Skip to content Skip to navigation

Aşırı Sıcak Topraklarda Yaşayan Bitkiler

İlay Çelik Sezer
15/05/2018 - 14:45

Journal of the Royal Society of New Zealand

Yeni Zelanda’da yüksek volkanik etkinliğe sahip bir bölgedeki bitkiler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda aşırı sıcak topraklarda yaşayabilen bitkilere rastlandı. Yeni Zelanda’daki Landcare Research’ten Mark Smale ve ekibi Yeni Zelanda’nın North Adası’ndaki Taupao Volkanik Alanı’nda incelemeler yaptı. Araştırmacılar bitki örtüsünden örnekler topladı, toprak sıcaklığını ve toprak örneklerindeki asitlik-bazlık değerlerini ve metal oranlarını ölçtü. Jeotermal alanlardaki toprakların asitlik-bazlık değerleri normaldekinden çok farklı, metal oranları da bazen zehirli de olabilecek kadar yüksek olabiliyor. Bunun da bitki gelişimini etkilediği düşünülüyor.

Araştırmada jeotermal alanın çevresinin ormanlarla kaplı olmasına karşın alandaki en uzun bitkilerin çalılar olduğu belirlendi. Toprak sıcaklığının aşırı derecede yüksek olduğu yerlerde sadece kısa köklü kara yosunları ve ciğer otları gibi bitkilerin yaşayabildiği görüldü. Smale ve ekibi farklı iklimlerde yaşayabilen kuğu boyunlu cüce yosun (Campylopus pyriformis) adlı yosunun çalışma sahasındaki sıcağa en dayanıklı bitki olduğunu belirledi. Bitki, yüzeyin 10 cm altında ölçülen toprak sıcaklığının 72°C’ye ulaştığı yerlerde görüldü. Jeotermal alanlarda toprak sıcaklığı derine gidildikçe arttığı için sıcağa dayanıklı bu bitkiler bile toprağın sadece en üstteki birkaç santimetresini kullanabiliyor. Bu ortamda bitkilerin kökleri derinlere doğru değil yanlara doğru büyüyor.

Smale ve ekibi, koruma stratejileri gerekip gerekmediğini belirlemek amacıyla Taupo Volkanik Alanı’ndaki jeotermal bitki örtüsünü sınıflandırmak istiyor. Ancak Smale başka pek çok yerdeki flora ve faunanın aksine bu alandaki bitki örtüsü için iklim değişiminin bir tehdit oluşturmadığını belirtiyor.

 

Kaynak:

İlgili İçerikler

Biyoloji

Memeliler sınıfında yer alan kemiriciler genellikle sürekli uzayan dişleri, kısa sürede çok sayıda yavrulamaları, hızlı hareket etmeleri ve ağaç, çöl, toprak altı, kayalık yerler ve sucul alanlar gibi farklı ortamlarda yaşayabilmeleriyle bilinir.

Biyoloji

2019 TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Doç. Dr. Nurhan Özlü Sıcakkan ile, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak, kanser araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye binlerce deniz canlısı türüne ev sahipliği yapıyor. Bu canlılardan biri de denizanası. Ülkemizdeki denizlerde sekiz denizanası türü yaşıyor. Bu türler ay denizanası, pusula denizanası, maviş denizanası, mor sokar denizanası, deniz ciğeri denizanası, ters-düz denizanası, göçmen denizanası ve beyaz noktalı denizanası.

Biyoloji

Papağanlar ve kargalar, vücutlarının büyüklüklerine nazaran görece büyük beyinlere sahiptir ve sosyal zekâya sahip olmalarıyla bilinir. Geçmişte yapılan bilimsel çalışmalar kargaların birbirleriyle yardımlaşmadığını göstermişti. Yakın zamanda yapılan araştırmada ise bu kez papağanların birbirleriyle yardımlaşıp yardımlaşmadığı incelenmiş.

Biyoloji

Göz renginiz annenizden, saç şekliniz ise babanızdan... Peki ama bu özellikler nesilden nesile nasıl aktarılıyor?

Biyoloji

Günümüzde birçok canlı şehirleşme, tarım, endüstri gibi nedenlerle yaşam alanlarını kaybediyor. Bu canlılardan biri de Toros kurbağaları (Rana holtzi).

Biyoloji

Mitokondrilerin hücrelerin enerji santralleri olduğu biliniyordu. Yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, mitokondrilerin daha önceleri bilinmeyen yeni bir işlevini ortaya çıkardı. Dr. Zheng Wu ve arkadaşlarının Nature Metabolism’de yayımladıkları sonuçlara göre, mitokondriler DNA’ya zarar veren etkenleri algılayarak çekirdekteki DNA’nın daha iyi korunmasını sağlıyor.

Biyoloji

Uluslararası bir araştırma grubu sıradan nesnelerin içinde bilgi depolamak için bir yöntem geliştirdi. Dr. Julian Koch ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma Nature Biotechnology’de yayımlandı.

Biyoloji

“Birincil düzenleme” adı verilen yeni yöntem DNA sarmalındaki iplikçiklerin ikisinin birden kesilmesini gerektirmiyor. Üstelik bu yöntem temel düzenleme gibi sadece belirli türdeki nokta mutasyonları değil herhangi bir türdeki nokta mutasyonu düzeltmek için kullanılabiliyor.

Biyoloji

2017’de Madagaskar’da keşfettiği yeni çekirge türleri ile tanınan, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Zooloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Ünal ile araştırmaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.