Skip to content Skip to navigation

Dünya’nın Çekirdeğinden Sızan Demir Atomları

Dr. Mahir E. Ocak
04/06/2020 - 11:19

Dünya’nın sıvı dış çekirdeği ile manto arasındaki sınır, yeryüzünün yaklaşık 2900 kilometre altındadır. Sınırın iki tarafı arasındaki sıcaklık farkı 1000°C’nin üzerindedir.

Prof. Dr. Charles Lesher ve öğrencileri, çekirdek-manto sınırındakine benzer sıcaklık ve basınç koşulları altında atomların nasıl davrandığını deneyler yaparak incelemişler. Sonuçlar sıcak bir bölgede bulunan ağır demir izotoplarının (çekirdeklerinde daha fazla sayıda nötron bulunan demir atomlarının) daha soğuk bölgelere gitme, hafif demir izotoplarının (çekirdeklerinde daha az sayıda nötron bulunan demir atomlarının) ise bulundukları bölgede kalma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu sonuçlar zaman içinde mantoya sızan ağır demir izotopları nedeniyle dış çekirdekteki hafif demir izotoplarının oranının giderek arttığını gösteriyor.

Araştırmacıların yaptığı bilgisayar benzetimlerine göre mantoya sızan demirin bir kısmı volkanik etkinlikler sırasında yeryüzüne ulaşıyor olabilir. Samoa ve Hawaii gibi bölgelerde, okyanus tabanlarındaki yanardağlardan püsküren lavların ağır demir izotopları bakımından zengin olması da bu hipotezi destekliyor.

Araştırma ile ilgili detaylı bilgiye Nature Geoscience’ta yayımlanan makaleden ulaşabilirsiniz.

İlgili İçerikler

Yerbilimleri

Dünya yüzeyinin yaklaşık %70’i suyla kaplıdır. Bu suyun yaklaşık %97’sini ise okyanuslar oluşturur. Okyanuslar milyarca ton tuz içerebilir. 

Yerbilimleri

536 kış mevsiminin sona ermediği yıl olarak tarihe geçti. 536 yılında gerçekleşen volkanik bir patlamadan sonra açığa çıkan kül bulutları atmosferi kaplamış, Güneş kara bulutların arkasında kalmış, 18 ay boyunca gündüzleri karanlıkta geçmiş, ekinler yetişememiş, Çin’de yaz mevsiminde kar yağmıştı.

Yerbilimleri

Bu etkinliğimizde maliyeti uygun malzemeler kullanarak deprem gerçekleştiğinde ses ve ışık ile uyarı veren bir deprem alarm düzeneği tasarlıyoruz.

Yerbilimleri

Yeryüzünde çok sayıda deprem meydana gelir. Bazı depremlerin gücü hissedilemeyecek kadar küçüktür. Bu nedenle herhangi bir zarara yol açmazlar. Şiddetli depremler ise büyük çapta can ve mal kaybına sebep olabilir. Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle basit bir sismograf düzeneği tasarlayıp çalışma prensibini öğreniyoruz.

Yerbilimleri

Türkiye önemli fay hatlarını barındıran bir deprem ülkesidir. Deprem önlenebilir bir doğa olayı olmasa da depremin yıkıcı etkilerini alacağımız önlemlerle en aza indirebiliriz. Peki depreme karşı hazırlıklı olmak için neler yapabiliriz?

Yerbilimleri

Peru’nun güneyindeki antik İnka şehri Machu Picchu, And Dağları’nda 2430 metre yükseklikteki bir tepenin üzerinde yer alır. 1438-1472 yılları arasında hüküm süren İmparator Pachacuti için inşa edildiği düşünülen şehir, 2007 yılında Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilmişti.

Yerbilimleri

Geçmişi günümüzden yaklaşık 12.000 yıl öncesine kadar uzanan Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nda yapılan kazı çalışmaları hızla devam ediyor. Göbeklitepe uygarlık tarihi ile ilgili bildiklerimizi tamamen değiştirebilir.

Yerbilimleri

İstanbul’da geçmişte çok büyük depremler meydana geldiği biliniyor. 22 Mayıs 1766 yılında meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki son büyük deprem, kentte çok büyük bir yıkıma sebep olmuştu.

Yerbilimleri

Uluslararası Yerbilimleri Birliğinin bir parçası olan Uluslararası Katmanbilgisi Komisyonu yaklaşık on yıl önce Antroposen Çalışma Grubu adlı bir kurul oluşturmuştu. Otuz dört üyeden oluşan kurulun görevi, Antroposen olarak adlandırılan, insan etkinliklerinin yerküreyi şekillendirdiği yeni bir jeolojik çağın başlayıp başlamadığı hakkında karar vermekti. 

Yerbilimleri

Volkanik patlamalar sonucu ağaçlar, evler, tarlalar, yollar ve fabrikalar zarar görebilir. Hatta can kayıpları bile yaşanabilir. Peki tarihten bu yana birçok yeri yaşanmaz hale getiren bu doğal afet nasıl gerçekleşiyor?