Skip to content Skip to navigation

Antarktika Günlükleri III

Dr. Bülent Gözcelioğlu
07/04/2016 - 17:06

Ukrayna’nın Antarktika’daki araştırma üssü Vernasdsky İstasyonu’ndayız. İstasyonda bizi karşılayan ekip ilk olarak Türk bayrağını göndere çekerek bizi onurlandırdı. Ayrıca araştırmalarımızda yardımcı olmak için ellerinden geleni yaptılar. Mevsim nedeniyle hava durumu pek iyi değil ve dışarıda çok az zaman geçirebiliyoruz. Bu nedenle çalışmaları çok hızlı gerçekleştirmemiz gerekiyor. Antarktika günlüklerinde artık yavaş yavaş araştırmaların detaylarına geçebiliriz.

Erciyes Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Gökhan Halıcı Antarktika’da liken biyoçeşitliliği üzerine araştırmalar yapmak üzere kıtaya geldi. İlk gün Vernadsky İstasyonu’nda çalışan likenbilimci ile tanışan ve Vernadsky Adası ve kıtanın liken biyoçeşitliliği hakkında bilgi alan Dr. Halıcı, Ukraynalı likenbilimci ile birlikte ada üzerinde araziye çıkarak beş farklı noktadan liken örneklemesi yaptı. “Örnekleme” biyolojide sık kullanılan bir terim. Burada söz edilen likenlerin toplanması. Dr. Halıcı, toplamda 30 farklı tür topladı. Bu türler arasında Antarktika’ya endemik olan Usnea antarctica ve Umbilicaria antarctica türleri de yer alıyor. Bu türlerden Usnea antarctica andezit kayaçların üzerinde yaygın bir biçimde bulunuyor. Bu durum aslında şaşırtıcı. Ayrıca Umbilicaria antarctica türünün büyüklüğü de bizi hayli şaşırttı. Toplanan örnekler ıslak oldukları için Vernadsky İstasyonu’nda kurutma odasında kurumaya bırakıldı. Liken örnekleri nemli kaldıklarında küfleniyor, çürüyor ve üzerlerinde herhangi bir bilimsel çalışma yapılamıyor. Tüm çalışmalardan sonra örnekler Türkiye’ye götürülecek ve ilk olarak laboratuvarda klasik sınıflandırma yöntemleriyle tür teşhisleri yapılacak. Ardından bu örneklerin DNA’ları izole edilerek belirli gen bölgeleri ortaya çıkarılacak. Daha sonra kıtada bulunan likenlerin diğer akraba türleriyle olan ilişkileri belirlenecek.

Üzerinde bulunduğumuz Galindez Adası buz ve karla kaplı. Ayrıca ada çevresindeki denizde çok sayıda irili ufaklı buzdağı bulunuyor. Adada buz örtüsünün olmadığı yerler de var. Bu bölgelerde ana karaya ait kayaç parçalarını görmek mümkün. Hava çok soğuk olduğu ve erozyon gerçekleşmediği için toprak oluşumu çok sınırlı. Kayaçlar, daha doğrusu kıtanın jeolojisi ile ilgili araştırmaları Doç. Dr. Mehmet Akif Sarıkaya (İTÜ, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü) yürütüyor. Dr. Sarıkaya, arazi çalışmalarına Galindez Adası üzerinde başladı. Adada ilk göze çarpan kayaçlar andezitlerdi. Andezit, volkanizma ile oluşan bir kayaç türü. Magmanın yeryüzüne çıkmasıyla oluşan lav akıntılarının soğuması sonucunda meydana geliyorlar. İstasyonda bulunan araştırmacılardan elde edilen bilgiye göre bu kayaçların Mezozoik zamandan kaldığı düşünülüyor. Yani çok eski çağlarda (65-225 milyon yıl önce) oluşmuşlar. Galindez Adası aslında And Dağları Sistemi’nin Antarktika Yarımadası kısmında yer alan küçük bir ada. And Dağları Pasifik levhasının Güney Amerika levhası altına dalması sonucunda oluşmuş. Galindez Adası’ndaki kayaçların üzerinde bu bölgeyle ilgisi olmayan granit türü bloklar da göze çarpıyor. Hayli iri ve yuvarlak bloklardan meydana gelen bu kayaçların bölgede oluşmadığı, buzullar tarafından çok uzak mesafelerden adaya taşındığı düşünülüyor. Buzullar akarsular gibi hareket eder ve çok uzak mesafeler boyunca kayaçları taşıyabilirler. Ancak bu hareketin hızı yılda sadece birkaç cm kadardır. Buzullar eriyip küçülmeye başladıklarında buzulların içindeki bu bloklar oldukları yerde kalır. Dr. Sarıkaya da bu bloklardan ve diğer kayaçların yüzeylerinden örnek parçalar aldı. Örnekler laboratuvarda bazı işlemlerden geçirilecek ve bu blokların buzullar tarafından adaya ne zaman bırakıldığı belirlenecek. Araştırmalar sonucunda buzulların ne zaman erimeye başladığı, dolayısıyla iklim değişiklikleriyle ilgili de bazı sorulara cevap bulunabilir.

Fotoğraflar: Dr. Bülent Gözcelioğlu

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç olarak haziran ayında objektiflerinizi çevrenizdeki ağaçlara odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yalıçapkınıgiller ailesinde yer alan bayağı yalıçapkını (Alcedo atthis) Avrupa, Güneydoğu Asya ve Afrika’da görülür.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilimsel çalışmalar, günümüzden 90 milyon yıl önce Güney Kutbu civarındaki karaların yağmur ormanlarıyla kaplı olduğunu gösteriyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

NASA tarafından alınan uydu görüntüleri Çin’deki hava kirliliğinde çok büyük düşüş yaşandığını gösteriyor. Yaşanan değişim kısmen de olsa koronavirüsün yayılmasını önlemek için alınan önlemlere bağlanıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Her canlı kendine en uygun yaşam koşullarında varlığını sürdürür. Örneğin bir kutup ayısı çölde yaşayamazken çölde büyüyüp gelişen bir kaktüs kutuplarda hayatta kalamaz. Okyanusta yaşayan canlıların da büyüyüp gelişebilmesi için deniz suyunun asitlik derecesinin belirli bir seviyede olması gerekiyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Uluslararası bir araştırma grubunun Nature Reviews’ta yayımladıkları bir makaleye göre, küresel ısınmanın ana nedeni olan atmosferdeki karbondioksit artışı, aynı zamanda yeryüzündeki bitki örtüsünün çoğalmasına sebep oluyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

İlki 2017 yılında gerçekleştirilen Antarktika bilim seferi yolculuğumuzun dördüncüsüne (TAE-IV) katılacak 24 kişilik ekip 9 Şubat’ta yolculuklarına başlıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Günümüzde küresel ısınmanın da etkisiyle orman yangınları günlerce hatta aylarca sürebiliyor. Yangınları kontrol altına almak ise gitgide zorlaşıyor. Orman yangınları sonucunda yangının büyüklüğüne bağlı olarak birçok hayvan yaşamını kaybediyor ve çok sayıda bitki yok oluyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bitkiler atmosferdeki karbondioksiti kullanarak fotosentez yapar. Fotosentez sonucu hem besin üretilir hem de oksijen açığa çıkar. Canlıların solunum yapması için gerekli oksijenin büyük kısmı bitkilerden sağlanır. Bu bakımdan ormanlar en önemli oksijen kaynağıdır.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde aralık ayında objektiflerinizi çevrenizdeki hayvan desenlerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #HayvanDesenleri etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.