Skip to content Skip to navigation

Antarktika Günlükleri VII

Dr. Bülent Gözcelioğlu
13/04/2016 - 16:50

Antarktika günlüklerine planktonlarla devam ediyoruz. Konumuz bu defa ihtiyoplankton. Önce deniz balıklarının üremesine dair birkaç not aktaralım. Deniz balıkları nesillerini devam ettirebilmek için genellikle çok sayıda (türe göre değişmekle birlikte binlerce, on binlerce hatta yüz binlerce) yumurta üretirler. Bazı türler yumurtalarını dipteki objelerin üzerine yapıştırırken birçok tür de su ortamına serbest olarak bırakır. Her iki durumda da yumurtalardan çıkan larvalar su ortamında herhangi bir ebeveyn koruması olmadan serbest halde sürüklenirken gelişimleri devam eder. Gelişimlerini tamamladıktan sonra ergin balıklara dönüşerek ebeveynlerinin yaşadığı ortamlara girerler. İşte balığın su ortamında serbest olarak sürüklenip aktif biçimde hareket edebilecek düzeye ulaşıncaya kadar geçen bu süreç ihtiyoplanktonik (balık planktonu) evre olarak bilinir.

İhtiyoplanktonik evre balıklarda ölüm oranlarının son derece yüksek olduğu bir dönem. Bu ölümler çoğunlukla av bulamama ya da av olmadan kaynaklanır. İhtiyoplankton, av olarak kendinden küçük zooplankton gruplarını tüketir. Planktonla beslenen balıklar ve medüzler (denizanaları vb.) de ihtiyoplanktonu avlarlar. İhtiyoplanktonik evrede hayatta kalan yavru sayısı balık stoklarının büyüklüğünü belirleyen başlıca etken. Bu nedenle ihtiyoplankton ekolojisini (yaşam ve ölüm oranları, sıcaklık ve besin gibi çevresel koşullarla ilişkileri, akıntılar gibi fiziksel koşullarla ilişkileri, av-avcı ilişkileri vb.) anlamak balık stoklarındaki değişiklikleri belirlemek için hayli önemlidir. Bunun yanı sıra ihtiyoplankton araştırmaları ile bölgede yaşayan balıkların türleri, üreme dönemleri ve üreme alanları hakkında bilgi edinilebilir.

Ekibimizde ihtiyoplankton araştırmalarını Dr. Sinan Mavruk (Çukurova Üniversitesi) yürütüyor. Dr. Mavruk, Antarktika’da Galindez Adası çevresinde ihtiyoplankton örneklemeleri yaptı. İhtiyoplankton çalışmaları da zooplankton örneklemeleriyle aynı zamanda gerçekleştirildi. Bunun için de gözenek genişliği 200 mikrometre olan bir beze sahip plankton kepçesi kullanıldı. Belirli bir derinliğe kadar sarkıtılan kepçe yavaş yavaş yüzeye çekildi. Ayrıca aynı kepçe ile yüzeydeki sudan yaklaşık onar dakika boyunca yatay olarak çekim yapıldı. Bu arada suyun içindeki balık yumurtaları ve larvalar kepçe içinde kaldı. Ardından plankton kepçesi bir kaba alındı ve örneklerin çürümemesi için koruma sıvısı eklendi. Çalışmalar Türkiye’deki laboratuvarlarda devam edecek. İlk olarak yumurta ve larvalardan türler tespit edilecek. Daha sonra armorfometrik ölçümler yani larvanın boyu, baş kısmı, farklı noktalarda vücut yüksekliği vb. ölçümler yapılacak. Elde edilen verilere göre hangi ölçümlerin tür teşhisinde kullanılabileceği ile ilgili bir standart oluşturulacak.

Fotoğraflar: Bülent Gözcelioğlu

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç olarak haziran ayında objektiflerinizi çevrenizdeki ağaçlara odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yalıçapkınıgiller ailesinde yer alan bayağı yalıçapkını (Alcedo atthis) Avrupa, Güneydoğu Asya ve Afrika’da görülür.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilimsel çalışmalar, günümüzden 90 milyon yıl önce Güney Kutbu civarındaki karaların yağmur ormanlarıyla kaplı olduğunu gösteriyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

NASA tarafından alınan uydu görüntüleri Çin’deki hava kirliliğinde çok büyük düşüş yaşandığını gösteriyor. Yaşanan değişim kısmen de olsa koronavirüsün yayılmasını önlemek için alınan önlemlere bağlanıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Her canlı kendine en uygun yaşam koşullarında varlığını sürdürür. Örneğin bir kutup ayısı çölde yaşayamazken çölde büyüyüp gelişen bir kaktüs kutuplarda hayatta kalamaz. Okyanusta yaşayan canlıların da büyüyüp gelişebilmesi için deniz suyunun asitlik derecesinin belirli bir seviyede olması gerekiyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Uluslararası bir araştırma grubunun Nature Reviews’ta yayımladıkları bir makaleye göre, küresel ısınmanın ana nedeni olan atmosferdeki karbondioksit artışı, aynı zamanda yeryüzündeki bitki örtüsünün çoğalmasına sebep oluyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

İlki 2017 yılında gerçekleştirilen Antarktika bilim seferi yolculuğumuzun dördüncüsüne (TAE-IV) katılacak 24 kişilik ekip 9 Şubat’ta yolculuklarına başlıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Günümüzde küresel ısınmanın da etkisiyle orman yangınları günlerce hatta aylarca sürebiliyor. Yangınları kontrol altına almak ise gitgide zorlaşıyor. Orman yangınları sonucunda yangının büyüklüğüne bağlı olarak birçok hayvan yaşamını kaybediyor ve çok sayıda bitki yok oluyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bitkiler atmosferdeki karbondioksiti kullanarak fotosentez yapar. Fotosentez sonucu hem besin üretilir hem de oksijen açığa çıkar. Canlıların solunum yapması için gerekli oksijenin büyük kısmı bitkilerden sağlanır. Bu bakımdan ormanlar en önemli oksijen kaynağıdır.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde aralık ayında objektiflerinizi çevrenizdeki hayvan desenlerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #HayvanDesenleri etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.