Skip to content Skip to navigation

Ay’ın Yüzeyindeki Bazı Bölgelerin Daha Karanlık Görünmesinin Sebebi Nedir?

Dr. Tuba Sarıgül
25/10/2017 - 17:18

Çıplak gözle bakıldığında Ay’ın yüzeyindeki bazı bölgeler diğerlerine göre daha koyu renkte görünür. Geçmişte koyu gri renkte görünen bölgelerin deniz, açık gri bölgelerin ise kara olduğu düşünülüyordu. Daha sonra yapılan gözlemlerden açık gri bölgelerin kraterlerle kaplı, yüksek ve engebeli alanlar, koyu gri bölgelerin ise daha alçak ve düz alanlar olduğu anlaşıldı.

Ay’ın yüzeyindeki koyu renkte görünen bölgeler Latince maria (“deniz” anlamına gelir) olarak isimlendiriliyor. Bu bölgeler Ay’ın yüzeyinin yaklaşık %17’sini kaplamasına rağmen büyük kısmı Ay’ın Dünya’dan görünen yüzünde bulunuyor. Aynı zamanda koyu renkte görünen bölgelerde, açık renkli bölgelere kıyasla çok daha az göktaşı krateri var. Bu nedenle maria’ların görece daha genç jeolojik yapılar olduğu tahmin ediliyor. Çünkü oluşumunun erken dönemlerinde Ay’ı çevreleyen toz bulutu nedeniyle yüzeyine çarpan göktaşlarının sayısının fazla olduğu, Güneş’in ve diğer gökcisimlerinin kütleçekim etkileri nedeniyle zamanla Ay’a çarpan göktaşlarının sayısının azaldığı düşünülüyor.

Koyu ve açık gri bölgelerdeki kayaçların oluşma şekilleri, kimyasal bileşimleri ve yaşları birbirlerinden farklı. Maria’ların yapısal özelliklerinden, krater tabanlarının lav akıntıları ile dolması sonucu oluştuğu anlaşılıyor. Lav akıntılarının kaynağı ise volkanik etkinlikler ve göktaşlarının kabuk katmanında oluşturduğu çatlaklar olabilir.

Ay’ın yüzeyindeki koyu ve açık renkteki bölgelerin farklı renkte görünmelerinin nedeni ise bu bölgelerdeki kayaçların kimyasal bileşimlerinin birbirinden farklı olması. Ay görevleri sırasında alınan örneklerin incelenmesi ile yapılan araştırmalar koyu gri bölgelerdeki kayaçların bileşiminde demir ve mangandan oluşan minerallerin (örneğin olivin, ilmenit, piroksen), açık gri renkteki bölgelerdeki kayaçlarda ise alüminyum içeren minerallerin (örneğin plajiyoklaz) oranının yüksek olduğunu gösteriyor.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’nde (TÜBİTAK UZAY) üretim ve test süreçleri devam eden

Gökbilim ve Uzay

Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) ait Mars Express uzay aracı tarafından elde edilen veriler Mars’ın güney kutbunun derinlerinde sıvı halde su bulunduğuna işaret ediyor. Dr. R. Orosei ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

NASA, Güneş’i incelemek amacıyla yeni bir sondayı 12 Ağustos'ta uzaya gönderdi. Sondanın görevini başarıyla yerine getirebilmesi için aşırı yüksek sıcaklıklarla baş etmesi gerekecek.

Gökbilim ve Uzay

Max Planck Gökbilim Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacı, bilimsel yazında PDS 70 olarak adlandırılan genç bir yıldızın etrafında dolanan, yeni doğmuş bir gezegeni görüntülemeyi başardı.

Gökbilim ve Uzay

Ağustos ayında dört gezegen -Mars, Satürn, Jüpiter ve Venüs- Güneş’in batışından sonra doğudan batıya doğru sıralanmış halde gökyüzünde olacak.

Gökbilim ve Uzay

3-5 Ağustos tarihleri arasında Bursa Uludağ’da gerçekleştirilecek Astrofest 2018 etkinliğinin başvuruları devam ediyor.

Gökbilim ve Uzay

Tutulma denilince akla Ay ve Güneş tutulmaları gelse de bu başka gökcisimlerinde de görülebilen bir gök olayıdır.

Gökbilim ve Uzay

Dünya Ay’ın gölgesine girdiğinde Güneş tutulması, Ay Dünya’nın gölgesine girdiğinde ise Ay tutulması gerçekleşir. Tutulma olayını nasıl gördüğümüz nereden baktığımıza bağlı olarak değişir.

Gökbilim ve Uzay

Kızıl Gezegen Mars, 31 Temmuz’da 15 yıl aradan sonra Dünya’ya en yakın konumda olacak. Mars 27 Temmuz’da ise karşı konumda. Bu konumdayken Güneş, Dünya ve Mars aynı hizadadır ve Dünya Güneş ile Mars arasında bulunur.

Gökbilim ve Uzay

21 Haziran yaz gündönümü yani gündüz süresinin en uzun, gece süresinin en kısa olduğu zaman.