

Sabun ve sentetik deterjanlar, suda çözünerek farklı yüzeylerdeki kirleri temizleyen maddelerdir.

Kimya

Dünya’daki yaşamın temelinde karbon vardır. İnsanların ve diğer canlıların yapısındaki organik moleküllerin iskeletini karbon atomları oluşturur. Peki, evrendeki karbon nasıl oluştu?

Kimya

Bilim Çizgi Dizi köşesinde Nobel ödüllü bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar'ın hayat öyküsüne yer veriyoruz.

3. bölüm (yakında...)

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kimya ve fizik bilgilerimizi kullanarak bir yumurtanın kabuğunu kırmadan çiğ mi yoksa pişmiş mi olduğunu nasıl anlayabileceğimizi öğreniyoruz.

Kimya

Limon suyu ekşidir. Elimizi yıkamak için kullandığımız sabun ise kaygandır. Bu maddeler sırasıyla asit ve baz olarak sınıflandırılır. Peki, asit ve baz nedir? Okulda kimya dersinde ya da laboratuvarında sıkça karşılaştığımız bu kavramlar neden önemli?

Kimya

2019 yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi. Bilim Genç olarak 2019 yılı boyunca Prof. Dr. Fuat Sezgin’in İslam bilim ve teknoloji tarihine katkılarını farklı yazılarla ele alacağız. Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına hazırladığımız diğer yazılara ulaşmak için tıklayın.

Kimya

İdeal gazların hareketlerini ve birbirleriyle etkileşmelerini bilardo ya da pinpon toplarınınkine benzetebiliriz. Bu etkinliğimizde de pipon toplarını kullanarak maddenin gaz hâlinin bir benzetimini yapacağız.

Kimya

Orta Doğu Teknik Üniversitesi tarafından üniversite ve lise öğrencilerine konuşma yapmak üzere Türkiye’ye gelen Nobel ödüllü Prof. Dr. Agre başarı hikâyesini Bilim Genç’e anlattı.

Kimya

Herhangi bir maddenin bir molü atomlarının ya da moleküllerinin belirli bir sayısıdır. Bu değer Avogadro sayısıyla ifade edilir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro’dan gelir.

Kimya

Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde (MIT) çalışan Kehang Cui ve Brian L. Wardle, bilinen en kara malzemeyi üretti. Malzeme, üzerine düşen ışığın %99,995’inden fazlasını soğuruyor.