Skip to content Skip to navigation

Antarktika Günlükleri IX

Dr. Bülent Gözcelioğlu
15/04/2016 - 14:52

Antarktika denilince penguenlerden sonra ilk akla gelen şey buzullar. Güney Kutbu’nun, Kuzey Kutbu’ndan farkı buzulların altında bir kara parçasının olmasıdır. Antarktika’nın Beyaz Kıta olarak da anılmasına neden olan buzullar kıtanın %99,7’sini kaplar. Kıtada hem kara hem de deniz buzları var. Kara kısmında buz kalınlığı ortalama 1,8 km, en fazla 4 km kadardır. Yaklaşık 30 milyon km3’lük hacmiyle dünyadaki buzun %90’ı Antarktika’da. Bu aynı zamanda dünyadaki tatlısuyun %70-85’ine de karşılık geliyor. Küresel iklim değişikliği bu rezervi tehdit ediyor. Deniz buzlarının da kışın kapladığı toplam alan 18 milyon km2 iken bu rakam yazları 14 milyon km2’ye kadar düşüyor. Isınma devam ederse hem kara hem de deniz buzları erimeye devam edecek gibi görünüyor. Buzların hareketleri ve durumları hem uydulardan hem de kıtanın üzerinden devamlı olarak takip ediliyor. Bu bilimsel çalışmaları sürdürenlerden biri de ekibimizden Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek (İTÜ).

Aslında büyük alanların rutin gözlemleri sadece uzaktan algılama ile yapılabiliyor. Fakat elde edilen uydu görüntülerini doğru yorumlayabilmek için yersel yani kıta üzerinde yapılan deniz buzu gözlemlerine de ihtiyaç duyuluyor. Ancak Antarktika’nın yersel gözlemleri pek çok zorluk taşıyor.

Deniz buzları dünyadaki iklim ve akıntı sisteminin temelini oluşturuyor. Ayrıca, bazı algler için tutunma yüzeyi görevi de görüyor. Nasıl mı? Bazı algler normalde su içinde askıda kalırken, buz oluşumuyla birlikte buzun altına hapsolup burada tutunurlar. Antarktika’daki canlıların temel besin kaynağı olan kriller de alglerle beslendiği için bu buzlara yönelirler. Böylece deniz buzları krillere fazladan yaşam ve beslenme alanı oluşturmuş olur. Krillerin popülasyonlarının fazla olmasının bir nedeni de budur. Dolayısıyla deniz buzu hakkında bilgi sahibi olmak bölge ekosistemini anlamak açısından da önemlidir. Dr. Çiçek kıtayla ilgili bir de proje yürütüyor. Proje kapsamında Antarktika’yı çevreleyen deniz buzları gözlemleniyor. 2016 Türk Antarktika Bilim Seferi sırasında Antarktika Yarımadası’na doğru yol alınırken ASPeCt protokolüne (geminin hızına göre yaklaşık her yarım saatte bir yapılan deniz buzu gözlem protokolü) uygun biçimde deniz buzu gözlemleri gerçekleştirildi. Protokol çerçevesinde deniz buzlarının tipi, kalınlığı, yoğunluğu ve üzerlerindeki kar tabakasının kalınlığı gözlemlendi. En çok görülen buz türleri pancake, grease, brash ve ilk yıl buzları. Bu gözlemler geminin kritik noktalarına yerleştirilen kameralarla sürekli görüntü alınarak desteklendi. Bunun yanı sıra araştırma bölgesini içeren uydu görüntüleri de eş zamanlı olarak arşivlendi. Farklı tekniklerle toplanan bu görüntüler yapmış olduğumuz yersel gözlemler ile doğrulanacak. Bilim seferinin yapıldığı Antarktika Yarımadası’nda yoğun biçimde buzdağları olduğu için buzdağı gözlemleri de yapıldı ve koordinatları kayıt edildi. Özellikle 2000’li yıllardan bu yana ana kıtadan kopan ve deniz üzerinde çok miktarda görülen buzdağları gemiler için tehlike arz ediyor.

Fotoğraflar: Dr. Bülent Gözcelioğlu

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Yakın zamanlara B. Z. Houlton, S. L. Morford ve R. A. Dahlgren tarafından Science’ta yayımlanan bir çalışma, topraktaki azotun yaklaşık dörtte birinin kaynağının kayalar olabileceğine işaret ediyor. Elde edilen sonuçlar azot döngüsünü anlamanın yanı sıra iklim modelleri açısından da önemli olabilir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Büyük Yeşil Duvar, Afrika’nın bir ucundan diğerine uzanarak çölün güneye doğru ilerleyişini durduracak geniş bir ağaç hattı oluşturma projesidir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde mayıs ayında objektiflerinizi yaşadığınız bölgeye özgü bitki türlerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #EndemikBitkiler etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Geri dönüştürülebilir malzemelerin, örneğin alüminyumun, camın ya da plastiğin geri dönüşümünün hem çevre kirliliği hem de ham madde kaynaklarının azalması sorununa çözüm olabileceği düşünülüyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yemyeşil ağaçlar, berrak bir dere, dere kenarında su içen ve dinlenen ceylanlar, her yeri kaplayan rengârenk çiçekler… Bu tasvir, hemen hemen hepimizin her gün gördüğü manzaraya değil bilgisayar ekranlarımızı süsleyen ekran koruyuculardan birine ait. Çünkü artık doğa şehrin çok ötesinde kaldı.

Ekoloji / Çevre Bilim

Plastik denildiğinde aklınıza ne geliyor? Alışveriş poşetleri, su şişeleri, oyuncaklar... Ancak hayatımızın neredeyse her alanında kullandığımız bu malzemeler çoğunlukla doğada kendiliğinden yok olmuyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yazımızın ilk bölümünde hayvanlardaki kolektif davranışlarla ilgili genel bilgiler vermiştik. Bu bölümde ise konu hakkındaki güncel araştırmalardan bahsedeceğiz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde haziran ayında objektiflerinizi çevrenizdeki doğal oluşumlara odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #DoğalOluşumlar etiketini eklemeyi unutmayın.

Ekoloji / Çevre Bilim

Günümüzde dünyadaki enerji ihtiyacı çoğunlukla fosil yakıtlardan (örneğin petrol, kömür, doğal gaz) karşılanıyor. Fosil yakıt kaynakları sınırlıdır ve oluşmaları milyonlarca yıl sürer. Bu nedenle fosil yakıtlar yenilenebilir enerji kaynağı olarak kabul edilmez.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan mikroalglerin gelecekte fosil yakıtların yerini alabileceği düşünülüyor. Mikroalgler aynı zamanda endüstri, ilaç ve tarım alanlarında kullanılan kimyasal maddeleri üretebilen önemli bir kaynak olabilir.