Skip to content Skip to navigation

Kök Hücre Teknolojisiyle Gençleşen Hücreler

Dr. Mahir E. Ocak
07/05/2020 - 14:35

Stanford Tıp Fakültesinde çalışan bir grup araştırmacı kök hücre üretmek için kullanılan bir yöntemle insan hücrelerini gençleştirmeyi başardı. Dr. Tapash Jay Sarkar ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Nature Communicationsta yayımlandı.

İndüklenmiş plüripotent kök hücreler (iPS) olarak adlandırılan, laboratuvar ortamında sıradan hücrelerden üretilen kök hücreler, vücuttaki herhangi bir hücre türüne dönüşebilir. Bu hücreleri üretmek için kullanılan standart yöntemde “Yamanaka etkenleri” olarak adlandırılan proteinlerden yararlanılır. İnsanların vücutlarından alınan sıradan hücrelere -örneğin deri hücrelerine- birkaç hafta boyunca Yamanaka etkenlerinin sentezlenmesini sağlayan RNA parçaları verilir. Üretilen proteinler hücrelerin yavaş yavaş embriyonik kök hücrelere dönüşmesini sağlar. Bu süreç sadece çeşitli türdeki hücreleri birbirinden farklı yapan etkenleri yok etmekle kalmaz, aynı zamanda hücrelerden yaşlanmanın tüm izlerini de siler. Elde edilen kök hücreler gençlik doludur.

Araştırmacılar, sıradan hücreleri haftalarca değil de sadece birkaç gün Yamanaka etkenlerine maruz bırakarak hücreleri gençleştirmenin mümkün olup olmadığı üzerine kafa yoruyor. Başka bir deyişle, hücreleri birbirinden farklı yapan etkenleri yok etmeden de (kök hücrelere dönüştürmeden de) yaşlanmanın etkilerinin silinip silinemeyeceğini merak ediyorlar. Birkaç yıl önce bu amaçla fareler üzerinde yapılan deneyler olumlu sonuç vermiş ve bazı deney hayvanlarının ömrünün %20’ye kadar uzadığı gözlemlenmişti. Ancak aynı yöntemin insanlarda da başarılı olup olmayacağı bilinmiyordu.

Yakın zamanda yayımlanan çalışmada araştırmacılar yaşlı insanlardan alınan deri ve kan damarı hücreleri üzerinde deneyler yapmışlar. Sonuçlar, birkaç gün Yamanaka etkenlerine maruz kalan hücrelerin gençleşmeye başladığını gösteriyor. Bu hücrelerde üretilen proteinlerle kontrol grubu hücrelerinde üretilen proteinler karşılaştırıldığında, kontrol grubu hücrelerinde yaşlanmayla ilişkilendirilen proteinlerin daha fazla üretildiği görülüyor. Yamanaka etkenlerine maruz kalan hücrelerdeyse genç insanların hücrelerinde bol bulunan proteinler daha fazla üretiliyor.

Bir hücrenin yaşını tespit etmek için kullanılan yöntemlerden biri, DNA’ya eklenmiş metil (CH3-) gruplarına bakmaktır. Metil grupları, DNA dizilimini değiştirmeksizin genlerin etkinliklerinde değişikliğe sebep olur. DNA’daki metil gruplarının miktarı insanların yaşının bir göstergesidir. Araştırmacılar Yamanaka etkenlerine maruz bırakılan hücrelerle kontrol grubu hücrelerini metil gruplarına bakarak karşılaştırdıklarında, Yamanaka etkenlerine maruz bırakılan hücrelerin ortalama 1,5-3,5 yıl daha genç olduğunu görmüşler.

Araştırmacılar ayrıca fareler üzerinde kas hücreleri ile ilgili deneyler de yapmışlar. Yaşlı farelerin kaslarından alınan kök hücreler, yaşlı insanlardan alınan hücrelerdekine benzer işlemlerden geçirildikten sonra yeniden farelerin vücuduna enjekte edilmiş. Sonuçta, yaşlı farelerin kaslarının genç farelerinki kadar güçlendiği görülmüş.

Araştırmacılar son olarak sağlıklı ve eklemlerinde kireçlenme sorunu olan insanlardan alınan hücreler üzerinde deneyler yapmışlar. Sonuçlar kısa bir süre Yamanaka etkenlerine maruz kalan hastalıklı hücrelerde iyileşme olduğunu gösteriyor.

Araştırma ekibinin lideri Vittorio Sebastiano, bir gün insan vücudundaki tüm dokuları gençleştirebilmeyi umut ettiklerini söylüyor.

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Sayısız bitki ve canlı çeşitliliğiyle su altı keşfedilmeyi bekleyen bir ortam. Su altına olan ilginizin daha önce çekilmiş fotoğrafları incelemekle sınırlı kalmasını istemiyor ve bu keşfedilmemiş dünyayı kendiniz deneyimlemek istiyorsanız, bunun en iyi yollarından biri dalış sporu ile ilgilenmek.

Tıp ve Sağlık

Aşırı şeker tüketilmesinin hiperaktiviteye neden olduğu konusunda bilim insanları arasında görüş birliği bulunmasa da obezite, diyabet yani şeker hastalığı, karaciğerde yağlanma, diş problemleri gibi sorunlara neden olduğu biliniyor.

Tıp ve Sağlık

İletişim ve bilgi teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasıyla sosyal medya yaşamımızın ayrılmaz bir parçası  hâline geldi. 

Tıp ve Sağlık

Milyonlarca insanı etkileyen yeni tip koronavirüsün neden olduğu COVID-19 hastalığının henüz etkisi kanıtlanmış bir tedavisi veya aşısı yok. İlaç ve aşı geliştirme çalışmaları ise sürüyor.

Tıp ve Sağlık

N95-N99/FFP2-FFP3 maskelerin, parçacıkların geçirgenliğini engelleyen nanofiber filtreleri TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Malzeme Enstitüsü tarafından üretildi.

Tıp ve Sağlık

Kimi zaman bazı yiyecekleri canımız diğerlerine göre daha çok çeker. Bunun sebebiyse vücudumuz için gerekli besin maddelerini günlük olarak belirli oranlarda almak zorunda olmamız.

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüsün ağız, burun, boğaz gibi solunum yollarından geçip akciğerlere ve havayı soluk borusundan akciğerlere taşıyan hava yolları olan bronşlara yerleştiği ve bunun sonucunda virüsün bulaştığı kişide solunum yetmezliğinin ortaya çıktığı artık biliniyor.

Tıp ve Sağlık

Yeni tip koronavirüs, solunum yolu enfeksiyonuna neden oluyor. Bu nedenle COVID-19’a yakalanan hastalardan ciddi solunum yetmezliği yaşayanların tedavisinde mekanik ventilatörlere yani solunum cihazlarına ihtiyaç duyuluyor.

Tıp ve Sağlık

Kısa bir sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüsün neden olduğu COVID-19 hastalığının henüz bir tedavisi ya da aşısı bulunmuyor.

Tıp ve Sağlık

Bir grup araştırmacı, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde hayvanların beyninde ağrı algısını kontrol eden bir bölge keşfetti.