Skip to content Skip to navigation

Andromeda Gökadası’nın Halkaları

Dr. Mahir E. Ocak
03/09/2014 - 15:06

Harvard Üniversitesi’nde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı bilgisayar benzetimleri, Andromeda Gökadası’nın spiral kollarının, bir cüce gökada ile yaşanmış bir çarpışmanın sonucu olduğunu gösteriyor.

Güneş Sistemimizin de içinde bulunduğu Samanyolu Gökadası’nın en yakın komşusu olan Andromeda, yaklaşık 2,5 milyon ışık yılı (ışığın 2,5 milyon yılda katettiği mesafe) uzaklıkta. Gökada eş merkezli birkaç halka içeriyor. Bu halkaların nasıl oluştuğunu açıklamak için öne sürülen fikirlerden biri, halkaların bir cüce gökada ile yaşanan çarpışmanın sonucunda oluştuğu. Çarpışmadan önce Andromeda’nın disk biçimli bir gökada olduğu düşünülüyor. Bilgisayarlar ile yapılan benzetimler bu hipotezi destekliyor.

Cüce gökada, benzetimlerde Andromeda’nın içinden geçen bir mermi gibi görünüyor. Andromeda’nın içinden geçtikten sonra, kütleçekiminin etkisiyle yavaşlayarak tekrar Andromeda’ya doğru yol alıyor. İki gökada şu an yine çarpışma sürecinde. Benzetimlerde, çarpışmadan önce disk biçimindeki Andromeda’nın, çarpışmadan sonra eş merkezli halkalara sahip olduğu görülüyor.

 

 

 

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gezegenin iç yapısını incelemek amacıyla Mars’a gönderilen InSight (Interior Exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) uzay aracı 26 Kasım 2018’de gezegenin yüzeyine inmişti.

Gökbilim ve Uzay

Uzaya giden astronotlar çok sayıda bakteriyi de beraberlerinde götürürler. Bu bakterilerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Ancak zamanla bu durum değişebilir. Uzaydaki koşullar yeryüzündekilerden çok farklıdır.