Skip to content Skip to navigation

Atmosferdeki Karbondioksit Yiyeceklerin Besin Değerlerini Etkiliyor

Dr. Tuba Sarıgül
08/06/2018 - 09:30

Dünya genelinde farklı üniversitelerden bilim insanları tarafından gerçekleştirilen araştırmada atmosferdeki karbondioksit seviyesindeki artışın tarım ürünlerinin protein, vitamin, mineral gibi besin değerlerini etkilediği anlaşıldı.

Sera etkisine neden olan gazlardan biri olan karbondioksitin atmosferdeki oranının artması Dünya’nın ortalama sıcaklığının artmasına yani küresel ısınmaya katkıda bulunuyor. Atmosferdeki karbondioksit seviyesi 1958 yılından bu yana %30 arttı. Enerji kaynağı olarak fosil yakıtların kullanılması, ormanların azalması gibi insan kaynaklı etkinlikler bu artışın en önemli nedenlerinden.

Ancak atmosferdeki karbondioksitin ekosistem üzerindeki tek etkisi küresel iklim değişikliklerine neden olması değil. Sera gazları ve sebep oldukları küresel ölçekteki iklim değişiklikleri toprakta bulunan minerallerin miktarında, hava sıcaklığında ya da yağış miktarında değişime neden olarak tarım ürünlerinin besin değerlerini etkileyebiliyor.

Sonuçları Scientific Reports dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları atmosferdeki karbondioksit miktarının artmasının pirincin besin değerlerini örneğin içindeki protein, vitamin ve minerallerin miktarını nasıl etkilediğini belirlemeye çalıştı.

Bu amaçla Çin’deki ve Japonya’daki pirinç yetiştirilen alanlarda 18 farklı pirinç türüyle bir deney yapıldı. Deney sırasında havadaki karbondioksit oranı 568 ppm ile 590 ppm arasında değiştirildi. Günümüzde atmosferdeki karbondioksit oranı ise 410 ppm seviyesinde.

Sonuçta havadaki karbondioksit oranı arttıkça pirinçlerin yapısındaki protein ile demir ve çinko minerallerinin miktarının azaldığı belirlendi. Ayrıca B1, B2, B5 ve B9 vitaminlerinin miktarının da karbondioksit oranındaki artışa bağlı olarak azaldığı anlaşıldı. B6 vitamininin miktarı aynı kalırken, E vitamininin miktarı ise arttı.

Bitkiler havadaki karbondioksiti, topraktaki suyu ve mineralleri güneş ışığı etkisiyle oksijene ve besin maddelerine dönüştürür. Bu süreç fotosentez olarak isimlendirilir. Bitkilerin fotosentezle ürettiği besin maddelerinin türleri ve miktarları topraktaki minerallerin ve atmosferdeki karbondioksitin seviyesiyle yakından ilişkilidir. Atmosferdeki karbondioksitin topraktaki minerallerin miktarıyla orantılı olarak artmaması bir dengesizliğe neden olur. Araştırmacılar atmosferdeki karbondioksitin tarım ürünlerinin besin değerlerini etkilemesinin nedeninin bu durum olduğunu düşünüyor.

Çoğunluğu Asya Kıtası’nın güneyinde yaşayan dünya genelinde yaklaşık 600 milyon insanın temel besin kaynağı pirinç. Dolayısıyla insan kaynaklı etkinliklerin atmosferde neden olduğu değişimler sağlıklı kalabilmek için ihtiyaç duyduğumuz besinlerin niteliğini de etkiliyor.

 

Kaynak:

 

İlgili İçerikler

Kimya

Kimyacılar, yapılarında meydana gelen değişimleri öğrenmek için genellikle maddeleri ısıtır. Katı hâldeki maddelerin bazıları ısıtıldıklarında erir bazıları sıvı hâle geçmeden doğrudan buharlaşır yani süblimleşir. Sıvılar ise genellikle gaz hâle geçer. Soğutulduklarında eski hâllerine dönerler.

Kimya

Nobel Kimya Ödülü’nün 2019 yılındaki sahipleri, Austin’deki Texas Üniversitesinden John B. Goodenough, New York Eyalet Üniversitesinden M. Stanley Whittingham ve Meijo Üniversitesinden Akira Yoshino oldu. Araştırmacıların lityum iyon pillerin geliştirilmesine yaptıkları önemli katkılar sebebiyle ödüle layık görüldükleri açıklandı.

Kimya

Georgia Teknoloji Enstitüsünden Paul Kohl ve arkadaşları güneş ışığına maruz kaldığında kendiliğinden yok olan bir tür plastik malzeme geliştirdi.

Kimya

Laboratuvar ortamında üretilen bir malzeme tıpkı gerçek bir doku gibi metabolik reaksiyonları gerçekleştirebilir, aynı zamanda vücutla uyumlu olabilir mi? Bilim kurgu filmlerinde karşılaşabileceğimiz bu durum biyolojik nanomalzemeler sayesinde mümkün olabilir.

Kimya

Yeryüzünün pek çok bölgesinde insanlar temiz suya erişmekte güçlük geçiyor. Üstelik küresel iklim değişikliği ve insan etkinlikleri sebebiyle gelecekte durumun daha da kötüleşme ihtimali var. Bu soruna çare bulmak için çalışmalar yapan Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesinden Prof. Dr. Omar Yaghi ve arkadaşları, atmosferden su buharı toplayarak içme suyu üreten bir cihaz geliştirdi.

Kimya

Berkeley’deki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan Dr. Hnin Yin Yin Nyein ve arkadaşları, teri analiz eden bir sensör geliştirdi. Sensörün tasarımı ve üretimi Science Advances’ta yayımlanan makalede detaylı bir biçimde açıklandı.

Kimya

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü ve Northwestern Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı elektrik üretmek için yeni bir yöntem geliştirdi. İnce pas (demir oksit) katmanları üzerinde akan tuzlu suyun kinetik enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürüldüğü yöntemle ilgili makale Proceedings of the National Academy of Sciences (USA)’da yayımlandı.

Kimya

Deneyler köşesinin bu etkinliğinde kolaylıkla bulabileceğiniz malzemelerle hidrofobik kaplama yaparken akıllı yüzeylerin doğadaki örneklerini ve kullanım alanlarını öğreniyoruz.

Kimya

ABD’deki Rutgers Üniversitesinden ve Oregon Eyalet Üniversitesinden araştırmacılar, üzerine baskı yapılan kâğıtların geri dönüştürülmeye ihtiyaç olmaksızın tekrar kullanılması için kâğıt üzerindeki baskının çıkarılmasını sağlayan bir yöntem geliştirdi.

Kimya

Plastikler günlük yaşamımızın bir parçası. Kolay şekillendirilebilmeleri, maliyetlerinin düşük olması, ısı ve elektrik yalıtımı sağlamaları gibi özellikleri nedeniyle yaygın olarak kullanıyorlar. Peki, plastiksiz bir dünya mümkün mü? Biyoplastikler, plastiklerin neden olduğu sorunlara çözüm olabilir mi?