Skip to content Skip to navigation

17 Yaşında Cincinnati Üniversitesi’ni Bitirdi

Dr. Bülent Gözcelioğlu
29/01/2016 - 14:44

TÜBİTAK Bilim Genç: Kendinden kısaca bahseder misin?

İsmail Günaçar: 2015’te, 17 yaşındayken Cincinnati Üniversitesi’nden BS, yani Bachelor's of Science (Türkiye’de temel bilimlerde lisans eğitimin karşılığı), diplomamı aldım.

İzmir’de doğdum, ama memleket Rize. İki kardeşim var. 5 yaşındayken ailemle birlikte ABD’ye geldik. Çalışmadığım zamanlarda laboratuvarda araştırma yapıyor ve web tasarımı ile ilgileniyorum. İleride endokrinoloji ya da radyoloji alanında uzmanlaşmış bir doktor olmak istiyorum.

TÜBİTAK Bilim Genç: Bilime ilgi duyman nasıl gerçekleşti?

İsmail Günaçar: Çocukluğumdan itibaren annem ve babam bana eğitimin ne kadar önemli olduğunu öğretti. Babam örnek aldığım çok önemli bir insan. Hayatı boyunca okumuş, bize de okumayı aşılamıştır. Aynı şekilde annemin de çok büyük emeği var. Sevdiğim alanlara yönelmemi desteklediler, böylece yaptığım işten zevk aldım ve zamanımı verimli kullandım. 

Etrafım kitaplarla çevriliydi, sürekli bir araştırmanın içindeydim. Okulda bir ödev verildiği zaman konuyu daha ayrıntılı inceler, fazladan araştırmalar yapardım. Üniversiteye başlayınca bilime ilgim daha da arttı. Merak ettiğim her soruya cevap veren akademisyenler vardı. Onlarla oturup sohbet etmekten, onlara soru sormaktan çok zevk alırdım. Hatta yeri geldi sınıf arkadaşlarıma bile ders verdim. Onlara öğretirken ben de yeni şeyler öğrendim. Araba kullanamadığım için bazen eve de gidemezdim. Bundan dolayı zamanımı kütüphanede geçirirdim. Zamanla bu merak alışkanlığa dönüştü.

TÜBİTAK Bilim Genç: Araştırmalarını nerede ve nasıl yapıyorsun?

İsmail Günaçar: Üniversiteye başlayınca özellikle biyoloji ve biyokimya konuları ilgimi çekti ve bu alanlar üzerine yoğunlaştım. Son sınıfa geçmeden önce, bir akşam biyokimya profesörü Dr. Patrick Limbach'in ofisine gittim, kendimi tanıttım ve “Laboratuvarınızda benim için bir iş var mı?” diye sordum. Limbach bana bir proje verdi. Bu projede Rob Ross adında bir yüksek lisans öğrencisiyle çalışmaya başladık. Rob bana bildiklerini öğretti. Laboratuvara ve araştırmaya ilgim gittikçe arttı, bilinmeyeni bulmak bana bir oyun gibi gelmeye başladı. Kendimi o kadar çok kaptırdım ki bazen yemek yemeyi unuttuğum, geç saatlere kadar laboratuvarda kaldığım olurdu.

TÜBİTAK Bilim Genç: Hangi konular üzerinde araştırma yapıyorsun?

İsmail Günaçar: Laboratuvarımızda hücrelerden nükleotid çıkarma yöntemi üzerinde araştırmalar yapıyor, yeni yöntemler deniyoruz. Bu yeni yöntemle nükleotid verimini 6-8 kat artırmayı başardık. Bu araştırmamızı Amerikan Biyokimya dergisinde (American Journal of Biochemistry) yayımlayacağız. Yeni hücreleri büyütüp belirli bilimsel protokollerden (kanıtlanmış uygulama sırası) geçirerek nükleotidleri toplayabiliyoruz. Sonra kütle spektrometresinden bu verimi ölçebiliyoruz. 

TÜBİTAK Bilim Genç: Seni etkileyen araştırmacılardan bahsedebilir misin?

İsmail Günaçar: Çok kısa bir zamanda çok fazla şey öğrendim. Dr. Limbach'in laboratuvarında kütle spektrometresiyle uğraşıyor ve çok ilginç konular üzerine çalışmalar yapıyoruz. Dr. Limbach şu an benim idolüm diyebilirim.

TÜBİTAK Bilim Genç: Hedeflerin neler?

İsmail Günaçar: Yöneticiliğe ve girişimciliğe ilgi duyuyorum. Üniversitedeyken birkaç liderlik eğitimi aldım ve Türkiye ziyaretlerimde karşılaştığım birkaç sorun üzerinde düşünmeye başladım. İleride Türkiye'de sağlık sektöründe yönetici ve doktor olarak çalışmak istiyorum.

1

İlgili İçerikler

Biyoloji

Memeliler sınıfında yer alan kemiriciler genellikle sürekli uzayan dişleri, kısa sürede çok sayıda yavrulamaları, hızlı hareket etmeleri ve ağaç, çöl, toprak altı, kayalık yerler ve sucul alanlar gibi farklı ortamlarda yaşayabilmeleriyle bilinir.

Biyoloji

2019 TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Nurhan Özlü Sıcakkan ile, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak, kanser araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye binlerce deniz canlısı türüne ev sahipliği yapıyor. Bu canlılardan biri de denizanası. Ülkemizdeki denizlerde sekiz denizanası türü yaşıyor. Bu türler ay denizanası, pusula denizanası, maviş denizanası, mor sokar denizanası, deniz ciğeri denizanası, ters-düz denizanası, göçmen denizanası ve beyaz noktalı denizanası.

Biyoloji

Papağanlar ve kargalar, vücutlarının büyüklüklerine nazaran görece büyük beyinlere sahiptir ve sosyal zekâya sahip olmalarıyla bilinir. Geçmişte yapılan bilimsel çalışmalar kargaların birbirleriyle yardımlaşmadığını göstermişti. Yakın zamanda yapılan araştırmada ise bu kez papağanların birbirleriyle yardımlaşıp yardımlaşmadığı incelenmiş.

Biyoloji

Göz renginiz annenizden, saç şekliniz ise babanızdan... Peki ama bu özellikler nesilden nesile nasıl aktarılıyor?

Biyoloji

Günümüzde birçok canlı şehirleşme, tarım, endüstri gibi nedenlerle yaşam alanlarını kaybediyor. Bu canlılardan biri de Toros kurbağaları (Rana holtzi).

Biyoloji

Mitokondrilerin hücrelerin enerji santralleri olduğu biliniyordu. Yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, mitokondrilerin daha önceleri bilinmeyen yeni bir işlevini ortaya çıkardı. Dr. Zheng Wu ve arkadaşlarının Nature Metabolism’de yayımladıkları sonuçlara göre, mitokondriler DNA’ya zarar veren etkenleri algılayarak çekirdekteki DNA’nın daha iyi korunmasını sağlıyor.

Biyoloji

Uluslararası bir araştırma grubu sıradan nesnelerin içinde bilgi depolamak için bir yöntem geliştirdi. Dr. Julian Koch ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma Nature Biotechnology’de yayımlandı.

Biyoloji

“Birincil düzenleme” adı verilen yeni yöntem DNA sarmalındaki iplikçiklerin ikisinin birden kesilmesini gerektirmiyor. Üstelik bu yöntem temel düzenleme gibi sadece belirli türdeki nokta mutasyonları değil herhangi bir türdeki nokta mutasyonu düzeltmek için kullanılabiliyor.

Biyoloji

2017’de Madagaskar’da keşfettiği yeni çekirge türleri ile tanınan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Zooloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Ünal ile araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.