Skip to content Skip to navigation

27 Temmuz 2018 Tam Ay Tutulması

Prof. Dr. Berahitdin Albayrak, Dr. İbrahim Özavcı
27/07/2018 - 09:17

Tutulma denilince akla Ay ve Güneş tutulmaları gelse de bu başka gökcisimlerinde de görülebilen bir gök olayıdır. Bakış doğrultumuza bağlı olarak gökcisimleri zaman zaman birbirlerinin önünden geçebilirler. Bu durum gökbilimde örtme ve örtülme olarak ifade edilir. Örneğin kimi zaman Ay’ın görünen diski Güneş’i örter (Güneş tutulması). Kimi zaman da Merkür ve Venüs görünür Güneş diskinin önünden geçer. Gece boyunca Ay’ın hareketini izlerseniz Ay’ın bazen yıldızları, hatta gezegenleri örttüğüne şahit olabilirsiniz. Bu tür örneklerin sayısı çoğaltılabilir. Öyle ki yıldızların birbirini örtmesi (örten değişen çift yıldızlar), bir gezegenin yıldızının önünden geçmesi, uyduların gezegenleri tarafından örtülmesi, gezegenlerin de uydularının önünden geçmesi gibi durumlar da çok sık gözlenir.

Bütün bu örtme-örtülme olayları gökbilim açısından bize önemli bilgiler sağlar. Örneğin örten değişen çift yıldızlar adını verdiğimiz sistemleri oluşturan yıldızlar, birbirlerinin önünden geçerek örtme ve örtülmeye uğrarlar. Bu durum sistemin toplam parlaklığının zaman içinde değişmesine neden olur.

Çift yıldızlar ortak kütle merkezleri etrafında dolanan ve birbirine kütleçekimsel olarak bağlı iki yıldızdan oluşan sistemlerdir.

Yıldızlardan Dünya’ya ulaşan ışık miktarının ölçülmesiyle yıldızların sıcaklık, kütle ve yarıçapları hakkında fikir sahibi olabiliyoruz. Günümüzde popüler araştırma alanlarından biri olan ötegezegenlerin keşif yöntemlerinden en önemlisi tutulma kavramına dayanıyor. Geçiş yöntemi adı verilen bu yöntemde, gözlemlenen yıldızın önünden bir ötegezegen geçerken bir tutulma gerçekleşir ve yıldızın parlaklığı bir miktar azalır. Bu değişim modellenerek ötegezegenin fiziksel özellikleriyle ilgili birçok bilgiye ulaşılabiliyor.

Ay ve Güneş tutulmaları, Ay’ın Dünya’nın etrafındaki yörünge hareketi sırasında bulunduğu konuma bağlı olarak gerçekleşir. Ay’ın gölgesi Dünya’nın üzerine düştüğünde Güneş tutulması gerçekleşirken, Ay Dünya’nın gölgesine girdiğinde Ay tutulması görülür. Bir yıl içinde en az iki tutulma (her ikisi de Güneş tutulmasıdır), en fazla ise yedi tutulma gerçekleşebilir (dört Güneş, üç Ay veya beş Güneş, iki Ay tutulması).

Ülkemizden izlenen 11 Ağustos 1999 tam Güneş tutulması sonrası 17 Ağustos’ta yaşanan büyük Marmara depremi, “Acaba tutulmalar depremleri tetikliyor mu?” sorusunu yeniden gündeme getirdi ve büyük tartışmalara yol açtı.  Bu amaçla yapılan araştırmalar Ay ve Güneş tutulmaları ile depremler arasında doğrudan bir ilişki olmadığını gösteriyor.

Fred Espenak, NASA Goddard Space Flight Center

27 Temmuz 2018 tarihinde gerçekleşecek tam Ay tutulması ülkemizden de izlenebilecek. Ay, Türkiye saati ile 20.14’te Dünya’nın arkasındaki yarı gölgeye girecek ve tutulma başlayacak. 21.24’te Ay gölgeye girmeye başlayacak, 22.30’dan 00.13’e kadar Ay’ın tamamı gölge içinde kalacak yani Ay’ın yüzeyi tamamen ışıksız kalıp Dünya atmosferindeki toz parçacıklarının yansıttığı güneş ışığı nedeniyle bakır kırmızısı bir hal alacak. Saat 02.28’de ise Ay tamamen Dünya’nın gölgesinden çıkacak ve tutulma sona erecek. Tutulma çıplak gözle veya teleskopla izlenebilecek. Bu tam Ay tutulmasından iki hafta sonra (11 Ağustos) parçalı Güneş tutulması gerçekleşecek, ancak tutulma ülkemizden izlenemeyecek. 13 Temmuz’da da benzer şekilde parçalı Güneş tutulması gerçekleşmiş ancak tutulma Türkiye’den görülememişti.  Ülkemizden izlenebilecek bir sonraki tam Ay tutulması 21 Ocak 2019 tarihinde, tam Güneş tutulması ise 2060 yılında gerçekleşecek.

 

Yazarlar Hakkında:
Prof. Dr. Berahitdin Albayrak
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
 
Dr. İbrahim Özavcı
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü
1

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

1772 yılında Wittenberg Üniversitesi’nden Johann Daniel Titius gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıkları arasında bir ilişki olduğunu keşfetti.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler genç yıldızların etrafında dönen gaz ve toz bulutlarının içinde doğar. Bir araya gelen toz zerreleri giderek büyür; çakıl taşı, kaya ve dağ büyüklüğünde parçalar oluştururlar. 

Gökbilim ve Uzay

Boğa Takımyıldızı’ndaki Ülker (Pleiades) ve Boğa (Hyades) yıldız kümeleri kasım ayında Güneş’in batışından sonra doğu ufkunun üzerinden yükseliyor.

Gökbilim ve Uzay

Enerji kaynağı olarak güneş panellerinin kullanıldığı Vanguard 1 uydusunun fırlatılmasından bugüne güneş panelleri sayesinde uydular uzun yıllar görev yapabildi. Peki, uzay araçlarında kullanılan güneş panelleri uzaydaki zorlayıcı koşullara nasıl dayanabiliyor?

Gökbilim ve Uzay

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz Güneş’te meydana gelen değişimlerin Dünya’nın iklimini nasıl etkilediğini anlatıyor.

Gökbilim ve Uzay

2007-2017 yılları arasında on civarında hızlı radyo dalgası patlaması gözlemlenmişti. Batı Avustralya’daki bir grup araştırmacıysa CSIRO Radyo Teleskobu’nu kullanarak sadece son bir yıl içinde yirmi yeni patlama tespit etti.

Gökbilim ve Uzay

Tuz Gölü, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nün (TÜBİTAK UZAY) girişimleriyle uydular için Dünya üzerindeki sekiz kalibrasyon sahasından biri olarak seçilmişti.  Tuz Gölü’ndeki çalışmalar, ulusal ve uluslararası projeler kapsamında 2009 yılından bu yana devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Aralarında Sabancı Üniversitesi'nden Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan’ın da olduğu uluslararası bir araştırma ekibi RX J0806.4-4123 nötron yıldızından yayılan olağandışı bir kızılötesi ışıma tespit etti. Dr. Ünal Ertan ve Dr. Şirin Çalışkan ile bu önemli çalışma üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’ndeki dev gezegenlerin arasında dolaşan çok sayıda büyük gökcismi vardır. Centaur’lar olarak adlandırılan bu gökcisimleri sıklıkla olmasa da zaman zaman Güneş Sistemi’nin içlerine doğru yönelir.

Gökbilim ve Uzay

Columbia Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı ötegezegen keşfetmek için yaptıkları çalışmalar sırasında Kepler-1625b gezegeninin etrafında dolanan bir uydu keşfetti.