Skip to content Skip to navigation

Antarktika Günlükleri XIX

Dr. Bülent Gözcelioğlu
05/06/2016 - 09:13

Antarktika’da Türk Araştırma Üssü

Türkiye’nin Antarktika’da üs kurması, ülkemizin çıkarları, Antarktika’nın politik durumu vb. ile ilgili konulara değinmeden önce Antarktika’yla ilgili ansiklopedik bilgileri hatırlayalım. Antarktika 14 milyon km2 ’lik yüzölçümüyle Türkiye’nin 17, Avrupa’nınsa 1,5 katı kadar büyüklükte. Kıtanın neredeyse tamamının buzla kaplı olduğunu söylemiştik. Antarktika’da hem kara hem de deniz buzları var. Kara kısmında buz kalınlığı ortalama 1,8 km, bu kalınlık en fazla 4,8 km kadar olabiliyor. Karadaki buzun hacmi ise yaklaşık 30 milyon km3. Bu sayı Dünya’daki buzun %90’ının Antarktika’da olduğunun da işareti. Üstelik Dünya’daki içilebilir tatlı suyun %70-%85’ine karşılık geliyor. Küresel iklim değişikliği bu rezervi tehdit ediyor. Deniz buzlarının kışın kapladığı toplam alan 18 milyon km2 iken yazları 4 milyon km2 ’ye kadar düşüyor. Isınma önlenemezse hem kara hem de deniz buzları erimeye devam edecek gibi görünüyor. Bilimsel araştırmalar biyoloji, fizik, kimya, deniz bilimleri, yer bilimleri, balıkçılık, tıp, genetik, hava, uzay ve meteoroloji bilim dallarında disiplinler arası olarak yapılıyor.

Türkiye’nin Antarktika’daki varlığını devamlı hale getirebilmek için araştırma üssü kurması gerekli. Kıtadaki 109 araştırma üssünün hemen hemen yarısı Antarktika Yarımadası denilen bölgede. Antarktika’da faaliyet gösteren araştırma üsleri yaz aylarında ya da tüm yıl faaliyet gösterecek şekilde inşa edilmiş. Kurulan ilk üsler genellikle 20-50 kişi kapasiteli. Denizyolu ile ulaşım sağlanabiliyor, ancak kara ya da havayoluyla ulaşım imkânı çok kısıtlı. İstasyonların enerji ihtiyacının büyük bir kısmı rüzgâr türbinlerinden sağlanıyor. Bunun yanı sıra fuel oil de yakıt olarak kullanılıyor. Kıtada geçtiğimiz yüzyılda üs kurmaya başlayan ülkelerin üsleri görece daha iyi yerlerde. Örneğin Rusya’nın Vostok Gölü’nde üssü var. Üstelik 1957’de kurulmuş. Bu göl 4 km kalınlığında bir buz tabakasının altında ve atmosferle bağlantısı yüz binlerce yıl önce kopmuş. 2012’de bu göle sondajla ulaşılmış. Rusya’nın bu araştırmalarını sadece bilim dünyasına duyurdukları kadarıyla biliyoruz. İngiltere’nin ve ABD’nin de başka buzaltı göllerinde üsleri var. Hatta ABD’ye ait bir araştırma üssü aktif bir yanardağın eteğinde kurulu. Bu bölgeler Antarktika’da yaşam için görece daha uygun alanlar. Peki, eğer gerçekleşirse ülkemiz nerede üs kurabilir? Başlangıç olarak Antarktika Yarımadası çevresinde araştırma gemisinin kolayca girip çıkabileceği doğal bir liman üs için uygun olabilir. Daha sonra belki ikinci, üçüncü üs kıtanın kuzeyinde ya da başka yerlerinde kurulabilir. Antarktika’da bazı bölgeler koruma alanı ilan edilmiş. Hiçbir ülke bu bölgelere üs kuramıyor. Kıtada enerji ihtiyacını rüzgâr türbinlerinden sağlayan, verimliliği ve etkinliği artırılmış yeni nesil üs üniteleriyle donatılmış bir Türk üssünün olması hepimizin hayali.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

NASA tarafından alınan uydu görüntüleri Çin’deki hava kirliliğinde çok büyük düşüş yaşandığını gösteriyor. Yaşanan değişim kısmen de olsa koronavirüsün yayılmasını önlemek için alınan önlemlere bağlanıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Her canlı kendine en uygun yaşam koşullarında varlığını sürdürür. Örneğin bir kutup ayısı çölde yaşayamazken çölde büyüyüp gelişen bir kaktüs kutuplarda hayatta kalamaz. Okyanusta yaşayan canlıların da büyüyüp gelişebilmesi için deniz suyunun asitlik derecesinin belirli bir seviyede olması gerekiyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Uluslararası bir araştırma grubunun Nature Reviews’ta yayımladıkları bir makaleye göre, küresel ısınmanın ana nedeni olan atmosferdeki karbondioksit artışı, aynı zamanda yeryüzündeki bitki örtüsünün çoğalmasına sebep oluyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

İlki 2017 yılında gerçekleştirilen Antarktika bilim seferi yolculuğumuzun dördüncüsüne (TAE-IV) katılacak 24 kişilik ekip 9 Şubat’ta yolculuklarına başlıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Günümüzde küresel ısınmanın da etkisiyle orman yangınları günlerce hatta aylarca sürebiliyor. Yangınları kontrol altına almak ise gitgide zorlaşıyor. Orman yangınları sonucunda yangının büyüklüğüne bağlı olarak birçok hayvan yaşamını kaybediyor ve çok sayıda bitki yok oluyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bitkiler atmosferdeki karbondioksiti kullanarak fotosentez yapar. Fotosentez sonucu hem besin üretilir hem de oksijen açığa çıkar. Canlıların solunum yapması için gerekli oksijenin büyük kısmı bitkilerden sağlanır. Bu bakımdan ormanlar en önemli oksijen kaynağıdır.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde aralık ayında objektiflerinizi çevrenizdeki hayvan desenlerine odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte #HayvanDesenleri etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Orta Çağ’da Müslümanlar yeni yerler fethetmek ve ticaret ağlarını genişletmek amacıyla ilk olarak Akdeniz’de, daha sonra ise özellikle Hint Okyanusu’nda kapsamlı deniz yolculukları yaptı. Bu dönemde denizcilik alanının en önemli isimlerinden biri ise Pîrî Reis’ti.

Ekoloji / Çevre Bilim

Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Kendi karasularımızda çok sayıda farklı canlı türü yaşar. Bunun yanı sıra Akdeniz ve Kızıldeniz’den birçok tür denizlerimize ulaşır. Kızıldeniz’den sularımıza ulaşan türlerden biri de balon balıkları.

Ekoloji / Çevre Bilim

3. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan 17 kişilik Türk araştırma ekibinde yer alan Dr. Öğr. Üyesi Korhan Özkan ile Antarktika seferi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.