Skip to content Skip to navigation

Bakterileri Dinleyen Katil Virüsler

Dr. Mahir E. Ocak
25/12/2018 - 14:36

Princeton Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bonnie Bassler ve öğrencisi Justin Silpe, VP882 olarak adlandırılan, bakteriler arasındaki iletişimi dinleyen bir virüs keşfetti ve bu virüsü çeşitli bakterileri öldürmek için kullanmayı başardı. Konu ile ilgili bir makale Cell’de yayımlandı.

Bir bakteriye giren virüs, bakteriyi öldürmekle bakterinin içinde yaşamak arasında bir tercih yapmalıdır. Bakteriyi öldürme süreci virüsün çoğalmasıyla başlar. Bakteri öldüğünde ortada kalan çok sayıda virüs yaşamaya devam etmek için kendilerine yeni konakçılar bulmak zorundadır. Dolayısıyla içinde yaşadığı bakteriyi öldürmek virüs için riskli bir karardır.

Bakteriler çeşitli kimyasal maddeler aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurabilir. Birlikte hareket etmeye başlamadan önce yeterli sayıya ulaşmayı beklerler. Araştırmacıların keşfettiği VP882 virüsünün en önemli özelliği, bakteriler arasındaki iletişimi “dinleyerek” konakçısını öldürmek için en uygun zamanı belirleyebilmesi. Virüs, etrafta yeterli sayıda bakteri olduğu bilgisini “duyduktan” sonra içinde yaşadığı konakçıyı öldürmeye başlıyor. Böylece bakteri öldükten sonra ortada kalan virüsler kendilerine yeni konakçılar bulmakta zorlanmıyor.

Araştırmacılar, VP882 virüslerini “yanlış bilgilendirerek” istedikleri zaman içinde yaşadıkları bakteriyi öldürmelerini sağlamayı başarmışlar. Üstelik VP882 virüsünün önemli bir özelliği var. Virüslerin büyük çoğunluğu sadece belirli türde hücrelere -örneğin grip virüsü sadece akciğer hücrelerine- bulaşır. Laboratuvar ortamında yapılan deneylerdeyse VP882 virüsünün koleraya sebep olan Vibrio cholerae, gıda zehirlenmelerine yol açan Salmonella ve çeşitli sindirim sistemi hastalıklarına neden olan E. coli bakterilerini öldürebildiği gözlemlenmiş. Bu bakterilerin birbirine neredeyse hiç benzememesi VP882’nin başka pek çok bakteri türünü de öldürme kapasitesine sahip olabileceğine işaret ediyor. Dolayısıyla bu virüsleri çeşitli hastalıklara karşı tedavi amacıyla kullanmak mümkün olabilir. Ayrıca antibiyotiklere dirençli bakterilerin ortaya çıkmasını yavaşlatmak amacıyla da bu virüslerden yararlanılabilir.

Tedavi amacıyla virüslerin kullanılması aslında yeni bir yöntem değil. Bakterilerle beslenen virüsler faj olarak adlandırıldığı için, bakterilerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde virüslerin kullanılması faj terapisi olarak adlandırılıyor. VP882’nin en önemli özelliği, bakteriler arasındaki iletişimi “dinleyerek” içinde yaşadığı bakteriyi öldürmek için en uygun zamanı tespit edebildiği bilinen ilk ve tek faj olması.

İlgili İçerikler

Biyoloji

Türkiye doğasında zehirli ve zehirsiz birçok büyük mantar türü bulunuyor. Mantarların zehirli olup olmadığını anlamak ise hiç kolay değil. Çünkü aynı ortamda yaşayabilen mantarlar şekillerine, renklerine ve kokularına göre kolayca ayırt edilemezler.

Biyoloji

Hücrelerimizde genetik bilgiyi taşıyan molekül olan DNA’nın keşfinden bu zamana kadar hayli yol alındı. Bu yıl 66.’sı kutlanan 25 Nisan DNA Günü’nde, 1860’lardan bugüne kadar genler üzerinde yapılan araştırmalara ve bu alanda yürütülen büyük projelere göz atmaya ne dersiniz? 

Biyoloji

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı, 2014’ten beri yürüttüğü ve 40.000’den fazla öğrenciye ulaştığı TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ni tüm Türkiye’ye ulaştırmak için bir portal hazırladı.

Biyoloji

Kemiriciler takımında yer alan su kemesi (Arvicola terrestris), Avrupa’dan Batı Sibirya ve Güneybatı Asya’ya kadar geniş bir bölgede yaşar. Ülkemizde de birçok bölgede görülür. Su kemesi yarı sucul yani su kenarında yaşayan fakat suya doğrudan bağımlı olmayan bir kemirici türüdür. 

Biyoloji

Atmacagiller ailesinin bir üyesi olan şah kartal dünyada Kıbrıs da dâhil olmak üzere Güney Avrupa’dan Güney Rusya’ya kadar geniş bir alanda yaşar. Türkiye’de ise özellikle İç Anadolu ve Ege taraflarında görülür.

Biyoloji

Chicago Illinois Üniversitesi’nden iki araştırmacı artan karbondioksit miktarını azaltmak için yapay yaprakların doğal ortamda da fotosentez yapabilmesi sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. 

Biyoloji

Bir besin zincirinin halkalarını farklı canlı grupları oluşturur. Zincirin ilk halkasında her zaman kendi besinlerini kendileri üreten canlılar vardır. Bitkilerin fotosentez adını verdiğimiz bir olayla besin ürettiğini biliyoruz. Peki, fotosentez için bitkiler neye ihtiyaç duyar? Fotosentez sonucunda hangi ürünler oluşur? “Fotosentez ve Gazların Dansı” adlı etkinliğimizde bu soruların cevaplarını bulmaya çalışacağız.

Biyoloji

Finlandiya’daki Aalto Ünivesitesi’nden Dr. Matilda Backholm ve Almanya’daki Max Plank Enstitüsü’nden Dr. Oliver Baumchen, canlı hücrelerin ve mikroorganizmaların uyguladığı kuvvetleri ölçmek için bir yöntem geliştirdi. 

Biyoloji

Yediğimiz birçok meyvenin çekirdeği içindedir. Peki öyleyse çileği ikiye böldüğümüzde ortaya çıkması gereken çekirdek nerede?

Biyoloji

Washington Üniversitesi’nden araştırmacılar havadaki kloroformu ve benzeni uzaklaştırabilen, genetiği değiştirilmiş bir ev bitkisi üretti.