Skip to content Skip to navigation

Antarktika’daki Kadın Araştırmacımız

Dr. Bülent Gözcelioğlu
09/08/2016 - 15:18

2006 yılında Antarktika’da araştırma yapan Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek, lisans eğitimini harita mühendisliği olarak da bilinen jeodezi ve fotogrametri mühendisliği bölümünde tamamladı. 2001 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2005 yılında doktora eğitimi için ABD’ye, San Antonio’daki Teksas Üniversitesi’ne gitti. Burada uzaktan algılama konusunda çalışmaya başladı. Danışmanı elindeki iki araştırma konusundan birini seçebileceğini belirtti. Bunlardan biri Mars, diğeri de Antarktika deniz buzulları ile ilgiliydi. Dr. Çiçek, Mars’a gidemeyeceğini ama Antarktika’ya gitme ihtimali olduğunu düşünerek Antarktika’yı seçti ve 2006 yılında ODEN adlı buzkıran gemisi ile 1 aylık Antarktika araştırma seferine katıldı. 

TÜBİTAK Bilim Genç: Antarktika’ya ilk defa ne zaman ve nasıl gittiniz?

Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek: Antarktika’ya ilk defa doktora öğrencisi iken İsveç buzkıran gemisiyle Antarktika’daki McMurdo İstasyonu’na yapılan sefere katılarak gittim. 2006 yılı Aralık ayında Şili Punte Arenas Limanı’ndan başlayan akademik seferimiz 2007 yılının Ocak ayında McMurdo İstasyonu’na geçit vermeyen buzlara takılmamız ile sonlandı. Bilim insanları kıtaya ABD Ulusal Bilim Fonu’na (NSF) ait helikopterler ile taşındı. 

TÜBİTAK Bilim Genç: Bu maceralı yolculuk sonrasında Antarktika’da yaptığınız araştırma ve gözlemleri anlatır mısınız?

Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek: Buzkıran gemisinde 23 gemi personeli 20 de akademik personel vardı. Bu bilim insanları arasında meteorolojik ve atmosferik çalışmalar ile denizler üzerine araştırma yapanlar ağırlıktaydı. Benim üzerinde çalıştığım konu deniz buzu oluşumu, yayılımı, dağılımı, tipleri, kalınlığı, üzerindeki kar tabakasının tipi ve kalınlığını içeren tüm parametrelerin ölçümü üzerineydi. Bunlar ile ilgili olarak tüm sefer boyunca 171 gözlem yapıp bu bilgileri ASPeCt Protokolü çerçevesinde kayıt altına aldım. Karaya döndükten sonra sahada toplanan veriler ile uydu görüntülerinden elde edilen verileri karşılaştırıp doğrulama yaptım. Böylece, hata paylarını ortadan kaldırıp sadece uydu görüntülerine dayanarak bu parametrelere ulaşmak adına algoritmalar oluşturdum. Ayrıca sadece benim katıldığım sefer değil, 1970’lerden bu yana ASPeCt Protokolü çerçevesinde kayıt altına alınan tüm verileri de derleyerek bu parametrelerin uzun süre zarfında iklim değişimi ile ilişkili olarak ne kadar değiştiğini araştırdım.

TÜBİTAK Bilim Genç: Antarktika’da araştırma yapmak nasıl ilginizi çekti?

Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek: İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyorum. Harita mühendisi olarak aldığım lisans eğitiminin ardından, yüksek lisansta denizcilik ve harita disiplinlerini birleştirerek deniz yüzeyinin uydu görüntüleri ile takibi konusunda uzmanlaştım. Doktora çalışmamda ise bu disiplinlerdeki uzmanlığımı kullanarak Antarktika’daki deniz buzlarının uydu ile takibini yaptım. Saha verilerinin toplanması bu alanın olmazsa olmazı. Bu yüzden 2006-2007’de Antarktika’da sahada veri toplama şansını da elde ettikten sonra tüm akademik yayınlarımı bu konu üzerinde yapmaya karar verdim. Çalışmalarımın en temel amacı iklim değişiminin bu bölgedeki zamansal etkilerini ortaya koymak. Yaklaşık 11 yıldır Antarktika araştırmalarım devam ediyor. 

TÜBİTAK Bilim Genç: Antarktika'dan döndükten sonra Antarktika konusunda ne yaptınız?

Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek: Sadece Antarktika değil, Kuzey Kutup Bölgesi de çalışma alanımız içinde. Kutup bölgeleri araştırmaları için düzenlenen 3 milyon euro bütçeli HORIZON 2020 Avrupa Programı çerçevesindeki bir çalışmada proje ortağıyız. Aynı zamanda İTÜ içerisinde Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) başvurularımız ile kutup bölgelerini çalışmak üzere yüksek lisans öğrencilerini projelere yönlendiriyoruz. Özellikle denizcilik alanında yoğun çalıştığımız ve konu ile doğrudan bağlantılı olduğumuz için lisans öğrencilerinin de büyük ilgisi var. Her dönem kutup bölgelerini kapsayan konuları 10 ila 15 lisans öğrencisi tez konusu olarak üstleniyor.

TÜBİTAK Bilim Genç: Türkiye'nin Antarktika konusunda etkin rol oynaması için ne yapılması gerekiyor?

Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek: Türkiye’nin etkin rol alması için atılan ilk adımlardan biri İTÜ’de Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi’ni (PolReC) kurmak oldu. Merkezin dört ana amacı var. Türkiye’yi uluslararası konsorsiyumlarda, toplantılarda vb. temsil etmek ve diğer ülkelerle ortak çalışmalar yapmak ilk amaçlarımızdan. Bu bağlamda Antarktika Anlaşması Danışma Toplantıları (ATCM) ve Antarktik Bilim Komitesi (SCAR) toplantılarına katılıyor, çeşitli ülkelerle mutabakat zaptları imzalayarak ortak çalışmalar yapıyoruz. 

TÜBİTAK Bilim Genç: Araştırma üssümüz ve gemimiz olursa daha iyi olacak sanki…

Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek: Uluslararası arenada siyasi/politik ve bilimsel çalışmalar yürütürken, ulusal bütçe ve tasarımlar ile Antarktika’da bir Türk araştırma istasyonunun kurulması ve bir Türk kutup araştırma gemisinin inşa edilmesi de hayli önemli. Bunu sadece Antarktika olarak düşünmemeliyiz. Kuzey Kutup Bölgesi’nde açılan yeni rotalar ve imkânlar ile ilgili de girişimlerde bulunmak çok önemli. Bir araştırma gemisi Türk bilim insanlarının kutup bölgelerinde araştırmalar yapması için büyük imkânlar sunacaktır.

Küresel iklim değişikliği ile ilgili kutup bölgelerini ele alan uluslararası yayınlar yapmak ve yapılmasını sağlamak, toplantılara katılmak yürütülen çalışmaların görünürlüğü açısından önemli. Aynı zamanda benzer toplantılara ev sahipliği yapmak da hem Türk bilim insanlarının çalışmalarının görünürlüğü hem de ülkemizin çıkarları için güttüğümüz bir amaç.

TÜBİTAK Bilim Genç: Antarktika konusunda toplumu bilgilendirmek bu noktada çok önemli gibi görünüyor.

Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek: Evet, bütün bu çalışmaları yürütürken bu işin en önemli ayağı olan eğitim ve farkındalık çalışmaları da PolReC’in amaçlarından. Bu çerçevede ilkokuldan üniversite seviyesine kadar tüm öğrencilerle zaman zaman bir araya gelerek, zaman zaman da onları bir araya getirerek etkileşimli bir şekilde eğitim faaliyetleri yürütüyoruz. Tabii ki bu noktada “ağacı yaşken eğen” öğretmenlerimizin de öneminin farkındayız ve onları da yine benzer eğitimlerle konu hakkında bilgilendiriyoruz. Yakın zamanda projelendirip hayata geçirmeyi planladığımız PolReC binası içerisinde de laboratuvar ve interaktif eğitim odaları haricinde çocuklar için “Kutuplar” temalı bir çalışma odası da olacak.

TÜBİTAK Bilim Genç: Söyleşinin sonunda okurlarımızla ne paylaşmak istersiniz?

Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek: Saydığımız amaçlar doğrultusunda birçok dünya devleti Antarktika ile ilgili kendi çalışmalarını yürütüyor. Bu nedenle yapmakta olduğumuz çalışmaların ulusal bir nitelik kazanması ve devlet politikası haline getirilmesi önem arz ediyor. Hâlihazırda Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen üniversitelerinde çalışan Türk akademisyenlerden oluşan bir danışma kuruluna sahip olan PolReC gerekli tabanı oluşturmuş durumda. 2016 Türk Antarktika Bilim Seferi ekibinde bulunan 7 araştırmacı da PolReC danışma kurulu ve yönetim kurulu üyelerinden. “Gücün bölünmesi” gibi bir hata yapmaktansa özellikle kutup bölgelerini kapsayan araştırmalarda tek ses ile daha güçlü bir yapı sağlanması çok önemli.

Konu hakkında en güçlü uluslararası araştırma komitesi olan SCAR’a üye olunması, üyelik ve katılımda sürekliliğin sağlanması, ATCM’de etkin rol alınması da hem bilimsel hem politik/siyasi açıdan çok önemli.

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Sarı, turuncu, kırmızı, kahverengi, yeşil, mavi… Çin’in Danxia bölgesinde bulunan Gökkuşağı Dağları fırçayla boyanmış gibi duran renklerin çeşitliliği ile dikkat çekiyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Dışarıdayken susadığımızda hemen bir büfeden ya da marketten plastik şişede su satın alıyoruz. Ancak plastik şişeler sağlığımızı ve çevreyi olumsuz etkileyebiliyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Fotoğrafçılık çoğunlukla sanatsal bir etkinlik olarak düşünülse de doğa fotoğrafları aynı zamanda gözlemlerimizin bulunulan coğrafyaya ve zamana göre kayda geçirilmesini sağlayan bir belge niteliği taşır.

Ekoloji / Çevre Bilim

Güvenli ve rahat bir doğa yürüyüşü için yürüyüşümüzü ve doğaya uyum sağlamamızı kolaylaştıracak bazı ekipmanlara ihtiyaç duyarız. Yanımıza almamız gereken malzemeler doğa yürüyüşünün günübirlik mi, konaklamalı mı olacağına göre değişebilir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Doğa fotoğrafçılığı son yıllarda doğaseverlerin yoğun ilgisini çekiyor. Fotoğraf teknolojileri ve dijital teknolojilerdeki ilerlemeler sayesinde çektiğimiz fotoğrafları geçmiştekinden daha kolay paylaşabiliyoruz. Bu sayede doğa fotoğrafları çok daha geniş kitlelere ulaşabiliyor ve çok daha fazla ilgi çekiyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Şehir hayatının gürültüsü, koşturmacası ve karmaşasının üzerimizde oluşturduğu stresin yanı sıra doğaya ve yeşile duyulan özlem içimizde doğaya çıkma isteği uyandırır. Ayrıca doğal hayatı gözlemleme, daha önce ziyaret etmediğimiz yerleri görme ya da yeryüzündeki sıradışı oluşumları keşfetme isteği duyarız. Bu nedenlerle yaşadığımız çevreden uzaklaşıp doğada çeşitli etkinlikler gerçekleştiririz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde ağustos ayında objektiflerinizi su altındaki yaşama, ışık oyunlarına ve ilgi çekici detaylara odaklamanızı istiyoruz.

Ekoloji / Çevre Bilim

Lagünler deniz ya da okyanus gibi büyük su kütlelerine bağlantısı olan sığ göllerdir. “Deniz kulağı” olarak da isimlendirilirler. Dalgaların ve akıntıların taşıdığı kum ve çakıl gibi katı maddeler durgun alanlarda birikerek bir set oluşturur.

Ekoloji / Çevre Bilim

Yakın zamanlara B. Z. Houlton, S. L. Morford ve R. A. Dahlgren tarafından Science’ta yayımlanan bir çalışma, topraktaki azotun yaklaşık dörtte birinin kaynağının kayalar olabileceğine işaret ediyor. Elde edilen sonuçlar azot döngüsünü anlamanın yanı sıra iklim modelleri açısından da önemli olabilir.

Ekoloji / Çevre Bilim

Büyük Yeşil Duvar, Afrika’nın bir ucundan diğerine uzanarak çölün güneye doğru ilerleyişini durduracak geniş bir ağaç hattı oluşturma projesidir.