Skip to content Skip to navigation

Antarktika Günlükleri XX

Dr. Bülent Gözcelioğlu
16/06/2016 - 16:18

Antarktika’da hem kara hem de deniz buzları var. Kara kısmında ortalama buz kalınlığı 1,8 kilometredir, bu buzulların kalınlığı 4,8 kilometreye varabiliyor. Karadaki buzun hacmi ise yaklaşık 30 milyon km3. Diğer bir deyişle, Dünya’daki buzun %90’ı Antarktika’da. Bununla birlikte, Dünya’daki içilebilir tatlı suyun %70-%85’i de Antarktika’da kara buzu olarak duruyor. Küresel iklim değişikliği ise bu tatlı su rezervini tehdit ediyor.

Antarktika kıtasında buz örtüsünün altındaki kara parçası üzerinde çok sayıda buz altı gölü var. Bu göller radyo ses dalgaları ile belirlenebiliyor. Bu yöntemle belirlenen ilk göl 1970 yılında tespit edildi. Bugün, 400 civarında gölün kalın buz tabakası altında yer aldığı belirlenmiş durumda. Bilim adamları bu göllerin Antarktika’da yaşam için en uygun yerler olabileceği için çok önemli olduklarını düşünüyor. Göllerin büyük çoğunluğu kıtanın doğu kısmında yer alıyor.

Antarktika’daki buz altı göllerden en önemlisi Vostok Gölü. Bu gölün atmosferle bağlantısının milyonlarca yıl önce kesildiği tahmin ediliyor. Göl adını Rusya’nın Vostok Araştırma İstasyonu'ndan alıyor. 1960’lı yılların sonlarına doğru buzun altını gösteren radarların gelişmeye başlamasıyla göl keşfedildi. 1996 yılında hem radar hem de uydu verileriyle gölün tüm kısımları belirlendi ve Vostok dünyanın yüzey alanı bakımından 15’inci, hacim bakımından ise 7’inci büyük gölü olarak kayıtlara geçti. 2012 yılında yaklaşık 20 yıllık bir sondaj işleminden sonra göle ulaşıldı. Göle ulaşmayı çok daha uzun yıllardır bekleyen bilim insanları bu amaca ulaştıktan sonra gölde hayat olup olmadığı ile ilgili çalışmalara başladılar.

Bir başka önemli buz altı gölü ise Whillans Gölü’dür. Bu göl Ross buzulu yakınlarında ve yaklaşık 800 metrelik bir buz kütlesinin altında yer alır. Hem Vostok hem de Whillans göllerinde tarih öncesi denebilecek kadar uzun bir zamandan kalma bakteriler keşfedildi.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Bulutlar, içlerindeki gaz halindeki su moleküllerinin hava soğudukça havada asılı halde bulunan küçük katı parçacıkların üzerinde yoğunlaşmasıyla oluşur. Hava atmosferde yükseldikçe basıncı azalır. Bunun sonucunda...

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ocak ayının konusu “Buz Kristalleri”. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #BuzKristalleri etiketini eklemeyi unutmayın.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ekim ayında objektiflerinizi, yağmurdan sonra âdeta ışıldamaya başlayan doğaya odaklamanızı istemiştik. Bu süreçte Bilim Genç’te paylaştığınız ilgi çekici #YağmurSonrası fotoğrafları Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi ve ekim ayının en beğenilen fotoğrafları belirlendi.

Ekoloji / Çevre Bilim

2017 yılında “Barış ve Gelişme için Bilim” sloganı ile Ürdün’de düzenlenen Dünya Bilim Forumu, 5000’e yakın katılımcı ile bilim insanlarını politikacılar ve kurumlarla bir araya getirdi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Tayvan’nın başkenti Taipei’de inşa edilen Tao Zhu Yin Yuan isimli bina yılda 130 ton karbondioksiti atmosferden soğurabiliyor. Projenin amacı mega şehirlerde yaşayan insanlara ekolojik bir yaşam alanı sunmak.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yaptığınız resmin Antarktika’ya gitmesini ister miydiniz? İlkokul ve ortaokul öğrencileri arası Antarktika konulu resim yarışması düzenleniyor. 

Ekoloji / Çevre Bilim

Makro fotoğrafçılık çıplak gözle fark edemediğimiz ayrıntıların gözlerimizin önüne serilmesini sağlıyor. Bir yaprağın üzerindeki tüyler ya da bir kelebeğin kanadındaki desenler... Biz de Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde kasım ayında objektiflerinizi detaylara odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Ülkemizin Antarktika üzerinde bilimsel araştırmalar yapmak için başlattığı girişim hız kazanarak devam ediyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ekim ayının konusu “Yağmur Sonrası”. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken, açıklama bölümüne #YağmurSonrası etiketini eklemeyi unutmayın.

Ekoloji / Çevre Bilim

İnsanların yaklaşık dörtte biri Güneş’e ya da parlak ışığa baktığında hapşırır ve bu olay genellikle karanlık bir ortamdan çıkıp yoğun ve parlak ışığa maruz kalındığında ortaya çıkar.